GÜNCEL    EKONOMİ    EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT    YAŞAM - SAĞLIK    SPOR    ANALİZ    İHALELER
Foto Galeri Video Galeri Kırgızistan Kırgız Medyasından Künye

Günümüz Kırgız Akınları Hakkında (I)

Günümüz Kırgız Akınları Hakkında (I)
16 Şubat 2015, 13:24
KONUK KALEMLER
0 Yorum
Bu haber 1648 defa okunmuştur.
Facebook  Twitter 

Giriş

Kırgızistan'da akınlık/âşıklık geleneği1 ve temsilcileri üzerine bugüne kadar pek çok çalışma yapılmıştır. “El Irçıları/Halk Âşıkları” (Kayıpov 1980), “Kırgız, Kazak Akındarının Çığarmaçılık Baylanışı/Kırgız, Kazak Akınları Eserlerinin İlişkisi” (Kebekova 1985), “Zalkar Akındar I-II/Meşhur Akınlar I-II” (Akmataliyev vd. 1998), “Aytuuçuluk Önördün Tarıhıy Ösüp Önügüü Colu/Anlatıcılık Hünerin Tarihî Gelişim Yolu” (Orozobekova 2003), “Tökmölöktün Başatı, Kalıptanuu Etaptarı cana Sinkrettüü Tabiyatı/Doğaçlamanın Başatı, Kalıplanış Etapları ve Senkretizm Tabiatı” (Obozkanov 2006) gibi çalışmalar bu alanda akla ilk gelen eserlerdir. Akınlar hakkında biyografi şeklinde yayımlanmış eserler de mevcuttur. Mesela “Togolok Moldo” (Taştemirov 1970), “Toktogul” (Ümötaliyev 1954), “Kalık Akıyev” (İmanbayev 2003) gibi eserlerde Togolok Moldo, Toktogul Satılganov ve Kalık Akıyev başta olmak üzere birçok akın biyografik çalışmalara konu olmuş ve bu çalışmalarda söz konusu akınların hayatı ve şiirleri ele alınmıştır.

Akınlar hakkındaki kitap çalışmaları dışında onların makale, bildiri ve gazetelerdeki köşe yazılarına konu olduğunu da belirtmek gerekir. Ayrıca “Baş kesmek bar, til kesmek cok/Baş kesmek var, dil kesmek yok” atasözüyle de (Koşoyeva 2009: 11)

Kırgızların akınlık geleneğini kültürel manada koruma altına aldığı söylenebilir. Türkiye'de de akınlık geleneğine yönelik bazı araştırmalar yapılmıştır. Örneğin Ege Üniversitesi'nde “Kırgızistan'da Akınlar ve Akınlık Geleneği” (Alimov 2003) adlı bir yüksek lisans tezi hazırlanmıştır. Süleyman Kayıpov'un Türkiye'de (2005) ve Kırgızistan'da (2009) Türkçe yayımladığı çalışmalar da Kırgız akınlık geleneği hakkında değerli bilgiler vermesi açısından son derece önemlidir.

Kırgız âşıklık geleneğinin, sözlü icadın bir türü olmasına rağmen folklordan müstakil bir alan olarak ele alınması gerektiğini belirten Kayıpov, âşıkların her birinin kendine özgü tarzı, üslubu, poetikası, bakış açısı ve tercih ettiği belli bir türü olduğunu söyleyerek Barpı Alıkulov'un felsefî şiirlerin, atışmaların, Balık Kumar Uulu'nun tarihî epik destanların, Soltobay'ın yergi ve övgü şiirlerinin ustası olduğunu ifade etmektedir. Yazar, Kırgız âşıklık geleneğinin zengin ve estetik bir tecrübeye sahip olduğunu; bunun da temelini bakşı (bahşi), emçi-domçu (tabip, üfürükçü), körümçü (falcı), sınçı (canlı cansız varlıkların sarrafı, birçok konularda tahmin yürüten düşünür), tökmö akın (âşık), comokçu (destancı) gibi eski zamanlardan beri devam eden köklü ve zengin bir geleneğin oluşturduğunu, ancak günümüzde ozanlık geleneğinin adı geçen türlerinin çoğuna rastlanmadığını, yine de onun özünü tanıtabilecek ırçı, akın, comokçuların ağzından derlenmiş eserlerin hayli çok olduğunu dile getirmektedir (Kayıpov 2005: 20; 2009: 107).

Kırgız âşıklık geleneğinin başlangıcı hususunda yazılı bir kaynak olmadığı halde bu geleneğin tarihi ile ilgili bilgilerin bulunduğunu belirten Kayıpov, folklorik miraslardan hareketle kimi akın ve ırçıların günümüzden yaklaşık bin sene önce yaşadığının tahmin edilebileceğini yazarak şunları söyler: “Manas destanında Caysañ Irçı adı ile anılan ırçının IX. yüzyılda yaşadığı bilinmektedir. Aynı destanda adı geçen Iramandın Irçı Uulu hakkında da aynı fikri söylemek mümkündür. IX-XIII. yüzyıllar arasındaki ozanlar hakkında bir bilgi henüz bulunmuş değildir.

Kazak, Karakalpak, Nogay edebiyat geleneği tarihinde yer alan Ketbuka Irçı'nın Çıñgızhan (Cengiz Han) ile aynı dönemde yaşadığı, folklor kaynaklarından bilinmektedir. XIV. yüzyılda yaşayan Toktogul Irçı ve Tolubay Sınçı ile ilgili bilgiler de sadece sözlü kaynaklardan ibarettir. XIV-XV. yüzyıllarda yaşadığı tahmin edilen Asan Kaygı da Kırgız, Kazak, Karakalpak ve Nogayların sözlü geleneğinde bir düşünür ve ozan olarak karşımıza çıkar. Sançı Sınçı, Kırgız şeceresi ve efsanelerinde insan, yer, mal, devir, fikir ve nazariyelerin eleştirisini, gelecek haberleri hakkında söylenilen eleştirel hükümlerin sahibi, „dedikleri gerçekleşen, gözü açık' bir şahsiyet, bir düşünür olarak her zaman anılan simalardandır. Hayatı ile ilgili bilgiler bulunmasa da XVI-XVII. yüzyıllarda veya daha sonraki dönemlerde yaşadığı tahmin edilen bir sınçı (düşünür, hâtip) olduğu bilinmektedir.” (Kayıpov 2005: 20; 2009: 107, 108).

Kırgız ozanlık geleneğinin XIX. yüzyılın başına kadarki gelişimi hakkında henüz kesin bilgi bulunmadığını dile getiren yazar, bu geleneğin daha önce görülmedik bir şekilde gelişmesini XVIII-XIX. yüzyıllarda gerçekleştirdiğini belirterek bu dönemdeki akınların adlarını kronolojik olarak şöyle sıralamaktadır: Kalıgul Bay Uulu (1785-1855), Arstanbek Buylaş Uulu (1840-1882), Moldo Kılıç Şamırkan Uulu (1866-1917), Balık Kumar Uulu (1793-1887), Çoñdu Koyçuman Uulu (1826-1912), Esenaman Calgaş Uulu (1833-1913), Soltobay Toktobolot Uulu (1834-1918), Nurmoldo Narkul Uulu (1838-1920), Ceñicok (Ötö) Kökö Uulu (1860-1919), Toktogul Satılganov (1864-1933), Eşmambet Bayseyit Uulu (1867-1926), Korgol Dosuyev (1882- 1962), Kalık Akiyev (1883-1953), Barpı Alıkulov (1884-1949), Osmonkul Bölöbalayev (1888-1967), Ismayıl Boronçiyev (1910-1978), Toktosun Tınıbekov (1927-1982) (Kayıpov 2005: 20; 2009: 108, 109).

Yazarın günümüz ozanlık geleneği temsilcileri arasında gösterdiği Aşıralı Aytaliyev, Estebes Tursunaliyev, Tuuganbay Abdiyev, Zamirbek Üsönbayev (2009:108, 109) vb. ozanlar ise artık hayatta değiller.

Ayrıca yazar, XIX. yüzyılın sonu, XX. yüzyılın başında ozanlık geleneğinde okuma yazma bilen, kendi eserlerini kâğıt üzerine dökebilen cazgıç akınlardan bahsetmekte ve bunlara örnek olarak Moldo Niyaz (1823-1896), Cumamüdün Moldo (1862-19...), Togolok Moldo (1860-1942), Moldo Kılıç Şamırkan Uulu (1866-1917), Aldaş Moldo (1874-1930) vb. isimleri göstermekte (Kayıpov 2005: 20; 2009: 109) ve destanları icra eden bazı comokçuların (destancılar) da aynı dönemde yaşadığını ifade ederek gittikçe önceki comokçuların yerini “cazma aytuuçular”ın (okuma yazma bilen destancılar) aldığını yazmaktadır (Kayıpov 2005: 20; 2009: 110).

Akınlık/âşıklık geleneğini hâlâ canlı olarak devam ettiren günümüz Kırgız akınları2 on günde bir toplanarak faaliyetlerini sürdürmektedirler. Geçmişte olduğu gibi bugün de bazı akınlar, hem akınlık hem manasçılık mesleklerini icra ederken bazı akınlar ise sadece akınlık mesleğini gerçekleştirmektedir. Bazı akınların hâlâ “Manas” destanını icra etmesi ise iki geleneğin ilişkili olduğunu akla getirmektedir. Nitekim bu akınların başında Iramadın Irçı Uulu ile Caysan Ümöt Uulu gösterilmektedir (Koşoyeva 2009: 10). Halkın dertlerini, sıkıntılarını, acılarını dile getiren ve tarih sayfalarında yer alan böyle akınlar, geleneği günümüzde de devam ettirmektedirler.

1. Günümüzde Akınlık Mesleğine Girişte Etkili Olan Bazı Unsurlar

Akınlık mesleğine girişte rüya görme, yetenekli olma, aileden birinin öncü olması, kendini yetiştirme ve bir ustanın yanında yetişme yani usta-çırak ilişkisi önemli unsurlardır. Akınların yetişmesinde en çok dikkat çeken unsur usta-çırak ilişkisidir ve onlar genelde bir ustanın yanında bulunurlar. Biyografileri verilen akınların çoğu bir ustaya sahiptir. Bu ustaların önde gelenleri, bugün hayatta olmayan E. Tursunaliyev, A. Aytaliyev, T. Abdiyev, Z. Üsönbayev gibi akınlardır.

Günümüz akınlarının çoğu bu ustaların yanında bulunmuş, onlardan birinin nasihatini almıştır. Mesela Amantay, Aşıraalı Aytaliyev'den; Azamat, önce Abdıraşim Ismayıl Oğlu'ndan sonra T. Abdiyev, Z. Üsönbayev gibi akınlardan eğitim almıştır. Usta-çırak ilişkisini günümüz akınları da devam ettirmeye çalışmaktadırlar. Örneğin Kadırbek ile Asılbek, bir müddet Aalı Tutkuçev'in yanında eğitim almıştır. Ayrıca on günde bir düzenlenen toplantılarda çekilen kura sonucu akınlar eşleşmekte ve belirlenen konularda atışma yapmaktadırlar. Her ne kadar kura çekilse de gençlerin ustalarla eşleşmesine dikkat edilmektedir. Bunun sebebi, genç akınların ustaların söz ve ezgiyi kullanma becerilerini takip etmelerini, atışma usulünü öğrenmelerini sağlamaktır. Akınlar Derneği'nde düzenlenen bu programlardan biri 03.04.2011 tarihinde bu satırların yazarı tarafından kaydedilmiştir.3

Akınlar, rüya sonucu bu mesleğe girdiklerini de ifade etmişlerdir. Örneğin Akcoltoy'un rüyası şöyledir: “Rüyamda ana babam beni Beyit'te yatan ata babaların mezarına götürüyorlar. Orada atın yelesinin bağlandığı bir mızrak duruyor. Her bir mezar taşının dibinde sıradan ağaçlar değil, mezar ağaçları büyüyor. Biraz ilerde bir çocuğu Manas atamızın mezarına, beni ise Almanbet bahadırın mezarına yatırırlar. Ölen adamın adının yazıldığı taşa benim adım saklanır, gümüş, altın koyduğumda kapta gümüş ile altın eriyip kıvrılan iki yemyeşil yılana dönüşür ve bunlar beni uzunca süzerler.” Ancak rüya sonucu akın olunamayacağını söyleyen akınlar da vardır. Mesela Azamat, iki üç defa akın olmak için yattığı halde herhangi bir düş görmemiştir. Aileden birinin akınlık mesleğine ilgi duymuş olması ya da akın olması da akınlığa başlamakta önemli bir role sahiptir. Mesela Cenişbek ile Aalı, babalarının akın olduğunu ya da akınlığa ilgi duyduğunu ifade etmişlerdir. Akınlık mesleğinde yetenek sahibi olma ve kendini bu alanda yetiştirme de öne çıkan unsurlardır. Yani akınların, kendi ruhsal ve fiziksel durumlarına bağlı olarak belli şartlar sonucu akınlık mesleğine başladıkları söylenebilir.

(Devam edecek)

1 Akınlık geleneğiyle ilgili Türkiye'de gerek daha önce yapılmış çalışmalarda gerekse bizim bir araştırmamızda (Arvas 2011) bilgi verildiği için bu makalede söz konusu geleneğe yönelik açıklama gereği duymuyoruz.

2 Kırgızlarda akınlar, “tökmö” yani “âşık” ve “cazuuçu” yani “çağdaş şair” olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu makalede ele alınan akınlar birinci tip akınlardır. Dolayısıyla metin içinde geçen “tökmö akın”, “akın” kelimeleri bu şekilde anlaşılmalıdır. Kazaklardaki “tökpe akın”lar da aynı görevi üstlenmektedirler. Türkiye Türkçesinde “dökme”ye mukabil gelen “tökmö”, aynı zamanda doğaçlama anlamına da gelmektedir.

3 Burada atışma yapılacak konular kağıda yazıldıktan sonra kura çekmek suretiyle akınların eşleşecekleri kişi ve konular belirlenmektedir. Benim bu programda bulunmamdan dolayı kuradaki konulardan biri “Kırgız-Türk dostluğu”ydu. Kırgız-Türk dostluğu konusunda usta akın Amantay ile genç akın Asılbek bir atışma yaptılar.  

Yrd. Doç. Dr. Abdulselam ARVAS

Çankırı Karatekin Üniversitesi

(Makale, turkstudies.net, fotoğraf akipress.org sitesinden alınmıştır)

Bu haber 1648 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

KONUK KALEMLER  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (5)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (5) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (4)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (4) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

EVRAZES’e giriş kemer sıkmaya götürdü

EVRAZES’e giriş kemer sıkmaya götürdü Rusya’nın ekonomik problemleri, EVRAZES’ten büyük ekonomik beklentileri olan Kırgızistanlıların bu beklentilerini b...

Gümrük Birliği’ndeki Kırgız işgücü

Gümrük Birliği’ndeki Kırgız işgücü Tahminlere göre her on Kırgızistan vatandaşından birisi Rusya’da ekmek peşinde koşuyor. 6 milyon nüfusun 550 bini R...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (3)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (3) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (2)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (2) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (1)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (1) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kardeşin, kardeşe çelme takması kardeşi üzer

Kardeşin, kardeşe çelme takması kardeşi üzer Şu husus bilinmelidir ki Türk(iye) kamuoyu; Eski Sovyetler Birliği üyesi Türk Devlet ve Topluluklarından bu olay so...

Türkiye-Rusya krizinde Kırgızistan nerede olmalı?

Türkiye-Rusya krizinde Kırgızistan nerede olmalı? Bizim için iki dost ülkenin, birbirinin saçlarına yapışmış iki insan gibi bir halde iken, Cumhurbaşkanımızın bir ta...
Özer RAVANOĞLU Özer RAVANOĞLU
MANAS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ve TATBİKAT CAMİİ
Nurettin AKSU Nurettin AKSU
Kırgız sanat dünyası acı bir yılı geride bıraktı

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar

  Atambayev'den klip
 

Atambayev'den kl

İzlenme:964

   
  Bir Zamanlar Ankara'da
 

Bir Zamanlar Ankara&

İzlenme:1944

   
  Büyük Manasçı Sayakbay Karaliyev
 

Büyük Manasçı Sayakb

İzlenme:2090

   
  Yetenek Sizsiniz 2014 / Atai Omurzakov ve Tumar KR
 

Yetenek Sizsiniz 201

İzlenme:3308

   

Tüm fotoğraflar

  TALAS
 

TALAS

İzlenme:0

   
  BATKEN
 

BATKEN

İzlenme:0

   
  SON KÖL
 

SON KÖL

İzlenme:0

   
  KIRGIZİSTAN'DAN
 

KIRGIZİSTAN'DAN

İzlenme:0

   

ANKET

Örnek Anket?



Tüm Anketler

Döviz Kurları

HAVA DURUMU