GÜNCEL    EKONOMİ    EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT    YAŞAM - SAĞLIK    SPOR    ANALİZ    İHALELER
Foto Galeri Video Galeri Kırgızistan Kırgız Medyasından Künye

Kırgız Halk İnançları (I)

Kırgız Halk İnançları (I)
19 Şubat 2015, 15:25
KONUK KALEMLER
0 Yorum
Bu haber 1144 defa okunmuştur.
Facebook  Twitter 

Kırgızlar yıllardır yaşadıkları tecrübeler sonucu faydasına inandıkları inanış ve gelenekleri günümüze kadar getirmişlerdir. Bunda yaşlıların büyük etkisi olmuştur. Çünkü bu inanışları kabul etmeye çağıran ve teşvik edenler genelde yaşlılardır. Onlar, deneyip tecrübe ettikleri birtakım olaylar anlatıp, belirli olaylarla uygulamalar arasında ilişki kurarlar. Kırgızların, yaşlıların sözlerine aşırı güven ve ata- babadan gelen her şeyi kutsal derecesinde görmeleri, onları birtakım inanışların benimsenmesine götürür. Böylece halk inanışları toplumda yerleşir.

Kırgızların kendi ifadelerine göre milli örf ve adet inanışların kaynağı Manas Destanı’dır. Asırlar boyu Kırgızların temsilcileri Kırgız’ın tarihini, kültürünü, coğrafyasını, felsefesini, örf-adet ve inanışlarını bir eser ve kahraman etrafında toplayarak günümüze ulaştırmıştır.

Doğum öncesi inançlar

Kırgız halkı diğer Türk boylarında olduğu gibi çocukları çok sever, anne-baba olmayı, geride soyunu devam ettirecek salih evlatlar bırakmayı arzularlar. Çünkü gerek kadınların, gerekse erkeklerin ailelerinde, toplumlarında, ülkelerinde layık oldukları yeri almaları, çocuk sahibi olma ve çocukları en iyi şekilde terbiye etmelerine bağlıdır. “Kısrak doğurmayınca toy adı kalmaz; kadın doğurmayınca gelin adı kalmaz” gibi sözler doğurmayan kadının değersizliğini vurgulamakta, çocuğun Kırgızlardaki önemine işaret etmektedir.

Kırgız toplumunda çocuğu olmayan erkek ve kadınların her ikisi de hor ve hakir görülmekle birlikte, kadınların daha çok hakir görüldüğü dikkat çekmektedir. Çocuğu olmayan kadınların uğursuz sayılıp, hakir görülmesinin bir belirtisi olarak onlar, beşik toyu, evlenme toyu gibi törenlere, toplumsal ve hayati olaylara aktif olarak katılamazlar. Çoğunluk tarafından ikinci plana itilirler. Çocuksuz bir kadın, çocuklu bir eve girerse ondaki olumsuzluğun o evdekilere de geçeceğinden, eve uğursuzluk getireceğinden endişe ederler. Kırgızlarda çocuğa çok önem verilmesi ve çocuğu olmayan kadınların toplum içindeki acıklı durumu, kadınları çeşitli tedbirler almaya, birtakım çarelere başvurmaya zorlamaktadır. Dolayısıyla bununla ilgili değişik inanış ve uygulamalar ortaya çıkmaktadır. İnsanlar bir kişinin çocuk sahibi olmasına neyin engel olduğunu düşünüyorlarsa tabiatıyla ona göre çare aramaktadırlar. Örneğin kısırlığın sebebi kötü ruhlar, zararlı güçler olduğu düşünülüyorsa, başvurulan çareler manevi olmakta; çocukluk zamanında alınan bir soğuk algınlığı gibi şeylerin kısırlığa sebeb olduğu düşünülüyorsa başvurulan çareler buna göre maddi olmaktadır.

Kısırlığı gidermek ve hamile kalmakla ilgili inançlar

Kırgızlarda çocuğa çok önem verilmesi ve çocuğu olmayan kadınların toplum içindeki acıklı durumu kadınları çeşitli tedbirler almaya, birtakım çarelere başvurmaya zorlamaktadır. Dolayısıyla bunlarla ilgili değişik inanış ve uygulamalar karşımıza çıkmaktadır.

Evliliğin ilk gecesi döşek serilince, önce o döşekte birkaç çocuk güreştirilir. Bu uygulama evli çiftlerin çocuk sahibi olmaları için bir dilek ifade eder.

Uzun zaman doğurmayan kadın, yedi evden özel yapılan yedi kukla, oyuncak bebeği kundaklayarak bohçaya sarar. ”Emçi-domçu”, “Bübü- kempir” diye adlandırılan bu işi bilen yaşlı bir kadın bahşıyı çağırır, bir koyun keser pişirirler. Koyunun derisinin her tarafı dikilip tulum yaparlar. Pişen etin kemiklerini tuluma doldururlar. Bahşi ve kadın kesişen bir yola varır, deriyi yere gömer, oyuncak bebeklerin bulunduğu bohçayı da oraya bırakarak “kötülük ve belalar bununla birlikte gitsin” diyerek arkalarına bakmadan evlerine gelirler.

Çocuğu olmayan kadınlar, çocuk sahibi olmak için sümelek yaparken, sümeleği karıştırarak dua ederler. Sümelek piştikten sonra onun külüne otururlar.

Çok doğum yapan kadının elbiselerini, özellikle iç çamaşırları giyilir, onun pişirdiği ekmeği bizzat onun elinden alarak yerler.

Yeni pişmiş sıcak ekmek bir beze sarılıp kadının beline sarılır.

Akgül denen bir bitki kaynatılarak buğusuna oturulur.

Oş bölgesinde yapılan bir uygulamada şöyledir: Bir koyun keserek derisi sıcakken çocuğu olmayan kadının beline bağlanır, Süleyman Dağına götürülerek oradaki sivri bir taş üzerine yatırılır. Mollayı çağırarak durumu anlatıp çocuk sahibi olmak için ne yapmaları gerektiğini sorarlar. Ondan bir tutam çocuk saçı “Kökül saç” alarak dua ettirirler. Eğer bir iki yıl sonra çocuk sahibi olurlarsa, çocuğun saçından bir kısmını kesmez, “kakül saç” diye uzatılır. Çocuk 4-5 yaşına gelince Süleyman Dağındaki aynı yere gider, bir koyun keserek halka dağıtırlar. Çocuğun “kakül saçı” tören ve dua eşliğinde keserek mollaya verirler.

Oş şehrinde bulunan Süleyman Dağı, Sahabe Mezarı, Abşırata, Cılısu gibi kutsal yerler ve Calabat’ta Eyüp Bulağı, İdris Baba, Pşa Ata gibi kutsal sayılan mezarlar ziyaret edilerek dua edilir ve çocuk istenir

Çocuğu durmadan ölenler olursa, herhangi bir zararlı güç çocukların canını alıyor diye inandıkları için çocuk doğar doğmaz onu başka birisinin evine götürerek büyütür. Böylece bebeğin canını alan kara gücü aldattıklarına inanılmaktadır. Bu çocuk daha sonra anne ve babası tarafından satın alınmaktadır. Bu şekilde tekrar satın alınan çocuğun ismi Satılgan, Satıvaldı, Satındı, Satkın olarak konur. (Bu inanç Anadolu da da var.)

Çocukları yaşamayan bir kadın doğum yaptığında yanındaki üç-beş yaşlı kadın çocuğu bacaklarının arasından geçirerek birbirlerine verirler. Bununla ölüm ruhunu aldattıklarına inanırlar.

Çocuğu doğmayan veya doğduğu halde yaşamayan kadın özellikle kaynatasının ve kaynanasının kabrine giderek orada geceler, kurban keser.

Yeni bir gelinin ziyaretine giderek evden getirdiği yemeğin artıklarını (keşik) yer, dua alır.

Çocuğu düşen veya doğup da yaşamayan kadının elbiselerinin, en azından eteğinin altı kırmızı veya beyaz iplikle dikilir.

Erkek çocukları yaşamayan aileler, bir erkek çocuk doğduğunda çocuğun ayağına bilezik, kulağına da küpe takmakta, kakülünü örmekte, sünnet oluncaya kadar onu kız çocuğu gibi giydirmektedirler. Böylece kız çocuklarının yaşadığı gibi erkek çocuğun da yaşayacağına inanılmaktadır.

Yaşamayan çocukla ilgili olarak, halk arasında birde “Akika” geleneği vardır. Çocuğu yaşamayan aileler doğan çocuk kız ise keçi veya koyun, erkek ise muhakkak koyun keserler. Etini çok iyi pişirip ihtiyarları çağırırlar. Onlar, dişlerini kemiğe değdirmemeye çalışarak etleri yerler. Ayrılan kemiklerini bir yere, özellikle mezarlığa gömerler. Bu işleme “Akika” denir. Akika geleneğine Calalabad’ın Aksu ilçesinin Çılgın köyünde ve Alay tarafında “köçürtme” denir. Zira inanışa göre çocuğun ölümüne sebep olan kötü ruh, kesilen o hayvana geçmekte, onunla gömülmektedir. Böylece çocuğun yaşayıp uzun ömürlü olması sağlanmaktadır. Bu gelenekte Kırgızistan’ın bütün bölgelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır.

Çocuğun cinsiyeti ile ilgili inançlar

Erkek çocuk sahibi olmak isteyen hamile kadın, kartalın ödünü içer, kurdun ciğerini yalar, kara tavuğun yumurtasının sarısını karnına sürer, karnını kağıt ile sarar.

Anne adayı rüyasında balta görürse erkek, kazan görürse kız olacağın işarettir.

Bazen hamile kadının yastığının altına makas ile bıçak konulmaktadır. Kadın rüyasında bıçak görürse erkek, makas görürse kız olacağına yorumlanır.

Hamile kadının arkasına bir erkek gelip tuz serper. Eğer kadın başını veya kaşını kaşırsa erkek, burnunu kaşırsa kız olacağına inanılır.

Hamile kadının dikkat etmesi gereken hususlar

Hamile kadın çuvala oturmaz, oturursa kolay doğum yapamaz. Tavşan eti yemez, yerse çocuğun dudağı yarık olur. Yemeğin tuzuna kepçe ile bakmamalıdır, bakarsa çocuğun burnu uzun olur. Doğum 12 aya kadar uzayabilir kokusuyla deve eti; kemik hastalığı olur diye keçi eti yenmez.

Hamile kadın, genellikle açık renk veya kırmızı elbiseler tercih etmeli, siyah giymemelidir. Çünkü açık renkler ve kırmızı iyiliği ve mutluluğun sembolüdür. Böylece çocuğun iyi niyetli ve ak gönüllü olacağına inanılır.

Karısı hamileyken baba adayı et yerse, hayvanın dizine dişi değerse çocuk kel olur, kendi dişleri de çürür. Aşık kemiğini iyi temizleyip yerse, doğacak kız çocuğu güzel olur.

(Devam edecek)

(http://omarkosger.blogcu.com)

Bu haber 1144 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

KONUK KALEMLER  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (5)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (5) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (4)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (4) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

EVRAZES’e giriş kemer sıkmaya götürdü

EVRAZES’e giriş kemer sıkmaya götürdü Rusya’nın ekonomik problemleri, EVRAZES’ten büyük ekonomik beklentileri olan Kırgızistanlıların bu beklentilerini b...

Gümrük Birliği’ndeki Kırgız işgücü

Gümrük Birliği’ndeki Kırgız işgücü Tahminlere göre her on Kırgızistan vatandaşından birisi Rusya’da ekmek peşinde koşuyor. 6 milyon nüfusun 550 bini R...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (3)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (3) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (2)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (2) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (1)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (1) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kardeşin, kardeşe çelme takması kardeşi üzer

Kardeşin, kardeşe çelme takması kardeşi üzer Şu husus bilinmelidir ki Türk(iye) kamuoyu; Eski Sovyetler Birliği üyesi Türk Devlet ve Topluluklarından bu olay so...

Türkiye-Rusya krizinde Kırgızistan nerede olmalı?

Türkiye-Rusya krizinde Kırgızistan nerede olmalı? Bizim için iki dost ülkenin, birbirinin saçlarına yapışmış iki insan gibi bir halde iken, Cumhurbaşkanımızın bir ta...
Özer RAVANOĞLU Özer RAVANOĞLU
MANAS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ve TATBİKAT CAMİİ
Nurettin AKSU Nurettin AKSU
Kırgız sanat dünyası acı bir yılı geride bıraktı

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar

  Atambayev'den klip
 

Atambayev'den kl

İzlenme:964

   
  Bir Zamanlar Ankara'da
 

Bir Zamanlar Ankara&

İzlenme:1944

   
  Büyük Manasçı Sayakbay Karaliyev
 

Büyük Manasçı Sayakb

İzlenme:2090

   
  Yetenek Sizsiniz 2014 / Atai Omurzakov ve Tumar KR
 

Yetenek Sizsiniz 201

İzlenme:3308

   

Tüm fotoğraflar

  TALAS
 

TALAS

İzlenme:0

   
  BATKEN
 

BATKEN

İzlenme:0

   
  SON KÖL
 

SON KÖL

İzlenme:0

   
  KIRGIZİSTAN'DAN
 

KIRGIZİSTAN'DAN

İzlenme:0

   

ANKET

Örnek Anket?



Tüm Anketler

Döviz Kurları

HAVA DURUMU