GÜNCEL    EKONOMİ    EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT    YAŞAM - SAĞLIK    SPOR    ANALİZ    İHALELER
Foto Galeri Video Galeri Kırgızistan Kırgız Medyasından Künye

Ata Beyit’teki Hüzün

Ata Beyit’teki Hüzün
01 Nisan 2015, 15:09
KONUK KALEMLER
0 Yorum
Bu haber 1550 defa okunmuştur.
Facebook  Twitter 

‘Adını unutma, atanı unutma, milletini unutma, dilini unutma...’ Cengiz Aytmatov

İkinci Dünya Savaşına Katıldık Mı?

Tarih derslerinde bize öğretilenlerden birisi de şu idi; ‘Türkler, İkinci Dünya Savaşı’na katılmadı.’ Bu doğru ama eksik bir bilgi. Evet, Türkiye olarak bize savaşa katılmadık lakin bu Türklerin savaşta olmadığı manasına gelmiyor. Üstelik savaşta en çok kayıp veren milletlerden birisi de biziz. Çünkü savaşa katılan Sovyetler Birliği ordusu başta olmak üzere Türklerin yaşadıkları diğer ülkelerde de silah altına alınan milyonlarca Türk soylu insan olmuş. Sovyetler Birliği, Nazi ilerleyişi karşısında büyük bir savunma hattı kurmuş ve bütün Avrupa topraklarını kaybetmesinin ardından kışın da yardımıyla Almanları Stalingrad hattında durdurmuştu. Ancak diktatör Stalin için insanın önemi yoktu; bu nedenle pek çok halktan milyonlarca asker toplandı ve ölümüne bir savunma yaptırıldı. Kızılordu’da Kırım Tatarlarından, Kırgızlara, Kazaklardan Karaçay Türklerine kadar her Türk boyundan asker vardı. Kırımlı yazar Cengiz Dağcı’nın romanlarında ve Cengiz Aytmatov’un Toprak Ana, Yüz Yüze gibi hikayelerinde bu durumu görebilirsiniz. Hatta Almanlar dahi, ‘Türkistan Lejyonu’ adıyla Türklerden müteşekkil bir ordu oluşturmuşlar. Bütün bunları anlatmamın sebebi Bişkek’te cuma namazı sonrası uğradığımız Zafer Meydanı. Burada ‘Sönmez Ateş’ denilen bir ateş de var. Çeşitli heykellerin bulunduğu meydan, İkinci Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden Kırgız askerlerin anısına yapılmış. Kendilerine ait olmayan bir savaşta hayatını kaybeden bu yiğitleri simgeleyen heykele bakınca aklıma Toprak Ana’daki baba Suvankul ile oğulları Maysalbek, Kasım ve Caynak geliyor hemen.

Bişkek, büyükçe meydanların bolca olduğu bir şehir. Sanırım bütün eski Sovyet şehirleri böyle. Yol boyunca geçtiğimiz küçük kasabalarda bile bir anıt ve meydana rastladık. Bişkek’te de mesela Cumhurbaşkanlığı Konutunun da bulunduğu Manas Meydanı en önde geleni ama dediğim gibi tek meydan değil.

Bu arada Cuma namazını avluda kıldığımızı söylemiştim; hava gayet güzeldi. Burada da öyleydi. Ancak biz arabaya bindikten sonra birden hava dönmeye başladı. Öyle ki 10-15 dakika içinde birden yağış ve soğuk geldi. Bizim istikametimiz ise Cengiz Aytmatov’un kabrinin de bulunduğu Ata Beyit Mezarlığıydı.

Babam Törekul; Neredesin Bilmiyorum!

Açıkçası gelmeden evvel seyrettiğim programlardan dolayı Ata Beyit’in Bişkek’in içinde olduğunu zannediyordum. Ancak öyle değilmiş. Şehrin 10-15 kim dışında, Ala Dağların eteklerinde bir yerdeymiş Ata Beyit. Kelime karşılığı olarak Atalar ( Babalar ) Mezarlığı demek. Burası Kırgız tarihi için çok önemli bir yer. Çünkü aralarında Cengiz Aytmatov’un babası Törekul’un da bulunduğu 138 aydının toplu mezarı bulunuyor burada. 1936-38 arasındaki dönem Sovyetler Birliği’nde Stalin terörünün zirveye çıktığı bir dönemdir. Kendisine muhalif ne kadar kişi ve grup varsa, geçmişlerine bakmadan ‘hain, halk düşmanı, ajan, darbeci’ gibi ithamlarla tutuklanıp, ortadan kaldırıldıkları kapkara bir dönem. İşte o yıllarda henüz 9-10 yaşlarında olan Cengiz Aytmatov’un babası, 33 yaşındaki Törekul da bir gece alınıp götürülenler arasındadır. Babasından asla bir haber alamazlar. Hatta Toprak Ana’yı anne ve babasına ithaf eden Aytmatov, ‘babam Törekul, mezarın nerededir bilmiyorum, bunu sana adıyorum’ yazar. Bu habersizlik tam 54 yıl sürer ve 1991de biter. Artık Kırgızistan bağımsızdır ve Sovyet baskısı bitmiştir.

Meğer, 1938 yılında Bişkek yakınlarındaki bir kireç ocağı, büyük bir faciaya sahne olmuş. 138 kişi burada toplanarak bir gecede katledilmiş. 2’sinin kalbine, diğerlerinin kafasına sıkarak idam eden Sovyet yönetimi bu olay duyulmasın diyerek hepsini bir çukura doldurup, üstlerini kapatmışlar. Kalbine sıkılanlardan biri de Törekul Aytmatov’dur. Ancak bir bekçi yaşananları görmüş. Yıllarca hiç kimseye diyemediği bu sırrı, vefatına yakın kızına söylemiş. 1970’li yıllar ve onu da tembihlemiş; ‘zamanı gelene dek sakın kimseye söyleme!’ Nihayetinde 1991’deki bağımsızlık gelince Kırgız yetkililere bu durum iletilmiş. Yapılan kazıda katliam ortaya çıkmış. Kemikler ve bazı eşyalar ile idam fermanları…

O dönem Kırgızistan’ının beyin takımı diyebileceğimiz, düşünen, üreten, sevilen kim varsa ortadan kaldırılmış. Kırgızlar ise bu münevverlerine sahip çıkmış ve burada bir anıt mezar yapmışlar. Aytmatov, 2008’de vefat edince onu da atalarının bulunduğu bu alana defnetmişler.

İşte Aladağlar’ın eteğindeki o Ata Beyit’e biz geldiğimizde acayip bir yağmur başlamıştı. Sulu kara da dönen bu yağmur bizi epeyce üşütse de ziyaretlere başladık. Anladığımız kadarıyla ara verilmiş bir çalışma vardı. Taşlar döşeniyor, yol düzeltiliyordu sanki. Cengiz Aytmatov’un kabri Kırgız bayrağında da bulunan Kırgız çadırına benzetilmiş. Yandaki duvarda ‘İnsan için en zor şey, her gün insan kalabilmek - Aytmatov’ yazıyor. Fatiha okuyup devam ediyoruz. Yan tarafta bir müze yapılmış. Hem Aytmatov’la ilgili şeyler var hem de 138 kurban ile. Katledilen aydınların isimleri, fotoğrafları, hayatlarından kesitler… Stalin’in fotoğraflarının da olduğu bazı gazete kupürlerini görünce hayli kızdım. ‘Bu katilin ne işi var burada?’ diye sorduğumda İslambek, ‘katliamın olduğu günlerde gazetelerde çıkan Stalin haberleri. Hiçbir şey olmamış gibi davranmış. Bak burada da sözüm ona bir çocuğu seviyor!’ diyor. Tam bir zalim davranışı yani…

Askerlerin koruduğu Ata Beyit’in üst tarafında o meşhur çukur var. Camekȃnla kapatılmış olan çukur muhafaza edilmiş. Soğuğa rağmen bizden başka Türkiye’den gelen bir gruba daha rastladık burada. Onlar da Aytmatov için gelmişler. Çoğu Müslüman olan bu müteveffa insanlar için dualar ettikten sonra ayrıldık Ata Beyit’ten.

Ala Too Dedikleri, Ala Dağlar…

Bişkek şehri Ala Dağların eteklerinde kurulmuş durumda. Dağlar her daim karlı. Biz de bir müddet yukarılara doğru çıktık. Ala Dağlardan beslenen bir derenin eşlik ettiği yol boyunca uygun bir yerde durduk ve sırtımızı dağlara vererek hatıra fotoğrafları çektirdik.

Şehre döndüğümüz zaman Türk iş adamlarının yaptırdığı ve Türkiye markalarının da epeyce yer bulduğu şehrin sayılı AVM’lerinden birisi olan Vefa Center’a geçtik. Bizdeki küçük ebatlı AVM’lerden birisi burası; hayli küçük ama Kırgızistan için önemli bir mekan. Türkiye yemeklerinden yedik. Sohbet ettiğimiz esnaf, babası 20 yıldır burada olan Urfalı birisiydi. Kırgızistan’a gelen vatandaşlarımızın en çok uğradıkları yerlerden birisi de burasıymış.

İslambek’in oğlu Elnur da bizimleydi yemek boyunca. Maşallah, hem sevimli hem de zeki bir çocuk. Bizden ayrılırken hüzünlenmesi bizi de üzdü doğrusu. Oradan otele taksiyle geçelim dedik. Öyle bir taksi ücreti ödedik ki, şaşırırsınız. Yok, pahalı değil, bilakis çok ucuz. Kırgızistan’da bile benzin fiyatları bizden 6-7 kat daha ucuz. Devlet vergi toplamayı beceremiyor sanki!

http://www.haberexen.com/ata-beyitteki-huzun-878067h.htm

Bu haber 1550 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

KONUK KALEMLER  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (5)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (5) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (4)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (4) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

EVRAZES’e giriş kemer sıkmaya götürdü

EVRAZES’e giriş kemer sıkmaya götürdü Rusya’nın ekonomik problemleri, EVRAZES’ten büyük ekonomik beklentileri olan Kırgızistanlıların bu beklentilerini b...

Gümrük Birliği’ndeki Kırgız işgücü

Gümrük Birliği’ndeki Kırgız işgücü Tahminlere göre her on Kırgızistan vatandaşından birisi Rusya’da ekmek peşinde koşuyor. 6 milyon nüfusun 550 bini R...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (3)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (3) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (2)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (2) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (1)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (1) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kardeşin, kardeşe çelme takması kardeşi üzer

Kardeşin, kardeşe çelme takması kardeşi üzer Şu husus bilinmelidir ki Türk(iye) kamuoyu; Eski Sovyetler Birliği üyesi Türk Devlet ve Topluluklarından bu olay so...

Türkiye-Rusya krizinde Kırgızistan nerede olmalı?

Türkiye-Rusya krizinde Kırgızistan nerede olmalı? Bizim için iki dost ülkenin, birbirinin saçlarına yapışmış iki insan gibi bir halde iken, Cumhurbaşkanımızın bir ta...
Özer RAVANOĞLU Özer RAVANOĞLU
MANAS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ve TATBİKAT CAMİİ
Nurettin AKSU Nurettin AKSU
Kırgız sanat dünyası acı bir yılı geride bıraktı

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar

  Atambayev'den klip
 

Atambayev'den kl

İzlenme:964

   
  Bir Zamanlar Ankara'da
 

Bir Zamanlar Ankara&

İzlenme:1944

   
  Büyük Manasçı Sayakbay Karaliyev
 

Büyük Manasçı Sayakb

İzlenme:2090

   
  Yetenek Sizsiniz 2014 / Atai Omurzakov ve Tumar KR
 

Yetenek Sizsiniz 201

İzlenme:3308

   

Tüm fotoğraflar

  TALAS
 

TALAS

İzlenme:0

   
  BATKEN
 

BATKEN

İzlenme:0

   
  SON KÖL
 

SON KÖL

İzlenme:0

   
  KIRGIZİSTAN'DAN
 

KIRGIZİSTAN'DAN

İzlenme:0

   

ANKET

Örnek Anket?



Tüm Anketler

Döviz Kurları

HAVA DURUMU