GÜNCEL    EKONOMİ    EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT    YAŞAM - SAĞLIK    SPOR    ANALİZ    İHALELER
Foto Galeri Video Galeri Kırgızistan Kırgız Medyasından Künye

Issık Göl - Tanrı'nın Yeryüzündeki Gözü (III)

Issık Göl - Tanrı'nın Yeryüzündeki Gözü (III)
23 Aralık 2015, 12:22
KONUK KALEMLER
0 Yorum
Bu haber 1348 defa okunmuştur.
Facebook  Twitter 

Resmi Konuta giden ağaçlıklı yol...

Hey gidi eskinin sosyalist misafirhaneleri

Bahçe içinde rastlayacağınız köhnemiş konutlar eskiden kamu çalışanları için misafirhane niteliğinde imiş; şimdi ise isteyenin konaklayabileceği, halka açık oteller... Dev ağaçların arasından yolunuzu bulup plaja ulaşabilirseniz hayretler içinde kalıyorsunuz. Yazının en başında da belirttiğim gibi, Orta Asya’nın en ortasında bu kadar mavi ve berrak bir su, bu derece incecik, yumuşacık bir kumsal bulmak sürprizlerin en büyüğü.

Otelimizin muhteşem plajı; böylesini pasifik adalarında zor bulursunuz!

Biz Çolpan Ata’nın içinde değil, yaklaşık 20 kilometre daha batısında, yeni inşa edilmiş güzel bir tatil köyünde konakladık. Mekanımız, küçük bir otel binasına ek olarak, son derece lüks inşa edilmiş villalardan oluşan bir turizm kompleksi idi.

Rüya gibi bahçemiz

Öğrendiğimize göre, oldukça zengin Rus, Kazak ve Kırgızların tercih ettiği bir turizm tesisi imiş burası. Villalar, günlük, haftalık, aylık kiralanabiliyormuş. Issık Göl, kuş uçuşu mesafe ile Almaata’ya çok yakın; Kungei, yani güneşli Tanrı Dağları aşacak yeni bir otoyol şu anda inşa halinde imiş, ve bu yolun açılmasıyla Almaata ile Çolpan Ata arasındaki yolculuk süresi çok kısalacakmış.

Alma (yani, bildiğimiz elma) Ata’yı Çolpan (yani, bildiğimiz Venüs) Ata’ya bağlayacak yolun, gelir seviyesi Kırgızlardan çok daha yüksek Kazakları bu bölgeye çekmesi bekleniyor. Böylece, günah ve baştan çıkarma ile özdeşleşmiş iki Ata’nın (yasak elma ve mitolojinin en erotik kadını) bölgede turizmi zıplatması amaçlanıyor. Her ne kadar Ruslar ve Kazaklar sıcak denizlere inme politikası güdüyorsa da, Issıcak Göl’ün çok çekici bir turizm alternatifi olacağına şüphem yok.

Çolpan Ata, Issık Göl civarındaki en önemli yerleşim yeri olsa da, bizim Akdeniz sahili gibi semirmiş, betonlaşmış, tüketim toplumunun tüm gereklerini sağlamış bir şehir beklemeyin. Kaldığınız otel dışında yemek yiyecek yeri bile zor bulacaksınız. Şöyle esaslı bir alışveriş yapmak hayal olacak. Ama kendinizi “az gelişmişliğin” (hor görme olarak değil, övgü olarak kullanıyorum) huzurlu kollarına bırakıp küçük bir yürüyüş yapın şehirde.

Şehirde yürürken fal bakan Kırgız amcalara rastlayacaksınız

Şehir merkezindeki büyük parkta bir miktar hareket ve atraksiyon görebilirsiniz. Batı yönünde ilerlerseniz, şehrin girişine doğru Gorki Caddesi’nin iki yanında Lenin Sinemasını (tahminen Sovyet döneminde şehrin tek eğlence seçeneği) ve Venüs Heykeli’nin yer aldığı parkı görebilirsiniz. Şehre adını veren Venüs’ün bu Kırgız yorumunu kaçırmamanızı tavsiye ederim.

Al sana Kırgız Venüsü! İlle de yuvarlak gözlü, Akdeniz vücutlu olacak değil ya...

Venüs heykeli sizi kesmediyse ve illa ki yerel kültüre ait bir anıt görmek istiyorum diyorsanız, buyurun Ayçürök anıtına... Sakın ay çöreği ile karıştırmayın; Ayçürök, Afgan Han’ının kızı, Kırgız halkının milli kahramanı Manas’ın gelini ve Manas destanının önde gelen kadın figürlerinden biridir.

Bir önceki yazımda, dünyanın en uzun destanı olan Manas’tan bahsetmiştim; Kabaca özetlersem, destanın ilk bölümü Kırgız halkını “halk” yapan Manas Han’ı; ikinci bölümü, Manas’ın oğlu Semetey’in iktidarını; üçüncü bölümü ise, Semetey’in oğlu Seytek’in maceralarını; yani, üç kuşak boyunca Manas ailesinin destanını anlatıyor.

Issık Göl'e karşı romantik Kırgız halk türkülerini dinleyebilmek de güzel bir ayrıcalıktı...

İşte Ayçörek de, akıllı, zeki ve güzel bir karakter olarak Semetey’in kalbini kazanıyor, ona büyük destek oluyor, hatta Ayçörük’ün nasihatlerini dinlemeyen Semetey’in başı derde giriyor. Semetey ile Ayçörük’ün oğlu olan Seytek, can düşmanları Er-Kıyas tarafından yakalanıp öldürülmek isteniyor. Ayçörük hatun, “kuğu” kılığına girip uçarak babası ve askerlerini çağıracağı tehdidiyle oğlunu kurtarıyor, Seytek de Kırgız boyunu yeniden toparlıyor. İşte, bu efsaneden dolayı Ayçürök kuğularla betimlenir olmuş...

“Ayçürök heykelini nerede görebilirim” diye soracaksınız... Çolpan Ata’da keyifle dolaşabileceğiniz, Ayçürök de dahil değişik heykel ve sanat eserlerini temaşa eyleyebileceğiniz çok güzel bir açık hava müzesi var; Ruh-Ordo Kültür Merkezi.

Ruh-Ordo, kelime olarak “Ruhların Yeri” anlamına geliyor. 2000’lerin başında inşa edilen merkezin fikir ve isim babalarının başında Cengiz Aytmatov geliyor. Böyle şiirsel bir isim de ondan beklenirdi zaten...

Parkta dünya tarihinden çok değişik efsanelere yer verilmiş...

“Ruhların Yeri” isimli bir açık hava müzesinden gerilim filmi seti veya korku tüneli benzeri bir atraksiyon beklemeyin. Burası, Türk ve dünya kültürlerinin kutsandığı, bir ayrımcılık yapmadan dünyanın “ruhuna” katkıda bulunan kişi ve fikirlerin onurlandırıldığı bir merkez.

Ruh Ordo merkezine, Cumhurbaşkanlığı Sarayı kapısından girerseniz, sağınızda sizi ilk karşılayacak kişi gurur dolu bir sürpriz yaşatacaktır: Mustafa Kemal ATATÜRK.

Orta Asya'nın en ortasında Atatürk heykeliyle karşılaşmanın keyfi anlatılmaz!

Ruh Ordo’yu değişik Türki Cumhuriyetlerden gelen ziyaretçilere bizzat Kırgız Ekonomi Bakanı gezdiriyordu ve girişte bizi Atatürk heykelinin önünde toplayarak “Türk Kültüründen bahsedilen bir yerde Atatürk’ün yer almaması düşünülemez” dediğinde kabaran göğsümü sakinleştirmek için epey çaba göstermem gerekti, bir de gözlerimi silecek bir mendilim olmadığına hayıflandım...

“Ruhların Yeri”, Kırgız halkının hoşgörüsüyle paralel şekilde sadece tek bir "ruh"u onurlandırmıyor; bu ruh açıcı parkta Müslüman, Katolik, Ortodoks, Yahudi ve Budist inançlarını simgeleyen birer tapınak yapılmış. Dikkat çekici nüans ise, tapınakların hepsinin eşit büyüklük ve mimariye sahip olması. %85’i Müslüman olan bir toplumda, hiç bir inanç diğerine üstün kılınmamış.

İki simgesel tapınak, Tanrı Dağları'nın himayesi altında kardeşliğin keyfini sürüyor...

Ruh Ordo Kültür Merkezi, inançlara olan eşit mesafesini insanlık kültürü için önem taşıyan şahsiyetlere karşı da korumuş. Bilim, edebiyat, tıp, astronomi, politika ve daha nice alanda ismini dünyaya kazımış insanların ırkına ve inancına bakılmaksızın parkta yer verilmiş:

Örneğin, Victor Hugo...

Tabii ki parkta önemli bir bölüm de Kırgız tarihi ve kültürüne ayrılmış. Özellikle Kırgızistan dağlarında, bozkırlarında bulunan mezar taşları görmeye değer.

Mezar taşlarının yanında Kırgız efsanelerinde yer alan bilinçsiz köle “mankurt”a da rastlayacaksınız. Mankurt yapılmak istenen kişinin saçları kazınır, başına ıslak deve derisi sarılır ve elleri kolları bağlı olarak güneş altında bekletilir. Deve derisi kurudukça gerilir, gerilen deri başı mengene gibi sıkar, saç telleri kafanın içine doğru büyür ve inanılmaz acılar vererek aklını yitirmesine neden olur. Böyle bir kişi bilinçsiz ve her istenen şeyi sorgusuzca yapan bir köleye dönüşür:

Yüzyıllarca önceye dayanan bu efsanedeki mankurtların günümüzde de, deve derisi yerine modern psikolojik yöntemlerle tetikçi olarak kullanıldıklarını görmekteyiz. “Gün olur asra bedel” romanında mankurtlara yer veren Cengiz Aytmatov, yukarıda da bahsettiğim gibi, Ruh Ordo Parkında özel bir yere sahiptir. Bölgeyi çok seven, hatta Sovyetler henüz dağılmamışken düzenlenmesine öncülük ettiği Issık Göl kültür/sanat forumları ile dünya çapında entelektüelleri bir araya getiren Aytmatov ile parkta oturup sohbet edebilirsiniz:

Üstaddan feyz almaya çalışırken...

Aytmatov’un edebi yeteneği üzerine ahkam kesecek değilim; Kırgız edebiyatının efsane ismi Aytmatov, Sovyetler Birliği döneminde, Kırgız ve Sovyet kimlikleri ile ünlenmiş ve edebiyat çevrelerinde kabul görmüş çok büyük bir yazar. “Cemile” romanının, dünya üzerinde anlatılan en güzel aşk hikayelerinden biri olduğu kabul ediliyor. Eh, bir Aytmatov eseri olan “Selvi Boylum Al Yazmalım” filminin Türk sinemasındaki yerini düşünürsek dehasına biraz daha vakıf oluruz.

Son derece sade, basit ancak etkileyici, yüreğinizden yakalayan bir tarzda yazan Aytmatov’un eserlerinde aşk ve romantizm ile birlikte, tarih, mitoloji, halkların yaşamı da yer alıyor. Romanlarında çevre duyarlılığından, dünyamıza karşı sorumluluktan, sistem eleştirilerine; mitoloji ve folklordan savaş karşıtlığına kadar bir çok temaya rastlayabilir, hepsinin aynı ustalıkla kaleme alındığını görebilirsiniz.

Benim okuduğum romanlarından “Elveda Gülsarı”da, bir at ve bakıcısının ağzından hikayelerini ve Kırgız yaylalarını, doğasını, folklorunu anlatırken, Sovyet Sistemi’nin de müthiş bir tarifini ve eleştirisini yapıyor. “Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek” kitabının ilk hikayesi olan “Yıldırım Sesli Manasçı”da ise, Issık Göl kıyısında yaşayan bir Kırgız Boyunun yaşanan iç savaşlarda yaşadığı dramlar anlatılıyor – ki, bu yazımda kullandığım alıntılar bu öyküye ait. Kitaba ismini veren “Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek” hikayesi ise, babasıyla birlikte fok avına çıkan ve denizde kaybolan bir çocuğun hikayesini anlatıyor ki... Öyküyü okurken, denizin ortasında bir kayıkta mahsur kaldığınızı hissediyorsunuz, susuzluktan boğazınız kururken baba ve oğul arasında yaşananlar gözyaşı bezlerinizi harekete geçiriyor.

Ruh Ordo'da büyük bir konferans salonu Aytmatov'a adanmış...

Aytmatov müthiş edebi yeteneği yanında, Kırgız halkının uluslararası temsilcisiydi de... Hem Sovyet döneminde komünist rejim tarafından büyük saygı duyulan bir isim oldu, SSCB’nin çeşitli uluslararası kuruluşlarda Büyükelçiliğini yaptı, hem de Kırgızistan’ın bağımsızlığından sonra yeni ülkesinin çeşitli başkentlerde temsilcisi oldu. Tüm dünya yazarları arasında büyük bir saygı gördü ama...

...Ama, ilginçtir ki, Nobel Edebiyat Ödül Komitesi bu büyük yazarı görmezden geldi. Aytmatov, Nobel’e bir kez aday gösterilmesine rağmen ödülü kazanamamıştı. Rivayet odur ki, bu konu hakkında görüşleri sorulduğunda “Nobel, yazara değil; hak edene verilir. Nobel de, dağıttıklarını şu an koynunda oturduğumuz Hazar’dan, yani benden aldı. Benden aldığını bana mı verecek? Çağdaş dünya bu kadar insaflı değildir” diyerek taşı gediğine oturtmuş, Nobel Kardeşler’in (Alfred dışındakiler) servetlerinin önemli bir bölümünü Hazar petrollerinden sağladığını dünyaya hatırlatmıştır...

Ruh Ordo’dan ayrılmadan önce Kırgız yaşam tarzına son bir bakış atalım ve bu coğrafyalarda çok değerli olan şahinlerle tanışalım. Kırgız bir amca, evcil şahini ile hasbıhal etmemize ve fotoğraf çektirmemize izin veriyor. Görkemli kanatlarını açıp poz vermesi için sahibi tarafından dürtüklenen şahin fazla kıpraşmaya başlayınca tırsıp olay yerinden kaçıyoruz.

(Devam edecek)

http://onurataoglu.blogspot.com/2015/01/krgzistan-issk-gol-tanrnn-yeryuzundeki.html

Bu haber 1348 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

KONUK KALEMLER  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (5)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (5) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (4)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (4) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

EVRAZES’e giriş kemer sıkmaya götürdü

EVRAZES’e giriş kemer sıkmaya götürdü Rusya’nın ekonomik problemleri, EVRAZES’ten büyük ekonomik beklentileri olan Kırgızistanlıların bu beklentilerini b...

Gümrük Birliği’ndeki Kırgız işgücü

Gümrük Birliği’ndeki Kırgız işgücü Tahminlere göre her on Kırgızistan vatandaşından birisi Rusya’da ekmek peşinde koşuyor. 6 milyon nüfusun 550 bini R...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (3)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (3) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (2)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (2) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (1)

Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (1) Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar ...

Kardeşin, kardeşe çelme takması kardeşi üzer

Kardeşin, kardeşe çelme takması kardeşi üzer Şu husus bilinmelidir ki Türk(iye) kamuoyu; Eski Sovyetler Birliği üyesi Türk Devlet ve Topluluklarından bu olay so...

Türkiye-Rusya krizinde Kırgızistan nerede olmalı?

Türkiye-Rusya krizinde Kırgızistan nerede olmalı? Bizim için iki dost ülkenin, birbirinin saçlarına yapışmış iki insan gibi bir halde iken, Cumhurbaşkanımızın bir ta...
Özer RAVANOĞLU Özer RAVANOĞLU
MANAS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ve TATBİKAT CAMİİ
Nurettin AKSU Nurettin AKSU
Kırgız sanat dünyası acı bir yılı geride bıraktı

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar

  Atambayev'den klip
 

Atambayev'den kl

İzlenme:964

   
  Bir Zamanlar Ankara'da
 

Bir Zamanlar Ankara&

İzlenme:1944

   
  Büyük Manasçı Sayakbay Karaliyev
 

Büyük Manasçı Sayakb

İzlenme:2090

   
  Yetenek Sizsiniz 2014 / Atai Omurzakov ve Tumar KR
 

Yetenek Sizsiniz 201

İzlenme:3308

   

Tüm fotoğraflar

  TALAS
 

TALAS

İzlenme:0

   
  BATKEN
 

BATKEN

İzlenme:0

   
  SON KÖL
 

SON KÖL

İzlenme:0

   
  KIRGIZİSTAN'DAN
 

KIRGIZİSTAN'DAN

İzlenme:0

   

ANKET

Örnek Anket?



Tüm Anketler

Döviz Kurları

HAVA DURUMU