GÜNCEL    EKONOMİ    EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT    YAŞAM - SAĞLIK    SPOR    ANALİZ    İHALELER
Foto Galeri Video Galeri Kırgızistan Kırgız Medyasından Künye

KIRGIZİSTAN'IN GÖZ KAMAŞTIRAN GÜZELLİKLERİ

KIRGIZİSTAN'IN GÖZ KAMAŞTIRAN GÜZELLİKLERİ
29 Ocak 2014, 00:59
Kırgızistan
0 Yorum
Bu haber 9576 defa okunmuştur.
Facebook  Twitter 

 

Issık Göl

Kırgızistan’ın en büyük gölü olan Issık Göl, dünyadaki en büyük göller arasında 25’inci, en derin göller sıralamasında da 7’nci sırada yer alır.

Ülkenin kuzeydoğusunda, Güney Aladağ ile Teskey Aladağ’ın ortasında, deniz seviyesinden 1609 metre yüksekliktedir. İrili ufaklı 80’e yakın dere ve ırmağın sularıyla beslenen Issık Göl’ün dikkat çeken özelliklerinden biri ise, bu suların son noktası olmasıdır. Yani Issık Göl, dere ve ırmakların birleştiği ancak ayrılmadığı bir yapıya sahiptir.

Issık Gölü besleyen suların en büyükleri doğusundan gelen Tüp ve Cırgalan ırmaklarıdır. Batısından gelen Çuy ırmağı, Bişkek-Balıkçı karayolunu takip etmesine rağmen Balıkçı’ya 6 km. kala yön değiştirir ve Orta Tokoy Baraj Gölü’ne ulaşır. Ancak yaz mevsiminde yaşanan taşkınlar sırasında sularının bir kısmını Issık Göl’e bırakır. Göldeki su seviyesi her birkaç on yılda değişir (düşer veya yükselir).

Tuzlu bir suya sahip olan gölde mineral oranı 5.90 %’dir. Göldeki su hacmi 1738 km3, kapladığı alan 6236 km2, çevresinin uzunluğu 688 km, ortalama derinliği 278 m, en derin noktası 702 m, uzunluğu doğudan batıya 182 km, genişliği kuzeyden güneye 58 km. dir.

Temizliği bakımından Baykal Gölü’nden sonra dünyada 2. sırada yer alır.

Arslan Bab

Tabiatın şaşırtıcı bir şaheseri olan Arslanbab’ı, deniz seviyesinden 1600 m. yükseklikte karşımıza çıkan yemyeşil bir vaha diye adlandırabiliriz. Ülkenin güneyindeki en çekici dinlenme yerlerinden biri konumundadır. Arslanbab ilçesi, Fergana ve Çatkal dağlarının batı ve güney taraflarında, Babaş Ata dağı sırtlarındaki vadide yer almaktadır.

Arslanbab, ününün uzaklara kadar ulaşmasını öncelikle 608 bin 500 hektar alana yayılmış bereketli ceviz ormanlarına borçlu. Elbette ünü sadece bu ceviz ormanlarından kaynaklanmıyor. Deniz seviyesinden 220 metre yükseklikte, ulaşılamaz vahşi kayalıklar arasından dağın berrak sularını taştan taşa sekerek akan, kimi yerlerde, masalsı bir şekilde gökyüzünden düşercesine çağlayanlara dönüşen suları da hayran bırakıyor.

Bölge halkı, dünyaca tanınan cevizleriyle ilgili efsane de anlatırlar. “Asya içlerine kadar gelen Makedonyalı İskender, Arslanbab’ta yediği cevizi çok beğenir ve ülkesine de götürür. İşte Yunanistan’daki ceviz bahçelerinin kuruluşunun temeli, İskender’in götürdüğü Arslanbab cevizidir.”

Süleyman Dağı (Sulayman Too)

Ülkenin güneyindeki Oş kentinin ortasında bulunan Süleyman Dağı, batıdan doğuya doğru yaslanmış beş mahmuzlu asitlenmiş dayanıklı taş gibi kabul gören kutsal bir dağ olarak yer almış halkın gönlünde.

Uzunluğu 1140 m, genişliği 560 m. olan dağ, geçmişten bugüne şerefli, kutsal bir dağ olarak görülmüş. Şimdiye kadar korunan kaya resimleri de bunun delili. Dağın eteğinde bir müze var. 16. yüzyıla kadar Bara-Kuh olarak anılan dağ, 20. Yüzyıla kadar “Taht-ı Süleyman” (Süleyman’ın tahtı) olarak adlandırılmış.

UNESCO’nun “dünya mirasları” listesinde yer alan Süleyman Dağ’ın tepesinde “Taht-ı Süleyman” Mescidi bulunuyor. Mescit 1963 yılında bombalanmış, muhafaza edilen malzemeler esas alınarak 1991 yılında restore edilmiştir. Dağda ayrıca 16. yüzyıldan kalma “Ravat Abdullahan” Mescidi, 18. yüzyıla ait bir eser ile bir de çilehane (hücre) var. “Çakka tamar” ve “Tepeünkür” mağaralarının da bulunduğu Süleyman Dağı’nın kuzey ve güneyinden iki kanal geçmektedir.

Yedi Öküz (Ceti Ögüz)

Karakol şehrinin batısında, şehre 28 km. uzaklıkta, Issık Göl’ün güney sahili yakınlarındaki Yedi Öküz, ülkenin en göz alıcı vadisi konumunda.

Yedi Öküz vadisi, Teskey-Ata dağının kuzey yamacındaki Issık Gölü güneyden dolanıp akan aynı adlı ırmağın iki tarafını çevrelemiş. Dizilip yatan öküzleri andıran, çıkılması zor sıralı kızıl tepeler nedeniyle “Yedi Öküz” olarak adlandırılmış.

Ziyaretçileri daha vadinin girişinde karşılayan bu tepeler, vadinin “alâmetifarikası” gibi. “Yarılmış kalp” olarak anılan kızıl tepe ise bölge halkının gururu. “Yedi Öküz”e yolu düşen herkes “yarılmış kalp”i mutlaka arşivine alıyor

.

Burana

Kırgızistan, 10. yüzyılın ortasında Karahanlıların egemenliğine girer. Karahanlılar; el sanatları, ticaret ve inşaatın gelişmesine ve yeni şehirlerin kurulmasına vesile olan güçlü bir devlet olarak kendini gösteriyor. Balasagun da o dönemde kurulan yeni şehirlerden birisi olup bu adı da, adını Burana kulesinden alan Burana kasabasından alır.

Bu ünlü şehrin kalıntıları, Tokmok ilçesine 12 km. uzaklıkta yer alıyor. Çeşitli amaçlarla kurulan binaların kalıntıları, kasabanın her yerinden bulunuyor. Kasabanın merkezi dik açıya benziyor. Merkezdeki kalıntıların doğusunda bulunan Burana kulesi, pişmiş tuğladan yapılmış ve 10-11 yüzyıl Orta Asya mimarisinin en güçlülerinden biri olarak kabul ediliyor.

Taş Rabat

Bu benzersiz mimari anıt, Narın bölgesinin en güzel vadisi olarak anılan Kara Koyun Vadisi’nde bulunuyor. Narın’ın 110 km. güneyinde, deniz seviyesinden 3200 m. yükseklikteki Taş Rabat, Kırgızistan’da 15. yüzyıla ait en bilinen, en önemli mimari şaheserlerinden biridir.

Orta Çağ’da büyük İpek Yolu’nda Taş Rabat tabyası, kervansaray görevi yaparak, tüccar ve gezginlerin her zaman mola yerdikleri bir merkez olmuş. Taş Rabat, söz konusu tarihi dönemde Çuy ve Fergana vadilerini Kaşgar’a bağlayan ticaret yolu üzerinde kurulmuş. Avcılar ve hayvancılar için bu kervansaray, umulmadık bir yapı olmuş ve kervansarayla ilgili efsaneler dile getirilmiş.

Bilim adamlarının Taş Rabat ile ilgili ciddi araştırmaları 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın ilk yıllarında başlar. Yapıyı kültürel açıdan ve kuruluş sebepleri açısından ele alan bilim adamları çeşitli tahminler yürütürler. Bir kısmı Taş Rabat’ın kuruluşunu Orta Çağ’ın sonları olarak açıklarken, bir kısım bilim 10-11. yüzyılda Hıristiyan Nasturilerin kurduğu manastır olduğu tezini ileri sürer.

Ülke için tarihi öneme sahip bu kültür anıtı 1980’de restore edilmiş olup günümüzde çeşitli ülkelerden turistlerin uğrak yerine dönüşmektedir. Taş Rabat’ın kuruluş tarihi ile ilgili değişik iddialar var. Belgeler, Taş Rabat’ın, Muhammed Han’ın emriyle kurulduğunu göstermekle birlikte, yaşlıların anlattığı efsane çok farklı.

Efsaneye göre Taş Rabat’ı bir baba oğul yapar. İnşaatın son döneminde, kubbeye son taş konurken uzaktan bir kervan görünür. Oğlan işi gücü bırakıp gelenleri görmeye koşar. Babası, “hiç olmazsa işi bitir, oğlum” diye bağırır. Oğlan duymazlıktan gelerek koşar gider. Ancak geri dönmez. Baba bakar ki, kervan ile birlikte ay yüzlü bir kız da gelmektedir. Taş Rabat’ın çatısı o günden beri yoktur.” Böylesine farklı bir mimari anıtın olduğu Narın bölgesinde, ilginç bir seyahatle geçidi aşarak yüksek dağlardaki bir muhteşem göle, Çatır Köl’e ulaşabilirsiniz.

 

Sarı Çelek Gölü

Sarı Çelek Gölü, yüksek dağlardaki en harika göl olarak kabul edilir. Ülkenin batısında Bişkek’e 500 km, Oş’a 300 km. mesafededir. Çatkal sıradağlarının ilginç, göz kamaştıran güzelliklerinden biri.

Gölün uzunluğu 7.5 km, alanı 507 hektar, deniz seviyesinden yüksekliği ise 1940 m. Suyunun sıcaklığı yazın 19 dereceyi aşmazken, kışın da +4 ile 0 derece arasında değişir. Koco Ata ırmağının kaynağı olan gölün suyu içme suyu olarak da kullanılabilir. Etrafındaki vadilerden gelen dağ suları gölü besler.

Sahilleri çok dik yalçın kayalıklar ile kuşatılan Sarı Çelek Gölü’nde derinlik hemen başlar ve bazı noktalarında bu, 234 metreye kadar ulaşır. Derinlik bakımından Kırgızistan’da ikinci, Orta Asya’da üçüncü sırada yer alır. Gölün güney sahilleri ince zarif çam ve sık köknar ormanları ile kaplıdır.

Buraya geldiğinizde adeta Sibirya ormanlarındaymış gibi hissedersiniz kendinizi. Göz alabildiğince uzanan çamlar parlayan göl suyunda, aynaya düşmüş gibi yansımaktadır. Bu doğal aynada gölü çevreleyen yalçın kayalar ile yeşile bürünmüş dağları da görebilir, masal dünyasına geldiğiniz duygusuna kapılırsınız.

Gölün ismi olan Sarı Çelek ise sonbaharda kendini gösterir. Bu mevsimde ağaç yaprakları sarı, kırmızı renklere boyanır, göl, bal süzen kova görünümüne dönüşür. Göl ile ilgili bir efsane de anlatılır, sahilde arı yuvası bulan balcı hakkında. Efsaneye göre bu adam balı kovaya doldururken, rengi o kadar hoşuna gimiş ki, göle “sarı çelek” adını vermiş.

Son Göl (Soñ Köl)

Tanrı Dağları silsilesinin muhteşem göllerinden birisi de Son Göl’dür. Adı, bu dağların en yükseğinde bulunmasından gelir.

Narın’ın güneydoğusundaki Son Göl dağı ile Moldo Dağı arasında kalan bölgedeki büyük vadide yer alan gölün deniz seviyesinden yüksekliği 3016m, uzunluğu 29 km, genişliği 18 km, alanı 278 km2, ortalama derinliği ise 22 m.dir.

Son Göl, aynı zamanda Kırgızistan’ın en büyük içme suyu deposudur. Dağlardan akan derelerin beslediği Son Göl, aynı adla anılan ve Narın ırmağı ile birleşen ırmağın da kaynağı konumundadır.

Sanki gökyüzüne ulaşmayı beklercesine böylesine yüksek rakımda yer alan Son Göl, Kırgız yaylaları ile çepeçevre kuşatılmıştır. Bu yaylalarda geçmişten beri Kırgızların dört tür hayvanı otlar (at, deve, koyun ve keçiler). Yazın halk yaylaya çıkar ve boz evlerini (çadır) dikerler.

Göle gitmek için dört yol tercih edilebilir. Birincisi Sarı Bulak üzerinden (kuzeydoğu), ikincisi güneydoğudan bol kavisli yoldan, üçüncüsü güneybatıdan Aktal üzerinden, dördüncüsü ise güneybatıdan Karakeçe kömür ocakları yanından. Parlayan gölün suları daha uzaktan göz kamaştırır.

Göl, karla kaplı Aladağ’ın koynundaki değerli kolyeye takılmış paha biçilemez inci hissi uyandırır. Sahilinin doğası da, el değmediğinden dolayı masallardan çıkmış gibi gizemlidir. Hava durumuna göre gölün rengi de değişir; gökyüzü gibi masmavi veya lacivert, bunun yanı sıra kırmızımsı veya sarı renkler dönüşür. Göz okşayan güzelliği, insanları unutulmaz anlara, hayal dünyasına sürükler.

Bu haber 9576 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

Kırgızistan  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Büyük Türkolog Hüseyin Karasayev (I)

Büyük Türkolog Hüseyin Karasayev (I) Hayatı boyunca sadece halkı için çalışan, Kırgız kültürü ve basınının, sözlükçülük ve edebiyatının, folklor ve eğit...

MANAS DESTANI

MANAS DESTANI Dünyanın en uzun destanı özelliğini taşıyan ve dünya edebiyatının şaheserleri arasına giren Manas Destanı, Kırgız T...

GENEL BİLGİLER

GENEL BİLGİLER Orta Asya’nın güneydoğusunda yer alan Kırgızistan’ın kuzey batısında Pamir Alay, güneydoğusunda Tanrı Dağları ile b...
Özer RAVANOĞLU Özer RAVANOĞLU
MANAS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ve TATBİKAT CAMİİ
Nurettin AKSU Nurettin AKSU
Kırgız sanat dünyası acı bir yılı geride bıraktı

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar

  Atambayev'den klip
 

Atambayev'den kl

İzlenme:964

   
  Bir Zamanlar Ankara'da
 

Bir Zamanlar Ankara&

İzlenme:1944

   
  Büyük Manasçı Sayakbay Karaliyev
 

Büyük Manasçı Sayakb

İzlenme:2090

   
  Yetenek Sizsiniz 2014 / Atai Omurzakov ve Tumar KR
 

Yetenek Sizsiniz 201

İzlenme:3308

   

Tüm fotoğraflar

  TALAS
 

TALAS

İzlenme:0

   
  BATKEN
 

BATKEN

İzlenme:0

   
  SON KÖL
 

SON KÖL

İzlenme:0

   
  KIRGIZİSTAN'DAN
 

KIRGIZİSTAN'DAN

İzlenme:0

   

ANKET

Örnek Anket?



Tüm Anketler

Döviz Kurları

HAVA DURUMU