GÜNCEL    EKONOMİ    EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT    YAŞAM - SAĞLIK    SPOR    ANALİZ    İHALELER
Foto Galeri Video Galeri Kırgızistan Kırgız Medyasından Künye

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (I)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (I)
06 Eylül 2014, 14:32
Analiz
0 Yorum
Bu haber 2784 defa okunmuştur.
Facebook  Twitter 

GİRİŞ

İslamın Kırgızistan’ın sosyal, kültürel ve siyasi yaşamında sahip olduğu karmaşık rol, 2001 sonlarında başlayan Afganistan Savaşı/Amerikan işgali ile birlikte siyasi analizciler, akademisyenler ve siyasetçiler için her zamankinden daha ilginç bir konu halini aldı. Bu konu, Sovyet döneminde Batılı akademisyenlerce haklı nedenlerle büyük oranda gözardı edilmişti: çalışılabilecek kaynakların azlığına, az sayıdaki arşiv ve kaynağı Soğuk Savaş kontekstinde çalışmanın neredeyse imkansız oluşu eklendiğinde akademik çalışma yapmak bir hayli güçtü.1 Ayrıca Kırgızistan Batılılar için göreceli olarak “uzak” bir yerdi; komünizmin gelişinden bile önce, bu dağlık topraklara ulaşım çok zordu.2 Bu coğrafyada akademik çalışma yürütenler genelde ya bölge Müslümanlarını yönetmek, “ehlileştirmek” ve hatta Ortodoks Hristiyanlık’a geçmeye ikna etmek amacıyla Çarlık rejimince görevlendirilen subay, din görevlileri veya akademisyenler ya da Rus olmayan az sayıda Batılı akademisyenlerdi. Bunların çalışmaları da genelde 1001 Gece Masalları’ndan esinlenen Oryantalistik fanteziler ve emperyal gündemlerle yüklüydü. Orta Asya’nın en büyük şehirleri olan Buhara ve Semerkant’ı ilk defa gören Batılı seyyah ve gözlemciler “rüya gibi” ya da “yüzlerce yıl öncesi bir tarihte donup kalmış” bir Orta Asya görüyordu. Kırgızistan Cengiz Han döneminden beri değişmemiş; adeta donmuş bir ülke olarak tasvir ediliyordu. Kırgızistan Müslümanları ise, tipik 19. yüzyıl Batı imgeleminde Müslümanlara bakış açısından farksız biçimde, kültürel olarak aşağı, geri ve şiddete eğilimli insanlar olarak resmediliyordu.

Sovyet döneminin din karşıtı politikaları bir yandan Sovyet akademyasının İslama bakış açısını ciddi şekilde sakatlıyor, öte yandan da yüzyıllarca Ortadoğu ve Hint alt-kıtasındaki diğer Müslüman toplumlarla yoğun kültürel ve ticari bağlara sahip olmuş olan Kırgızistan Müslümanlarının dini hayatlarında büyük bir kopuşa yol açıyordu. İbadet yerleri kapatılmıştı; az sayıdaki açık cami ve medresede de Sovyet rejimince sıkı bir biçimde kontrol edilen ve yönlendirilen “resmi İslam” dışındaki dini düşünce ve akımlar barındırılmıyordu. Bu şartlar altında Batılı akademisyenler de Kırgızistan’ı sağlıklı bir şekilde çalışamıyordu.

Sovyet rejiminin çökmesi ve Orta Asya Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanması sonrasında Kırgızistan’a olan ilgi arttı. Ne var ki, bu çalışmalar genelde enerji ve İslami köktendincilik gibi uluslararası güvenlikle ilişkili boyutlara endeksli olarak yürütüldü. Kırgızistan Müslümanları bu gibi konuların dışında pek ele alınmadı. Aslında, genel anlamda dinin uluslararası ilişkiler çalışmalarında bir ana faktör olarak ele alınması da çok sıklıkla görülen bir durum değildir. Çoğu durumda din bir yan/ikincil etken olarak düşünülegelmiştir.

Bu çalışmanın iki temel amacı bulunmaktadır. İlk olarak, Kırgızistan siyasetinin ve Kırgız bürokrasisinin Kırgızistan’daki İslami hareketlere karşı geliştirdiği tutuma açıklık getirmeyi amaçlamaktadır. İkinci olarak da, İslamiyet’in Kırgızistan özelinde bağımsızlık sonrası siyasi, kültürel ve toplumsal rolünü ve ülkenin 1991 sonrası yaşamakta olduğu değişime olan etkilerini ele almayı hedeflemektedir. Bunu yaparken, İslamiyet’in Kırgız toplumunda ve siyasetinde çok yüzeyli görünümünü olabildiğince gerçekçi bir biçimde yansıtmayı da amaçlamaktadır.

1. Kırgızistan’da İslam

İslam Orta Asya’da en az on iki yüzyıldır varlık göstermekle beraber, bölgedeki farklı topluluklarda farklı tezahürlere ve geçmişe sahiptir. Orta Asya Müslümanları arasında Özbekler geleneksel olarak İslamı en erken seçen ve Ortodoks İslam anlayışına en yakın olan grup olarak tanınmaktadırlar. Bunun en büyük nedeni olarak Özbeklerin büyük ölçüde yerleşik bir toplum olmaları ve İslami kültür merkezleri olan Buhara, Semerkant ve Hive benzeri kentlerde ve civarında yerleşik bulunmaları gösterilebilir. Buna ek olarak, Özbeklerin yoğunlaştığı bölgelerin İpek Yolu gibi ticaret yolları üzerinde bulunması da hacıların ve İslam bilginlerinin Özbek toplumunun İslam ile ilişkilerini derinden etkilemesine yol açmıştır.

Kırgızlar ise, tıpkı kuzey komşuları olan Kazaklar gibi, farklı zamanlarda gruplar halinde İslamiyeti seçmiş, özellikle Özbek ve Tacik gruplarla iç içe bulundukları Fergana Vadisi civarında ve nispeten kolay ulaşılabilir olan bugünkü Güney Kırgızistan’da yaşayan Kırgız kabileler dağlık Kuzey Kırgızistan’daki kabilelere göre çok daha erken dönemlerde Sünni İslam ile tanışmışlardır. Kuzey Kırgızistan’ın İslamiyet’e tam olarak geçişi ise 19. yüzyıla kadar gerçekleşmemiştir. Dolayısıyla, Kırgızların Orta Asya’da yerleşik topluluklar içinde İslamiyet’i seçen en son etnik grup olduğu söylenebilir.3 Bu nedenle, Kırgız toplumunun Orta Asya’daki diğer etnik gruplara göre (özellikle Özbekler, Tacikler ve Uygurlar) İslam öncesi dini inanışlarla karışmış çok daha heterodoks bir İslam anlayışını benimsediği, Sovyet öncesi dönemde bile dindar olmadığı -Kırgızlar arasında dahi- yaygın kabul gören bir görüştür.4

Günümüzde, Kırgızistan’da Müslümanların toplam nüfusa oranı % 86,3’tür.5 Bu oran, 1991 yılında bağımsızlığın elde edilmesinden bu yana, Rus, Ukraynalı ve Alman gibi etnik grupların Kırgızistan’dan özellikle Rusya’ya göç etmeleri sonucu artış göstermektedir. Ülkedeki en büyük gayrimüslim grubu oluşturan Rus, Ukraynalı ve Almanların toplam nüfusa oranı 1979 yılında % 31,9 iken, bu oran 1999 yılında % 13,9’a düşmüştür.6 Müslüman nüfusun çoğunluğunu ülke nüfusunun % 64,9’unu oluşturan Kırgızlar ile %13,8’ini oluşturan Özbekler teşkil etmektedir.7 Müslüman nüfusun büyük çoğunluğu Sünni mezhebine bağlıdır. İslamiyet’ten sonra en yaygın din, çoğu mensubunu toplumun % 8,4’üne karşılık gelen Rusların oluşturduğu Ortodoks Hristiyanlıktır.8

2. Kırgızistan’ın İslama Resmi Yaklaşımı

Bağımsızlık sonrası Kırgızistan’da, diğer Orta Asya devletlerinde olduğu gibi, dinin toplumsal ve siyasi sahnedeki rolü büyük bir değişim gösterdi. Kırgız toplumunun ve siyasetinin tecrübe etmekte olduğu bu dini “uyanışı” ve uyanışa karşı verilen tepkileri anlayabilmek için, Sovyet döneminin din politikası hakkında kısa bir bilgi vermekte yarar bulunuyor. Çünkü, Kırgız siyasetinin ülkede rolünü ve görünürlüğünü artıran İslami hareketlere karşı geliştirdiği tepkiler büyük oranda Sovyet döneminden miras kalan reflekslere dayanmaktadır.

2.1. Sovyetler Birliği’nin İslam’a Yaklaşımı

Sovyetler Birliği’nin dine bakış açısı Marksizmin dinlere yaklaşımı çerçevesinde şekillenmiştir. Marksist ideolojide din, kitleleri burjuva ve yönetici kesime karşı isyan etmekten alıkoyan, “öbür dünya”ya yönelik vaatlerle kitleleri dünyevi taleplerini azaltmaya, ellerinde olanla yetinmeye iten bir baskı aracı olarak görülür. Bu nedenle din, toplumdaki sınıf farklılıkları ortadan kalktıkça yok olacağı tahmin edilen, yok olması arzu edilen bir ancien régime kurumudur. Sovyetler Birliği de, Çarlık Rusyası ile özdeşleştirdiği Ortodoks Kilisesi’ni ve “geri”, “batıl” olarak nitelendirdiği İslamiyet ve Musevilik gibi diğer dinleri yok etmek amacıyla şiddetli bir din karşıtı propaganda sürdürdü. 1917–1940 arasında en şiddetli biçimde devam eden bu süreçte kilise ve vakıf arazileri müsadere edildi, ibadet yerleri kapatıldı, din adamları öldürüldü ya da hapse atıldı, dini eğitim almak ve herhangi bir dini inanca sahip olmak yasaklandı. Her ne kadar genç Komünist rejimin ilk ve esas kurbanı Ortodoks Kilisesi idiyse de, özellikle 1925 sonrasında Sovyet rejiminin Orta Asya’daki otoritesini artırmasıyla birlikte din karşıtı propaganda ve politika Kırgız topraklarında da hissedilmeye başlandı. Anti-İslami propaganda o denli etkiliydi ki, 1917 yılında Orta Asya’da yaklaşık 20.000 cami bulunurken, bu sayı 1929’da 4000’e geriledi; Özbekistan’da 1935 yılında sadece 60 cami kalmıştı.9 Gosateizm yani devlet eliyle ateizm adı verilen bu politikanın, yine de, çok uzun bir süre aynı kararlılıkta sürdürüldüğünü söylemek mümkün değildir.10 2. Dünya Savaşı’nın Sovyet topraklarına sıçraması ile birlikte yumuşatılan din karşıtı politika, kısa süre içinde dinlerin sıkı devlet denetiminde ve güdümünde tutulduğu, Sovyet rejiminin dini kendi çıkarları doğrultusunda, kitlelerin sadakatini sağlamak için kullandığı bir siyasete dönüştü. Bu çerçevede, Sovyet Müslümanlarını temsilen dört Müftülük kuruldu. Her bir Müftülük, Müslümanların yoğun olduğu bölgelerde (Kuzey Kafkasya, Güney Kafkasya, Orta Asya ve Volga bölgesi) görev yapıyordu.

Kısa adı SADUM olan Orta Asya ve Kazakistan Müftülüğü 1943 yılında, Orta Asya’da İslamiyeti yönlendirebilmek ve Sovyet yönetiminin kontrolünde tutabilmek amacıyla, Çarlık döneminde Rusya Müslümanlarının temsil organı olan Orenburg Müslüman Dini Meclisi örnek alınarak kuruldu.11 Müftülük, belirlenen sınırlar dahilinde dini eğitim veriyor ve açılmasına izin verilen az sayıdaki cami ve medresede görev yapacak din adamlarını yetiştiriyordu. Böylece Sovyet sistemi 20 yılı aşkın bir süre amansız biçimde savaşıp ortadan kaldıramadığı dinlerle yeni bir mücadele yöntemi bulmuş oldu. İbadet yerlerini, burada görev yapacak olan din adamlarını ve, en önemlisi, bu din adamlarının sahip olacağı bilgi sistemini – Bourdieu’cü tabirle kültürel sermayeyi- kontrol etmeyi hedefleyen Sovyet yönetimi, böylelikle dini cemaatleri de kontrolü altında tutmayı ve cemaatlerin sadakatini dini propaganda yoluyla berkitme amacını güdüyordu. Bu politikanın en önemli sonucu olarak Sovyet Müslümanları bir yandan “ümmet”ten soyutlandı, bir yandan da seküler bir İslam anlayışını benimsedi. İslamiyet bir kimlik belirleyicisi olma hüviyetini kazandı; Sovyet Müslümanları arasında İslam bir dizi ritüel ve inançtan çok, bir gelenek (tradition) olarak algılanmaya başlandı. Artık Kırgızlar için İslamiyet vahye dayanan birtakım dünyevi ve uhrevi değerler ve davranışlar bütünü olmaktan çıkıp, komşuları olan Ruslardan kendilerini ayırt etmeye yarayan bir kültürel/etnik kimlik işareti –yine Bourdieu’cü jargonda markör- halini aldı. Tamamen sekülerleşmiş, hatta ateist olan, hayatını İslamiyete refere etmeden sürdüren bir Kırgız, Ruslardan farkını ve Kırgızlığını, uhrevi içeriği tamamen boşaltılmış bir İslam kimliği ile iddia eder oldu.12 Bu dönemde, Kırgız, Özbek, Tatar, Kazak vs. olmak Müslüman olmakla eş hal aldı; tıpkı, sekülerleşmiş/demistifiye edilmiş Ortodoksluk’un Rus olmakla eş tutulması gibi.13 Devlet tarafından dayatılan ve akademik çalışmalarda “resmi İslam” olarak adlandırılan tek tip bir İslam anlayışı toplumun bütününe kayıtsız şartsız egemen olmayı, diğer, alternatif İslam anlayışlarını ortadan kaldırmayı hedefliyordu.14 Resmi İslam anlayışı, tüm çabalara rağmen yok edemediği, “gerici” ve “batıl” bulduğu diğer İslami yaklaşımları halk İslamı/folk İslam olarak adlandırıyordu. Resmi İslam her biri sıkı devlet güdümünde bulunan Müftülük, ilahiyat okulları, cami ve medreselerde hakimken, halk İslamı ise Sovyet denetiminden kaçabilmiş olan - veya her biri etnik Kırgız/Müslüman olan yerel Sovyet yetkililerince göz yumulan- türbe, -hem ölülerin gömüldüğü yer hem de Arapça’daki orijinal anlamıyla ziyaret yeri demek olan- mezar ve yeraltı kurslarında Kırgızlara hitap etmekteydi. Daha çok bölgede Sovyet öncesi dönemde büyük ilgi gören evliyanın ve dini büyüklerin hatırasına saygı duymak, mezarlarda adak adamak ve dua etmekten ibaret olan Folk İslam’ın, dini bilgiler bakımından fazla bir derinliğe sahip olmadığı, bağımsızlık sonrası bölgeyi ilk ziyaret eden ve gözlemleyenlerin yorumlarından anlaşılabiliyor.15

(Devam edecek)

1 Maria Elisabeth Louw, Everyday Islam in Post-Soviet Central Asia, (New York: Routledge, 2007). ss. 1-2.

2 Walter R Ratliff, Pilgrims on the Silk Road: A Muslim-Christian Encounter in Khiva, (Eugene: Wipf & Stock, 2010), ss. 8-10.

3 Daniyar Ashymov, “The Religious Faith of the Kyrgyz”, Religion, State & Society, Cilt:31, Sayı: 2, 2003.

4 Julie McBrien & Mathijs Pelkmans, “Turning Marx on his Head: Missionaries, “Extremists” and Archaic Secularists in Post-Soviet Kyrgyzstan”, Critique of Anthropology, Cilt: 28, Sayı: 1, 2008. Ayrıca bkz., Maria Elisabeth Louw “The Religious, The Secular and The Esoteric in Bishkek”, Social Research Center, ss. 1-3, presented at the panel “Challenging Interpretations of Islam in Central Asia” at the eighth annual conference of the Central Eurasian Studies Society, Seattle, 18-21 Ekim 2007; Michael Fredholm, “Islamic Extremism as a Political Force in Central Asia”, Asian Cultures and Modernity Group Report, Sayı:5, Ekim 2003, s. 1.

5 PEW Forum on Religion & Public Life, “Mapping The Global Muslim Population”, (http://pewforum.org/uploadedfiles/Topics/Demographics/Muslimpopulation.pdf).

6 Wikipedia, (http://en.wikipedia.org/wiki/Islam_in_Kyrgyzstan).

7 CIA Fact Book, Kyrgyzstan, (https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/kg.html).

8 U.S.Department of State, (http://www.state.gov/g/drl/rls/irf/2010/148795.htm).

9 Ahmed Rashid, “The Fires of Faith in Central Asia”, World Policy Journal, Cilt: 18, Sayı: 1, Bahar 2001, ss. 46-47.

10 David Kowalewski, “Protests for Religious Rights in the USSR: Characteristics and Consequences”, Russian Review, Cilt: 39, Sayı: 4, Ekim 1980.

11 Kanatbek Murakhalilov, Kanybek Mamataliev, Omurzak Mamaiusupov, “Islam in the Democratic Context of Kyrgyzstan: Comparative Analysis”, Central Asia and the Caucasus, Cilt: 3, Sayı: 33, 2005, s. 46.

12 Julie McBrien & Mathijs Pelkmans, “Turning Marx on his Head: Missionaries, “Extremists” and Archaic Secularists in Post-Soviet Kyrgyzstan, ss. 90-91.

13 Adeeb Khalid “A Secular Islam: Nation, State and Religion in Uzbekistan”, International Journal of Middle East Studies, Cilt: 35, Sayı: 4, 2003, ss. 573-98.

14 T. Jeremy Gunn, “Shaping an Islamic Identity: Religion, Islamism, and the State in Central Asia”, Sociology of Religion, , Cilt: 64, Sayı: 3, 2003, s. 390.

15 A.g.e., s. 390.

İzzet Ahmet BOZBEY Ohio State Üniversitesi

Bu haber 2784 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

Analiz  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (V)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (V) Kırgızistan’da ve diğer Orta Asya Cumhuriyetlerinde devletin seküler yapısını değiştirmeyi hedefleyen ya da hedefle...

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (IV)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (IV) Orta Asya’nın Afganistan’a coğrafi ve kültürel yakınlığı, devletlerin sınır güvenliğini ve kontrolünü sağlamakta ba...

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (III)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (III) Kırgızistan’da İslamiyete yönelik ilginin bağımsızlığın kazanılmasının ardından arttığı şüphe götürmez bir gerçekti...

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (II)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (II) Kırgızistan’da İslama kitlelerin yeniden canlı bir ilgi göstermesi önce Afganistan Savaşı, sonra da Gorbaçov dönemi...

Kırgızistan’daki Dillerin Bugünü ve Geleceği

Kırgızistan’daki Dillerin Bugünü ve Geleceği Kırgızistan'da farklı dil ve lehçelerde konuşan etnik unsurların ortak iletişim dilleri Rusçadır. Rus hakimiyet...

Fergana Vadisi Çıkmazı

Fergana Vadisi Çıkmazı Fergana Vadisi’nin coğrafi, sosyo-ekonomik ve siyasi açıdan Orta Asya’nın kilit bölgesi olması sebebiyle bu bölgede...

BRICS’in Kırgızistan gibi Orta Asya ülkelerine yararı var mı?

BRICS’in Kırgızistan gibi Orta Asya ülkelerine yararı var mı? BRICS üyesi Rusya ile Çin, Kırgızistan için çok önemli. Çünkü bu iki ülke günümüzde Kırgızistan ekonomisinde ana ya...

Kırgız-Tacik ilişkileri savaş durumuna ulaştı

Kırgız-Tacik ilişkileri savaş durumuna ulaştı Kırgız-Tacik askerleri arasındaki çatışma bu kez, Voruh anklavında yaşayan Tacik vatandaşlarının Kırgızistan toprak...

Gümrük Birliği: Eskisi gibi Moskova’ya diz çökmek için şans

Gümrük Birliği: Eskisi gibi Moskova’ya diz çökmek için şans Günümüzde sosyalist bloktan ayrılan Avrupa’daki ülkeler tamamen AB’ye dahil oluyorlar. SSCB’yi muhafaza etmek için ...
Özer RAVANOĞLU Özer RAVANOĞLU
MANAS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ve TATBİKAT CAMİİ
Nurettin AKSU Nurettin AKSU
Kırgız sanat dünyası acı bir yılı geride bıraktı

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar

  Atambayev'den klip
 

Atambayev'den kl

İzlenme:964

   
  Bir Zamanlar Ankara'da
 

Bir Zamanlar Ankara&

İzlenme:1944

   
  Büyük Manasçı Sayakbay Karaliyev
 

Büyük Manasçı Sayakb

İzlenme:2090

   
  Yetenek Sizsiniz 2014 / Atai Omurzakov ve Tumar KR
 

Yetenek Sizsiniz 201

İzlenme:3308

   

Tüm fotoğraflar

  TALAS
 

TALAS

İzlenme:0

   
  BATKEN
 

BATKEN

İzlenme:0

   
  SON KÖL
 

SON KÖL

İzlenme:0

   
  KIRGIZİSTAN'DAN
 

KIRGIZİSTAN'DAN

İzlenme:0

   

ANKET

Örnek Anket?



Tüm Anketler

Döviz Kurları

HAVA DURUMU