GÜNCEL    EKONOMİ    EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT    YAŞAM - SAĞLIK    SPOR    ANALİZ    İHALELER
Foto Galeri Video Galeri Kırgızistan Kırgız Medyasından Künye

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (II)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (II)
07 Eylül 2014, 11:20
Analiz
0 Yorum
Bu haber 3914 defa okunmuştur.
Facebook  Twitter 

2.2. 1991 Sonrası Kırgızistan’da İslam: İslam’ın Kırgız Politikasında Önemli Bir Faktör Haline Gelmesi

Kırgızistan’da İslama kitlelerin yeniden canlı bir ilgi göstermesi önce Afganistan Savaşı, sonra da Gorbaçov dönemi reformlarıyla mümkün oldu.16 Kırgızistan Müslümanları arasında dini duyguların ortaya çıkışında Afganistan’da görev yapan Müslüman Sovyet askerlerinin büyük etkisi bulunduğu söylenebilir. Sadece savaştıkları Mücahitler’den etkilenen askerler değil, aynı zamanda Pakistan ve Suudi Arabistan’daki medreselerde eğitim görmeye giden ve daha sonra Mücahitlere katılan Kırgızlar ve diğer Orta Asyalılar da bu dini dirilişin ilk adımını atmışlardır. Resmi ve daha geniş ölçekteki İslami diriliş ise, sadece birkaç yıl sonra, Sovyetler Birliği’nin dağılması ve beş Orta Asya devletinin bağımsızlıklarına kavuşmasının ardından gerçekleşti.

1991 sonrasında bütün Orta Asya devletleri gibi Kırgızistan da İslamiyete yönelen büyük bir ilgiye sahne oldu. Yaklaşık yetmiş yıl boyunca dini hareketlerin devletçe yasaklandığı ve sıkı biçimde kontrol altında tutulduğu Kırgızistan’da, Kırgız toplumu İslami geçmişine yönelik bir nostalji hissetmeye başladı. Yitirilmiş bir geçmiş olarak gördükleri ve hakkında fazlaca derin bilgiye sahip olmadıkları İslamiyetin toplumdaki görünürlüğü bir anda artmaya başladı.17 Bir yandan Sovyet döneminde yeraltında faaliyet gösteren kurs ve camiler açığa çıkmaya başladı, bir yandan da Ortadoğu ve Güney Asya’daki Müslüman ülkelerden resmi ve gayrı

resmi İslami aktörler Kırgızistan’da etkili olmaya başladı. Böylece, devlet ateizmi nedeniyle Kırgızlar arasında çok sınırlı olan dini eğitim ve bilgi birikimi bir anda artmaya başladı.

Dini bilgiye olan erişimin önündeki engellerin kalkması, bu bilgileri Kırgız toplumuna ulaştıran kanalların da çeşitlenmesine neden oldu. Böylelikle, 1991 öncesinde sadece Sovyet sisteminin izin verdiği “resmi İslam” ve göz yumduğu Folk İslam’ın barınabildiği Kırgızistan, dini bakımdan tam anlamıyla bir yeniden doğuşa sahne oldu. Sadece Kırgızistan’da değil, tüm Orta Asya’da çok sayıda İslami topluluk aktif şekilde faaliyet göstermeye başladı: Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinden gelen Vahhabilik gibi Selefi hareketler, Taliban ve Deobandiler gibi Pakistan, Hindistan ve Afganistan menşeli gruplar, Türkiye’den gelen cemaatler ve zayıf da olsa İran Şiiliği.18 Bu yeni çeşitlilik sadece İslami propagandacıların farklı ülkelerden gelmelerinden değil, aynı zamanda her bir

kanalın farklı maddi kaynaklara, yaklaşımlara, değerlere, amaçlara ve metodlara sahip olmasından da doğmaktadır. Kimi gruplar politik bir varlığa kavuşup siyasi ajandalarını uygulamaya çalışırken, kimi gruplar ise siyasetten uzak durup eğitim ve İslamın kitlelere yeniden tanıtılması gibi propaganda faaliyetlerine yoğunlaşmaktadırlar. İslami bir yönetim anlayışının benimsenmesini hedefleyen bazı hareketler statükoyla şiddet yoluyla mücadele edilmesini savunurken, aynı hedefe sahip başka gruplar ise şiddeti bir araç olarak reddetmektedir. Başta ABD, Rusya ve İngiltere olmak üzere Batılı ülkeler tarafından kökten dinci olmak, Taliban’la işbirliği yapmak ve El Kaide gibi uluslararası terör örgütlerine destek vermekle suçlanan hareketler bulunduğu gibi, aynı çevrelerce ılımlı İslam’ın bölgedeki varlığına örnek olarak gösterilen gruplar da mevcuttur.

3. Kırgızistan’da İslami Hareketler

Bugün Kırgızistan’da açık ya da gizli şekilde faaliyet gösteren çok sayıdaki dini gruptan ancak pek azı toplumda geniş bir kitleye hitap edebilmektedir. En etkili olanlar, yalnızca Kırgızistan sınırları içerisinde değil, tüm Orta Asya’da faaliyet gösteren ve Ortadoğulu gruplardan etkilenen veya bunlarla doğrudan ve organik bağlantıya sahip olan Hizbu’t-Tahrir, Özbekistan İslami Hareketi ve Tebliğ Cemaati gibi gruplardır.

3.1. Hizbu’t-Tahrir-i İslami

Hizbu’t-Tahrir-i İslami (İslami Özgürleşme/Kurtuluş Partisi), ya da kısa adıyla Hizbu’t-Tahrir (makalenin geri kalanında HT olarak anılacaktır) 1952 yılında Suudi Arabistan ve Ürdün’de Takiüddin Nebhani (1909-1977) tarafından kurulmuştur.19 Nebhani'nin aynı zamanda Nazilerle işbirliği yapan Filistinli anti-Semitik çevrelerden etkilendiği ve İsrail karşıtı görüşlere sahip olduğu öne sürülmektedir.20 Ayrıca, bazı uzmanlar hareketin Mısır'da kurulmuş olan Müslüman Kardeşler'in bir fraksiyonu olduğuna ve HT'nin ilk üyelerinin bu organizasyondan devşirildiğine inanmaktadırlar.21

Vahhabi doktrinden etkilenmiş olmakla beraber, ciddi farklılıklar gösterdiği düşünülen HT, faal olduğu ülkelerde silahlı mücadele olmadan, barışçıl yollarla şeriat düzenini hakim kılmayı amaçlar.22 Kendi tanımına göre HT’nin amacı, İslami hayatı Müslüman topluluklar arasında yeniden hakim kılmak ve İslam davasını tüm dünyaya ulaştırmaktır.23 Tüm dünya Müslümanlarını tek bir halifelik çevresinde birleştirmeyi hedefleyen hareket, Ortadoğu ve Orta Asya’da yasaklanmıştır, ancak birçok ülkede yer altı faaliyetlerini sürdürmektedir.24 Avrupa’da çeşitli ülkelerde de etkin olan harekete (www.hizb-ut-tahrir.org) adresinden ulaşılabilmektedir.25 Dikkat çekici bir nokta, web sayfasının Arapça, İngilizce, Urduca, Almanca, Rusça ve Türkçe dillerinde hazırlanmış olmasına rağmen Orta Asya dillerinin seçenekler arasında bulunmamasıdır. Bu durum, HT’nin Orta Asya’ya odaklanmadığı şeklinde yorumlanmaktadır.26 Yine de, uzmanlar, HT’nin Orta Asya’daki en önemli İslami hareket olduğu konusunda

hemfikirdirler.27 Ayrıca, HT’nin Orta Asya’da faal olan İslami hareketler içerisinde tutarlı bir ideolojiye sahip olan tek grup olduğu, Usame bin Ladin ve Taliban lideri Molla Ömer gibi figürlerin HT’nin öğretilerini kullanarak hareketlerine meşruiyet kazandırdıkları öne sürülmektedir.28

HT Orta Asya’nın yeniden İslamlaştırılmasını hedeflemektedir. Bununla paralel olarak, İslam dünyasının tamamını kapsayacak şekilde hilafetin yeniden kurulmasını da amaçlayan HT’nin Müslüman Kardeşler ve Camaat-i İslami’ye göre çok daha güçlü bir global hilafet vurgusu yaptığı söylenebilir.29 Aynı zamanda, tek hilafet bayrağı altındaki ümmet düşüncesiyle çelişen ve ümmeti

farklı ulusal çıkarlara sahip milletlere bölen milliyetçilik kavramı Nebhani tarafından değersiz ve hatta insanlık dışı bulunur.30 Öte yandan, bu nedenlerle HT’nin diğer radikal İslami gruplara göre daha ütopik bir dünya görüşüne sahip olduğu düşünülmektedir.31 HT’nin siyasi gündemi, Orta Asya’da sosyal adaletsizlikleri İslami yöntemlerle giderme fikri üzerine kuruludur.32 Öyle ki, HT tarafından dağıtılan risale ve benzeri propaganda materyallerinde yolsuzluk ve yoksulluk gibi sosyal problemlerin şeriat düzeninin kurulmasıyla sona ereceği ifade edilmektedir.33 Halifeliğin kurulmasının bu gibi ciddi ve köklü sorunları nasıl çözeceğine dair bir açıklama yapmayan HT daha çok altın standartlarına geri dönmek ve Hristiyanlar için cizye ve haraç koymak gibi ahistorik, pragmatik ve popüler sloganik ifadeler yoluyla Kırgızları ve diğer Orta Asya halklarını kendi “davasına” çekmeye çalışmaktadır.34 Yine de, büyük ekonomik problemlerle ve yaygın yolsuzlukla mücadele eden Kırgızistan halkı için altyapısı zayıf bile olsa bu somut çözümler cezbedicidir. Özellikle de sosyo-ekonomik güvencesi bulunmayan kadınlar ve göçmen işçiler gibi ekonomik olarak kırılgan kesimlerin HT’yi kendilerine yakın gördükleri bilinmektedir.35 Buna ek olarak, Kırgız hapishanelerinde hapis cezasına çarptırılan HT mensuplarının bu hapishanelerde bulunan obshchak adlı mahkum network’ünü kullanarak diğer mahkumlarla etkileşim kurdukları, kendilerine yandaş topladıkları ve politik mücadelelerine cezaevlerinde devam ettikleri belirtilmektedir.36 Ayrıca, diğer tüm Selefi gruplar gibi HT de anti-Amerikan, anti-Siyonist, anti-İsrail ve anti-Şii bir ideolojiye sahiptir.37

HT siyasi hedeflerine ulaşmak için şiddeti ve terörü geçerli bir yol olarak kabul etmeyen –ya da etmediğini ifade eden- bir harekettir.38 HT bu tutumunda siyasi analizciler ve akademisyenler tarafından genelde ikna edici bulunuyorsa da, kimi

akademik çevreler HT’yi bizzat şiddete başvurmayan ancak mensupları şiddete dayalı cihat düşüncesini benimsemiş olan bir örgüt olarak tanımlamaktadır.39 Bu nedenle, aynı çevreler HT’yi şiddeti benimsememesi nedeniyle bir terörist organizasyon olarak değerlendirmemekte, fakat İslam devletini kurmayı nihai hedef olarak belirlediği gerekçesiyle Müslüman Kardeşler ve El Kaide ile aynı siyasi spektrumda görmektedirler.40 Çok önemli olan bir nokta olarak, Orta Asya rejimleri HT’nin şiddet yanlısı olduğunu iddia etmektedirler.41 Bu nedenle, Kazakistan ve Kırgızistan hapishanelerinde tutuklu bulunan radikal İslamcıların çoğunluğunu HT mensupları oluşturmaktadır.42 Ancak, Orta Asya rejimleri HT mensuplarının şiddet eylemlerine karıştığına dair inandırıcı bir kanıt

sunamamışlardır.

HT’nin Kırgızistan’da 1991 öncesi dönemde faaliyet göstermediği, bağımsızlık sonrası süreçte ise Afganistan ve Pakistan üzerinden ülkeye ve tüm Orta Asya’ya giriş yaptığı düşünülmektedir. En çok Özbekistan’da sempati toplamış olan HT’nin Kırgızistan’da özellikle ülkenin güneyinde yaşayan Özbek asıllılarca desteklendiği bilinmekte; fakat Kırgızistan çapında toplam kaç mensubu veya sempatizanı olduğu konusunda çelişkili bilgiler bulunmaktadır.43 Öte yandan, HT’nin Kırgızistan’daki ilk örgütlenmesi Kırgızistan’da yaşayan Özbekler tarafından değil, Özbekistan’daki baskı ortamından kaçıp daha “liberal” olan Kırgızistan’a sığınan

Özbekistan Özbekleri tarafından gerçekleştirilmiştir.44

HT’nin mali kaynakları konusunda kesin bir veriye ulaşmak güçtür. Hareketin önceleri Suudi Arabistan kaynaklı Vahhabi gruplarca finanse edildiği düşünülse de günümüzde bu desteğin devam edip etmediği, ediyorsa hangi ölçüde ettiği bilinmemektedir.45 Günümüzde HT’nin İran, Suudi Arabistan ve Taliban tarafından finanse edildiği yönünde spekülasyonlar yapılmaktadır.46 Ancak, HT’nin Vahhabi ideolojisinden etkilendiği ve Sünni bir örgüt olduğu göz önünde bulundurulursa, İran kaynaklı finansman iddialarının doğruluğun ciddi şekilde sorgulanması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Vahhabilik hareketinin keskin Şii karşıtı söylemlere sahip olması ve İran’ın Ortadoğu’da destekleyebileceği –ve gerçekten desteklediği- Şii örgütlerin sayıca hiç de az olmaması, İslam’ın “orijinal” haline dönmeyi hedefleyen, püriten, Sünni HT ile Şiilik propagandası yapmayı bir devlet politikası olarak gören İran arasında ilişkiyi hayli imkansız kılmaktadır. Bu nedenle, HT-İran ilişkisi anlamlı bir ideolojik tabana sahip değildir. Eğer varsa,

ideolojik boyutu bulunmayan böyle bir ilişkinin sadece, o da kısa süreli ve ârızî olmak üzere, maddi çıkarlara dayanan, pragmatist bir menfaat birliği olduğu düşünülebilir. Böyle bir finansal çıkar ilişkisinin varlığı hakkında kuşkulara yol açabilecek bir diğer unsur da, bu tür iddiaların uzmanlar tarafından siyasi manipülasyon yapmak amacıyla, kasıtlı olarak dolaşıma sokulmuş olma ihtimalidir.47 Batı dünyasının radikal İslam tehlikesi karşısında daha da diken üstünde olmaya başladığı bir dönemde, HT gibi –ne kadar şiddet karşıtı olursa olsun- İslami köktendinci bir örgütün, nükleer programı ve anti-Semitik, anti-İsrail söylemleri dilinden düşürmeyen politikacılarıyla İran gibi bir devletin ilişkilendirilmesi, bir yandan Orta Asya’daki HT varlığının uluslararası sonuçlarını, bir yandan da İran ile Orta Asya ilişkilerini etkileyecektir. Barışçıl ve zararsız olarak görülebilecek HT’nin İran’dan finansal destek aldığı iddiası, HT’nin Orta Asya’daki faaliyetleriyle anti-demokratik yollarla mücadele eden Orta Asya Cumhuriyetlerine Batı dünyasından gelebilecek eleştirilerin dozunu düşürebilir. Aynı şekilde, böyle bir destek, Orta Asya Cumhuriyetlerini İran ile olan ilişkilerinde daha sert –ve Batı yanlısı- bir tavır takınmaya itebilir.

Özbekistan İslami Hareketi’nin Afganistan’daki NATO operasyonları sonucu etkinliğini yitirmesiyle HT’nin Kırgızistan’da varlığını artırarak Özbek asıllı Kırgız vatandaşları arasında daha çok destek bulmaya başladığı görülmektedir. Günümüzde Kırgızistan’da kaç HT mensubu bulunduğuna dair net bir bilgi bulunmamaktadır. Muhtemel üye sayısı Crisis Group tarafından 2003 yılında 1000-

2000 arası olarak tahmin edilmişken, 2008 yılında Kırgız Müftülüğü bu sayıyı 15.000 olarak açıklamış, sadece bir yıl sonra ise HT mensuplarının azalarak 1.630 kişiye indiklerini iddia etmiştir.48 Bu bilgi karmaşasına ve eksikliğine rağmen, global bir İslami hareket olması nedeniyle Orta Asya’daki varlığı dikkate değer bulunan HT’nin Kırgızistan’daki elverişli koşullardan yararlanarak faaliyetlerini artırması beklenebilir.

3.2. Özbekistan İslami Hareketi

Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla ortaya çıkan kaotik dönemde toplumsal düzeni sağlamayı kendine görev edinen, dini hassasiyete sahip Adolat (Adalet) gibi vigilante gruplar Özbekistan’daki erken İslami hareketleri oluşturur.49 Belirli bir gündeme sahip olmayan, sadece ahlaki değerlerin aşınmasına tepki gösteren, çoğunluğu işsiz ve düşük sosyo-ekonomik kesimden gelen gençlerden oluşan bu

gruplar “suçlu” gördükleri kişileri şiddete de başvurarak cezalandırmaktaydı. Ancak, kimisi legal olan bu hedefsiz gruplar zaman içinde kendileri haraç kesen suç örgütleri haline dönüştü. Kısa zamanda da, daha İslami gündeme sahip gruplar etkili olmaya başladı. Bu yeni dalga gruplardan biri de, kökleri Adolat hareketine dayanan Özbekistan İslami Hareketidir (ÖİH).50

Kırgızistan’da da faaliyet gösteren (ÖİH), esas olarak Özbekistan’da sempatizan bulan ve Güney Kırgızistan’daki Özbek nüfusa hitap eden bir illegal örgüttür. Tüm Orta Asya’da ve Rusya Federasyonu’na bağlı bazı kentlerde de faaliyet gösterdiği bilinmektedir. 1990 yılında Özbekistan’ın Fergana Vadisi’nde bulunan Namangan kentinde Tahir Yoldaş ve Cuma Namangani tarafından kurulmuştur.51 Ancak, ilk yıllarından itibaren yasadışı ilan edilen ÖİH, sınırlarından kolayca geçilebilen Orta Asya Cumhuriyetlerinde varlık göstermeye başlamıştır. 1992-1997 yılları arasında Tacik İç Savaşı’nda Birleşik Tacik Muhalefeti’nin saflarında savaşan ÖİH, savaşın kaybedilmesi üzerine Afganistan’a geçmiştir. Bu tarihten sonra Suudi Arabistan, Afganistan, Pakistan, İran, BAE ve Türkiye’yi ziyaret ettiği ve bu ülkelerdeki radikal İslami gruplarla ilişkiye geçtiği bilinen Tahir Yoldaş’ın Suudi, İran ve Türk gizli servislerinden finansla destek aldığı iddia edilmiştir.52 ÖİH’yi bölgede faaliyet gösteren birçok İslami hareketten –örneğin en az ÖİH kadar önemli olan HT’den- ayıran özelliği, seküler bölge devletlerini silahlı mücadele yöntemiyle, şiddet kullanarak yıkmaya çalışmasıdır.53

ÖİH’nin 1998 yılında Kabil’de açıkladığı deklarasyona göre hareket Özbek ve Kırgız devletlerine karşı cihat yapmak ve seküler devlet yapısını yıkarak yerine İslami hükümleri tesis etmek amacıyla kurulmuştur.54 Ayrıca tüm İslam alemini kapsayan bir halifeliğin de kurulması amaçlanmaktadır.55 İslam Kerimov rejimini ateist Sovyet rejiminden farksız gören ÖİH, SSCB ve ABD gibi “dış güçlerin” ve onların Kerimov gibi “yerli uzantılarının” baskılarına karşı koyarak bir İslam devleti kurmayı hedeflemektedir. Kırgız hükümetine karşı cihat ilan edilmesinin nedeni ise Özbekistan’da Kerimov rejiminin baskılarından kaçıp Kırgızistan’a

sığınan Özbeklerin Asker Akayev hükümetince Özbekistan’a iade edilmesidir.56 ÖİH bunları başarabilmek için, özellikle 1998 sonrasında, Taliban ve El Kaide ile yakın işbirliği yapmıştır.57 Bu nedenlerle de ÖİH 2000 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından terörist organizasyonlar listesine dahil edilmiştir.

Finansal kaynak elde etmek amacıyla bir yandan Ortadoğu ve Güney Asya’daki radikal İslami gruplarla ve çeşitli gizli servislerle dirsek temasına geçen ÖİH’nin çok önemli bir para kaynağının da uyuşturucu kaçakçılığı olduğu iddia edilmektedir.58 Dünya afyon üretiminin yüzde 92’sini gerçekleştiren Afganistan ile Rusya Federasyonu ve Doğu Avrupa arasındaki uyuşturucu trafiğinin önemli bir rotasını oluşturan Orta Asya, ÖİH için ciddi bir kazanç kapısı oluşturmaktadır.59 2000’li yıllarda Orta Asya ve Rusya’da uyuşturucu kullanımının hızla arttığını not eden araştırmacılar, bu artıştan Orta Asya’nın Afganistan’dan gelen uyuşturucu

trafiğinde oynadığı transit rolü sorumlu tutmaktadır.60 Uyuşturucu trafiğinin, ekonomisi zayıf bölge ülkelerinde, özellikle de Tacikistan ve Kırgızistan’da, devletin otoritesini zedelediği de bir gerçektir. Çok düşük maaşa sahip güvenlik görevlilerinin uyuşturucu tacirleriyle mücadele etmesi oldukça güçtür.61 Bu durum, ÖİH gibi örgütleri faaliyetlerini uyuşturucu kaçakçılığı yoluyla finanse etmeleri için adeta teşvik etmektedir.

Özellikle 2005 yılına kadar Özbekistan’da faal olan ÖİH, 1999 Andican Olayları’nın ardından Afganistan’a yerleşmiş ve Afgan topraklarını kullanarak Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’da çeşitli saldırılar gerçekleştirmiştir. Bu tarihlerde Taliban ile beraber hareket eden ve Taliban kamplarında eğitim gören ÖİH militanları, ABD’nin Afganistan’ı işgalinin ardından Pakistan’ın Veziristan

bölgesine sığınmış, 2005 yılından sonra ise, NATO operasyonlarının sonucu olarak, etkinliklerini yitirmiştir.62 Kırgızistan’da ÖİH’nin etkinliğini yitirmesiyle oluşan boşluğun HT tarafından doldurulduğu düşünülmektedir.

3.3. Tebliğ-i Cemaat

Tebliğ-i Cemaat (Tebliğ) Muhammed İlyas Kandehlevi tarafından 1926 yılında Kuzey Hindistan’da kurulan ve İslam’da “tecdid”i hedefleyen bir harekettir.63 Geç 19. ve erken 20. yüzyıllarda Hindistan’da Müslümanlıktan Hinduizm’e geçenlerin artması üzerine, modernleşmenin kıskacındaki İslam inancının “orijinal” köklerine geri dönmesini savunan Selefi bir düşünce olarak ortaya çıkan Deobandi hareketinin bir parçasıdır. Deobandi görüşü modern zamanlarda yaşanan İslamiyetin, yerel adetler ve diğer dinlerin uygulamaları gibi bidatlardan (Peygamber döneminde olmayıp, Peygamber’in ölümünden sonra dine katılan İslami pratikler) temizlenmesini ve orijinal –yani Peygamber zamanındaki- hali naısılsa günümüzde de o şekilde uygulanması gerektiğine inanan -Vahhabilik gibi- bir dizi püritanik Selefi hareketlerdendir. Günümüzde Hindistan, Pakistan ve İngiltere'de aktif olan Deobandi hareketi, Taliban'ın temel ideolojisini oluşturur; Taliban liderlerinin çoğu Pakistan'daki Deobandi medreselerinde eğitim görmüştür.64

Uzmanlar, Deobandi köklerine rağmen, Tebliğ’i şiddet yanlısı olmayan, siyasetten uzak duran ve gayrı-Müslimlere karşı misyonerlik faaliyetleri yürütmeyen bir hareket olarak nitelendirmektedir.65 Tebliğ faaliyetlerini dindar olmayan Müslümanlarla birebir görüşme yoluyla sürdüren ve gönüllülük esasına dayanan bir grassroots hareketi olarak görülebilir.66 Diğer İslami gruplarla işbirliği

yapmadıkları gibi çatışma içinde de değildirler. Benzer bir tutumla, cihatçı İslam’a da karşı çıkmaz veya destek vermezler. Tebliğ’in Fransa ve İspanya’da da yayılmaya başladığına dair bilgiler bulunmaktadır.67 Günümüzde Tebliğ’in dünyada en yaygın İslami hareket olduğuna ve çoğu Hint alt-kıtasında olmak üzere 100-150 milyon mensubu bulunduğuna inanılmaktadır.68

Tebliğ’in Kırgızistan’a girişi bağımsızlık sonrası döneme denk gelmektedir. Bu dönemde, daha az dindar Müslümanlar olarak gördükleri Kuzey Kırgızistan ve Kazakistan Müslümanlarına ulaşmaya çalışan Tebliğ, günümüzde Türkmenistan dışında tüm Orta Asya cumhuriyetlerinde etkindir.69 Pakistan ve Hindistan’da eğitim gören yerel mensuplarca sürdürülen faaliyetler bugün Fergana Vadisi’nde yoğunluk kazanmıştır. Bu bakımdan Tebliğ, Güney Kırgızistan’da yerleşik Özbek nüfustan destek gören ve mensuplarını da genelde bu etnik gruptan alan HT’den ayrılmaktadır; çünkü Kırgızistan’da faaliyette bulunan Tebliğ üyeleri çoğunlukla etnik Kırgızlardan oluşmaktadır.70 Bu nedenle, Tebliğ’in HT gibi bölge ülkelerindeki etnik eşitsizliklerden beslendiğini söylemek mümkün gözükmemektedir. Ayrıca, Tebliğ mensupları HT üyelerinden kendilerine gelen iletişim taleplerini reddettiklerini iddia etmektedirler. Bugün Tebliğ’in Orta Asya’da çoğu Kırgızistan’da olmak üzere 10.000 mensubu bulunduğu düşünülmektedir.71

Öte yandan, Tebliğ’in bu mesafeli ve apolitik tutumu Kırgız ve Özbek makamlar tarafından ikna edici olmaktan uzak bulunmuştur. Bu ülke makamları Tebliğ’i aşırılık yanlısı ve terörist olarak nitelendirmektedirler.72 Bu nedenle hareket Özbekistan’da yasaklanmış, Kırgızistan’da ise yasaklanması konusunda çalışmalar sürdürülmektedir.73

 

(Devam edecek)

 

16 Ahmed Rashid, “The Fires of Faith in Central Asia”, s. 48.

17 T. Jeremy Gunn, “Shaping an Islamic Identity: Religion, Islamism, and the State in Central Asia”, s. 389.

18 Svante E. Cornell, Regine A. Spector,“Central Asia: More Than Islamic Extremism”, The Washington Quarterly, Cilt: 25, Sayı: 1, 2002, s. 195.

19 Ahmed Rashid, “The Fires of Faith in Central Asia”, s. 53.

20 Mateen Siddiqui, “Tha Doctrine of Hizb ut-Tahrir”, Zeyno Baran (Der.), The Challenge of Hizb ut Tahrir: Deciphering and Combating Radical Islamist Ideology, (Washington: Nixon Center, 2004), ss. 1-2.

21 David Commins, “Taqi al-Din al-Nabhani and the Islamic Liberation Party”, The Muslim World, Cilt: 81, Sayı: 3-4, 1991, s. 194.

22 Cholpon Chotaeva, “Islam in the Social-Political Context of Kyrgyzstan”, Central Asia and the Caucasus, Cilt: 6, Sayı: 24 , 2003, ss. 51-52.

23 Hizb-ut-Tahrir, (http://www.hizb-ut-tahrir.org/index.php/AR/def).

24 Eric McGlinchey, “Islamic Revivalism and State Failure in Kyrgyzstan”, Problems of Post-Communism, Cilt: 56, Sayı 3, Haziran 2009, s. 20. Ayrıca bkz., Charles Fugere, Muslims, National Security and the State in Uzbekistan, Unpublished PhD Thesis, Montreal, McGill University, 2005, s. 45.

25 Türkiye’den erişim mahkeme kararıyla engellenmektedir.

26 Charles Fugère, Muslims, National Security and the State in Uzbekistan, Unpublished PhD Thesis, Montréal, McGill University, 2005, s. 48.

27 Krzysztof Strachota & Maciej Falkowski, Jihad vs. The New Great Game: Paradoxes of Militant Islamic Threats in Central Asia, (Warsaw: Punkt Widzenia, 2010), s. 45. Ayrıca bkz., International Crisis Group, “Central Asia: Islamists in Prison”, Asia Briefing, Sayı: 97, 15 Aralık 2009, s. 3.

28 Zeyno Baran, S Frederick Starr, Svante E. Cornell, Islamic Radicalism in Central Asia and the Caucasus: Implications for the EU, Silk Road Paper, 2006, s. 18.

29 Husain Haqqani “Understanding HT Ideology”, Zeyno Baran (Der.) The Challenge of Hizb ut Tahrir: Deciphering and Combating Radical Islamist Ideology, (Washington: Nixon Center, 2004), ss. 35.

30 Kristine Sinclair, The Caliphate as Homeland: Hizb ut-Tahrir in Denmark and Britain, Unpublished PhD Dissertation, University of Southern Denmark, 2010, s. 96.

31 Jean- François Mayer, Hizb ut-Tahrir –The Next Al-Qaida, Really?, PSIO Occasional Paper, Nisan 2004, ss. 14-15. 32 International Crisis Group, “Women and Radicalization in Kyrgyzstan”, Asia Briefing, Sayı: 176, 3 Eylül 2009, s. 10.

33 Kanatbek Murakhalilov, Kanybek Mamataliev, Omurzak Mamaiusupov, “Islam in the Democratic Context of Kyrgyzstan: Comparative Analysis”, s. 52.

34 Houriya Ahmed & Hannah Stuart, Hizb ut-Tahrir: Ideology and Strategy, (London: The Centre for Social Cohesion, 2009), ss. 18-19.

35 Crisis Group Asia Briefing, “Women and Radicalization in Kyrgyzstan”, Sayı: 176, 3 Eylül 2009, ss. 10-11. Ayrıca bkz., International Crisis Group, “Central Asia: Migrants and the Economic Crisis”, Asia Briefing, Sayı: 183, 5 Temmuz 2010, s. 14.

36 International Crisis Group, “Central Asia: Islamists in Prison”, Asia Briefing, Sayı: 97, 15 Aralık

2009, ss. 1-3. Ayrıca bkz., International Crisis Group “Women and Radicalization in Kyrgyzstan”, Asia Briefing, Sayı: 176, 3 Eylül 2009, s. 6.

37 Charles Fugère, Muslims, National Security and the State in Uzbekistan, s. 51.

38 Hizb-ut-Tahrir Britain, (http://www.hizb.org.uk/wp-content4/uploads/2010/09/ht_media_pack.pdf).

39 Zeyno Baran (Der.), The Challenge of Hizb ut-Tahrir: Deciphering and Combating Radical Islamist

Ideology, s. ix.

40 Houriya Ahmed & Hannah Stuart, Hizb ut-Tahrir: Ideology and Strategy, s. 3.

41 Krzysztof Strachota & Maciej Falkowski, Jihad vs. The New Great Game: Paradoxes of Militant Islamic Threats in Central Asia, ss. 45-46.

42 International Crisis Group, “Central Asia: Islamists in Prison”, Asia Briefing, Sayı: 97, 15 Aralık 2009, s. 1.

43 Alexey Sukhov, “Post-Soviet Radicalization of Islam in Kyrgyzstan: Hizb ut-Tahrir”, Central Asia and The Caucasus: Journal of Social and Political Studies, Cilt: 6, Sayı: 42, 2006, s. 108.

44 A.g.e., s. 108.

45 Mateen Siddiqui, “The Doctrine of Hizb ut-Tahrir”, s. 6.

46 A.g.e., s. 6.

47 Washington DC’de faaliyet gösteren muhafazakar bir düşünce kuruluşu olan Heritage Foundation’da araştırmacı olarak görev yapan Ariel Cohen, HT’nin Orta Asya’da yıkıcı faaliyetlerde bulunduğuna ve ABD yönetiminin bu hareketi engellemesi gerektiğine ilişkin görüşlerine Orta Asya analizlerinde sık sık yer vermektedir. Benzer görüşler Nixon Center’ın yayınlamış olduğu konferans tebliğlerinde de ifade edilmektedir. Bu görüşleri eleştiren bir makale için bkz. Jean- François Mayer, “Hizb ut-Tahrir –The Next Al-Qaida, Really?”, PSIO Occasional Paper, Sayı: 4, 2004.

48 International Crisis Group, “Women and Radicalization in Kyrgyzstan”, Asia Briefing, Sayı: 176, 3 Eylül 2009, s. 6.

49 Dmitri Karmanov, “The Radical Islamic Organizations of Central Asia”, Central Asia and the Caucasus, Cilt: 6, Sayı: 30, 2004, ss. 51-52.

50 Michael Feldholm, “From the Ferghana Valley to Waziristan and Beyond: The Role of Uzbek Islamic Extremists in the Civil Wars of Tajikistan, Afghanistan and Pakistan”, Islam, Islamism and Politics in Eurasia Report, Sayı:22, 25 Ağustos 2010, s. 2.

51 Svante E Cornell, “Narcotics, Radicalism, and Armed Conflict in Central Asia: The Islamic Movement of Uzbekistan”, Terrorism and Political Violence, Cilt: 17, Sayı: 3, 2005, s. 626.

52 Michael Feldholm, “From the Ferghana Valley to Waziristan and Beyond: The Role of Uzbek Islamic Extremists in the Civil Wars of Tajikistan, Afghanistan and Pakistan”, s. 4.

53 Eren Tatari & Renat Shaykhutdinov, “State Response to Religious Revivalism in Post-Soviet Central Asia”, European Journal of Economic and Political Studies, Cilt: 2, Sayı: 3, 2010, s. 98.

54 Rob Johnson, Oil, Islam and Conflict: Central Asia Since 1945, (London: Reaktion Books, 2007), s. 115; Michael Feldholm, “From the Ferghana Valley to Waziristan and Beyond: The Role of Uzbek Islamic Extremists in the Civil Wars of Tajikistan, Afghanistan and Pakistan”, ss. 5-7.

55 Krzysztof Strachota & Maciej Falkowski, Jihad vs. The New Great Game: Paradoxes of Militant Islamic Threats in Central Asia, s. 39.

56 Michael Feldholm, “From the Ferghana Valley to Waziristan and Beyond: The Role of Uzbek Islamic Extremists in the Civil Wars of Tajikistan, Afghanistan and Pakistan”, s. 7.

57 A.g.e., ss. 114-116.

58 A.g.e., s. 12.

59 BBC News, (http://news.bbc.co.uk/2/hi/4south_asia/5308180.stm).

60 Svante E Cornell, “Narcotics, Radicalism, and Armed Conflict in Central Asia: The Islamic Movement of Uzbekistan”, ss. 580-581.

61 A.g.e., s. 581.

62 Michael Feldholm, “From the Ferghana Valley to Waziristan and Beyond: The Role of Uzbek Islamic Extremists in the Civil Wars of Tajikistan, Afghanistan and Pakistan”, s. 16.

63 Metcalf, D. Barbara, “Traditionalist" Islamic Activism: Deoband, Tablighis, and Talibs”, Social Science Research Council, (http://essays.ssrc.org/sept11/essays/metcalf.htm).

64 Goldberg, Jeffrey, “Inside Jihad U.: The Education of a Holy Warrior”, New York Times, 25 Haziran 2000, (http://www.jeffreygoldberg.net/articles/nyt/inside_jihad_u_the_education_o.php).

65 Metcalf, D. Barbara, “Traditionalist" Islamic Activism: Deoband, Tablighis, and Talibs”, Social Science Research Council, (http://essays.ssrc.org/sept11/essays/metcalf.htm).

66 A.g.e.

67 Hasan, Khalid, “Tableeghi Jamaat: All that You Know and don’t”, Daily Times, 13 Ağustos 2006, (http://www.dailytimes.com.pk/default.asp?page=2006\08\13\story_13-8-2006_pg3_4).

68 Wikipedia, (http://en.wikipedia.org/wiki/Tablighi_Jamaat). 69 Rotar, Igor, “Pakistani Islamic Missionary Group Establishes a Strong Presence in Central Asia”, Eurasianet, 22 Temmuz 2007, (http://www.eurasianet.org/departments/insight/articles/eav072307a.s html). 70 A.g.e.

71 International Crisis Group, “Central Asia: Islamists in Prison”, Asia Briefing, Sayı: 97, 15 Aralık 2009, ss. 4-5.

72 “Tablighi Jamaat could be Banned in Kyrgyzstan”, Interfax, 22 Temmuz 2009, (http://www.interfa

x-religion.com/?act=news&div=6471).

73 Pepraha.News, (http://www.fergananews.com/article.php?id=6066).

İzzet Ahmet BOZBEY Ohio State Üniversitesi Doktora Öğrencisi.

Bu haber 3914 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

Analiz  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (V)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (V) Kırgızistan’da ve diğer Orta Asya Cumhuriyetlerinde devletin seküler yapısını değiştirmeyi hedefleyen ya da hedefle...

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (IV)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (IV) Orta Asya’nın Afganistan’a coğrafi ve kültürel yakınlığı, devletlerin sınır güvenliğini ve kontrolünü sağlamakta ba...

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (III)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (III) Kırgızistan’da İslamiyete yönelik ilginin bağımsızlığın kazanılmasının ardından arttığı şüphe götürmez bir gerçekti...

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (I)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (I) Sovyet rejiminin çökmesi ve Orta Asya Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanması sonrasında Kırgızistan’a olan ...

Kırgızistan’daki Dillerin Bugünü ve Geleceği

Kırgızistan’daki Dillerin Bugünü ve Geleceği Kırgızistan'da farklı dil ve lehçelerde konuşan etnik unsurların ortak iletişim dilleri Rusçadır. Rus hakimiyet...

Fergana Vadisi Çıkmazı

Fergana Vadisi Çıkmazı Fergana Vadisi’nin coğrafi, sosyo-ekonomik ve siyasi açıdan Orta Asya’nın kilit bölgesi olması sebebiyle bu bölgede...

BRICS’in Kırgızistan gibi Orta Asya ülkelerine yararı var mı?

BRICS’in Kırgızistan gibi Orta Asya ülkelerine yararı var mı? BRICS üyesi Rusya ile Çin, Kırgızistan için çok önemli. Çünkü bu iki ülke günümüzde Kırgızistan ekonomisinde ana ya...

Kırgız-Tacik ilişkileri savaş durumuna ulaştı

Kırgız-Tacik ilişkileri savaş durumuna ulaştı Kırgız-Tacik askerleri arasındaki çatışma bu kez, Voruh anklavında yaşayan Tacik vatandaşlarının Kırgızistan toprak...

Gümrük Birliği: Eskisi gibi Moskova’ya diz çökmek için şans

Gümrük Birliği: Eskisi gibi Moskova’ya diz çökmek için şans Günümüzde sosyalist bloktan ayrılan Avrupa’daki ülkeler tamamen AB’ye dahil oluyorlar. SSCB’yi muhafaza etmek için ...
Özer RAVANOĞLU Özer RAVANOĞLU
MANAS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ve TATBİKAT CAMİİ
Nurettin AKSU Nurettin AKSU
Kırgız sanat dünyası acı bir yılı geride bıraktı

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar

  Atambayev'den klip
 

Atambayev'den kl

İzlenme:964

   
  Bir Zamanlar Ankara'da
 

Bir Zamanlar Ankara&

İzlenme:1944

   
  Büyük Manasçı Sayakbay Karaliyev
 

Büyük Manasçı Sayakb

İzlenme:2090

   
  Yetenek Sizsiniz 2014 / Atai Omurzakov ve Tumar KR
 

Yetenek Sizsiniz 201

İzlenme:3308

   

Tüm fotoğraflar

  TALAS
 

TALAS

İzlenme:0

   
  BATKEN
 

BATKEN

İzlenme:0

   
  SON KÖL
 

SON KÖL

İzlenme:0

   
  KIRGIZİSTAN'DAN
 

KIRGIZİSTAN'DAN

İzlenme:0

   

ANKET

Örnek Anket?



Tüm Anketler

Döviz Kurları

HAVA DURUMU