GÜNCEL    EKONOMİ    EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT    YAŞAM - SAĞLIK    SPOR    ANALİZ    İHALELER
Foto Galeri Video Galeri Kırgızistan Kırgız Medyasından Künye

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (V)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (V)
11 Eylül 2014, 10:33
Analiz
0 Yorum
Bu haber 2788 defa okunmuştur.
Facebook  Twitter 

5. Neden İslami hareketler Kırgızistan’da gelişme zemini bulabiliyor?

2005 yılından günümüze kadar ÖİH güç kaybetmeye yüz tutmuş olsa da HT etkinliğini artırmaya başlamıştır. Buradan anlaşılabileceği gibi, Kırgızistan’da ve diğer Orta Asya Cumhuriyetlerinde devletin seküler yapısını değiştirmeyi hedefleyen ya da hedeflemeyen İslami hareketlere popüler bir yönelim vardır. Bu ilginin başlıca nedenleri, Sovyet dönemindeki devlet eliyle ateizm uygulamasının çökmesi ve bağımsızlık sonrası dönemde bir dini vakum oluşması, Kırgızistan halkının devletçe dayatılan resmi dini anlayışa alternatif araması ve alternatif dini hareketlerin bir cemaate aidiyet hissi yaratarak sosyal dayanışmayı teşvik ederek etnik, siyasi ve ekonomik sıkıntıların ifade edilmesinde bir platform görevi görmesi gösterilebilir. Resmi Kırgız söyleminde de ülkedeki radikal İslami hareketlerin güçlenmesinden Sovyet sonrası dönemde yaşanan dini boşluk ve kötü ekonomik koşullar sorumlu tutulmaktadır.107

5.1. Post-Sovyet dönemde oluşan dini vakum

Gosateizmin çökmesiyle, Sovyet döneminde yetişen din adamlarının dini bilgi seviyesinin yetersiz olduğu görülmüştü. Bu nedenle, Ortadoğu, Türkiye, Pakistan ve Afganistan’dan gelen dini gruplar tüm Orta Asya ülkeleri gibi Kırgızistan’da da faal hale geldiler. Körfez sermayesi ve Türkiye’den Diyanet İşleri Başkanlığı gibi değişik finansman kaynakları ile yüzlerce cami ve medrese yapıldı; bu medreselerde binlerce öğrenci eğitim görmeye başladı. Böyle bir durumda, Kırgız toplumunun da İslami hareketlere ilgi duyması beklenmeyen bir gelişme değildi.

Kırgız halkının komşu Özbekler ve Tacikler kadar dindar olmadığı ve dini bilgiye sahip olmadığı düşüncesi Kırgız toplumunun bilinçaltına işlemişbulunmaktadır. Bu düşünce de, Kırgızları daha dindar ve bilgi sahibi olarak gördükleri Orta Asyalı veya yabancı İslami figürlere yöneltmiş olabilir. Kimi uzmanlar, Kırgızların ve diğer Müslüman Orta Asya halklarının post-Komünizm döneminde İslami hareketlere yönelmesinde Sovyet döneminin mirası olan seküler modernizm kadar, geleneksel İslamın yetersizliğinin de etkili olduğunu düşünmektedirler.108 Bu görüşü destekleyen bir veri, HT gibi grupların Kırgızistan’da erkekler kadar kadınlar arasında destek bulmasıdır. Neden HT’nin öğretilerine ilgi duyduğu sorulan bir Kırgız kadın HT mensubu, -devlet kontrolünde bulunan- cami hocalarının Müslüman kadınların nasıl giyinmesi gerektiğine yönelik çelişkili düşünceler ifade ettiklerini, HT’nin ise bu konuda daha derin bir yanıt verdiğini belirtmiştir.109 Kadınların dini eğitim konusundaki eksikliklerinin HT tarafından verilen eğitimle kapattıkları iddiası da ilgi çekebilecek bir diğer görüştür.110

5.2. Resmi dini görüşlere alternatif arayışı

Sovyet öncesi dönemde Orta Asya, Yesevilik ve Nakşıbendilik gibi tarikatların, Ahmet Yesevi, Muhammed Bahauddin ve İmam Buhari gibi ünlü Müslüman alimlerin doğum yeri ve çok önemli bir dini eğitim merkeziydi. Özellikle Buhara ve Semerkant İslami öğretilerin geliştirilmesi ve genç kuşaklara aktarılmasında büyük rol oynamıştı.111 Buhara, Semerkant, Hive ve Fergana Vadisi tarikatların ve dini cemaatlerin faaliyet gösterdiği merkezler konumunda idi.

Sovyet yönetimi, İslami konulardan sorumlu olan SADUM kanalıyla devletçe onaylanan tek tip bir İslam anlayışını teşvik ederken, Orta Asya’da yüzyıllardır faaliyet gösteren tarikatlara izin vermemişti. Orta Asya Cumhuriyetleri bağımsızlık sonrası erken dönemde İslama karşı nispeten özgürlükçü bir tutum takınmıştı. Bu dönemde birçok İslami hareket –özellikle Türkiye menşeli Nurculuk, Körfez kökenli Selefi hareketler, Pakistan ve Afganistan kaynaklı Tebliğ ve benzeri gruplar- Kırgızistan’da faaliyet göstermeye başladı. İslami konuları düzenlemek amacıyla kendi Müftülüklerini kuran bölge devletleri, İslami alandaki çoğulculuktan rahatsızlık duymaya başladılar. Diğer Orta Asya Cumhuriyetleri ile birlikte Kırgızistan’da da artan resmi İslam telkini İslami hareketleri daha çok kontrol altında tutmaya, tehlikeli gördüğü akımları dışlayarak toplumda tek tip dini anlayışı hakim kılmaya başladı. Örnek olarak, Orta Asya ve İslam uzmanları arasında barışçı oldukları yönünde genel görüş bulunan Tebliğ hareketinin Kırgızistan’da yasaklanmasına yönelik çalışmalar sırasında, Kırgız devletinin din işlerinden sorumlu yetkilisi Kanybek Osmanaliyev yasak kararına gerekçe olarak Tebliğ’in resmi Kırgız ulemasına muhalefet ettiğini söylemektedir.112 Yani, kimi Kırgız yetkililere göre, resmi dini görüşe muhalif olmak “terörist” ve “aşırılık yanlısı” olarak yaftalanmak için yeterlidir. Bu çabalara rağmen ve tepki olarak, Kırgız toplumunun bir kesimi de devletçe onaylanmayan bu hareketlere ilgi göstermeye devam etmektedir. Bu nedenle, özellikle ülkenin güneyinde devlet kontrolü dışında faaliyet gösteren camilerde resmi İslam anlayışının dışında, alternatif öğretiler yine resmi makamların kontrolü dışında bulunan din görevlilerince ifade edilmektedir.113

5.3. Sosyal dayanışma ağına dahil olma isteği

Komünizm’in çökmesi sonucunda bağımsızlığını kazanan Kırgızistan’ın pazar ekonomisine geçiş süreci çok sancılı oldu. Kırgızistan’da halk, kapanan fabrikalar, terk edilen kolkhozlar, yüksek işsizlik oranları, artan fiyatlar, aşınan ücretler ve yaygınlaşan yoksulluk gibi sosyo-ekonomik felaketlerle karşılaştı. Ülkedeki kalifiye işgücü Rusya’ya ve Batı’ya göç etti; Kırgızistan bir anlamda Sovyetler Birliği’nin desteği olmadan üretim yapamayan fabrika hurdalığı haline geldi. Global pazarlara uzak olan ve herhangi önemli bir yer altı kaynağı bulunmayan Kırgız ekonomisi, toplumu sarıp sarmalayan rüşvet ve yolsuzluklarla da sarsıldı.114 Tablonun geneline bakıldığında, diğer Orta Asya Cumhuriyetlerinde olduğu gibi Kırgızistan’da da 20 yıllık bağımsızlık döneminde insani gelişmişlik endekslerinin bir hayli kötü durumda olduğu ve yaşanan zenginleşmenin geniş halk kitlelerine ulaşamadığı göze çarpmaktadır.

Bu çalkantılı ortamda kendisini köşeye kıstırılmış hisseden ve sosyal statüsünü yitirme tehlikesiyle karşı karşıya bulan Orta Asya halkları, aile, akrabalık ilişkileri, aşiret, kabile, dini gruplar gibi cemaat -gemeinschaft- tarzı örgütlenmelerden destek aramaya başladılar. Bireyselleşmiş toplumlarda -gesellschaft- sınıfsal kazanımlarını kaybetme riskiyle yüzleşen insanların, maddi ve manevi kayıplarını telafi etmek amacıyla, üyeleriyle daha yakın/karşılıklı bağımlı ilişkiler kurabildiği cemaat tarzı örgütlenmelere yönelmesi beklenir bir gelişmedir. Baş döndürücü bir hızla, belirsizliğe doğru değişen/evrilen yeni bir dünya algısından kaygılanan Orta Asya Müslümanları, geçmişin –işini kaybetme korkusu duyulmayan- rahat, huzurlu günlerini yeniden yaşama arzusuyla, geleneksel “Müslüman değerleri” olarak gördükleri dindarlık, mazbut aile ve mahalle kültürüne sığındılar. Özbek siyasetinin siyasi elitler haricinde politik aktörlere izin vermeyen totaliter yapısı, mahalle kültürünün –çok sınırlı da olsa- alternatif bir siyaset merkezi haline gelmesine yol açabilmektedir.115 Dini gruplar ise, bireyselleşmeye karşı çıkmaları, mensuplarına toplumsal aidiyet hissi bahşetmeleri, ekonomik destek sağlamaları ve yitirilmekte olan değerler olarak görülen bir dizi değeri –muhafazakarlık, dini değerler, ahlak, namus vs.- teşvik etmeleri sayesinde, hızla yoksullaşan ve sosyo-ekonomik sarsıntı geçiren Kırgız halkı için bir güvenli liman konumunda bulunmaktadırlar. Bu sosyal dayanışma ağlarından yararlanan en büyük gruplardan biri de, bağımsız ekonomik gücü olmayan kadınlardır.116

İlginçtir ki, bu cemaat kültürünü –mazbut aile ve herkesin birbirine göz kulak olduğu mahalle kültürü- sadece dini cemaatler değil, halkın yaşadığı ekonomik sıkıntıları sosyal dayanışma kültürü ile yumuşatmayı hedefleyen Orta Asya yönetimleri de kullanmaktadır. Mahalle kültürünün taşıyıcısı olan resmi görevliler, mahallede geleneklerin devam ettirilmesini sağlarken, bir yandan da devletçe uygun görülmeyen, “aşırı” ve yasaklanan –yabancı kökenli- davranışları sergileyenleri devlete bildirmektedirler.117 Dikkat edilmesi gereken nokta ise, burada mahalle bekçiliği ve muhtarlık tarzı pozisyonlara atanan/seçilen kişilerin devletin birer uzantısı olarak davranmaları ve devletin toplumu kontrol etmesine mikro düzeyde katkıda bulunmalarıdır.118 Böylelikle, mahalle/cemaat kültürü resmi ideolojinin bu düzeyde yeniden üretilmesine araç olmaktadır.

5.4. Etnik, ekonomik ve siyasi memnuniyetsizlikleri ifade etme isteği

Kırgızistan’da İslami hareketlerin Özbek nüfusun yoğunlaştığı Güney Kırgızistan’da daha etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Özbek asıllı Kırgız vatandaşları ve genel olarak da Güney Kırgızistan bölgesi Kırgızistan’ın en fakir bölgelerindendir. Yöre halkı bu durumu bölgenin etnik farklılığına ve ülkenin siyasetine ve ekonomisine Kuzey Kırgızistan kökenlilerin hakim olmasına bağlamaktadırlar.119 Bu sosyo-ekonomik eşitsizliğin Güney Kırgızistan’da ikamet eden Özbek halkında doğurduğu tepkinin normal siyasi kanallarla ifade edilmesi, Asker Akaev’in özellikle 2000’den itibaren daha otokratik bir tutum takınmasıyla, gittikçe imkansız hale gelmiştir. Bu nedenle, dini gruplar siyasi hoşnutsuzluğunu ifade etmenin yollarını arayan kitleler için bir alternatif sunmaktadır. Bu hareketlerin özellikle de köylü kesimden gelen işsiz, düşük eğitimli, fakir –yani rekabetçi pazar ekonomisine sancılı bir geçiş süreci yaşayan Kırgız toplumunda sınıf atlama imkanı kısıtlı- gençlere hitap ettiği öne sürülmektedir.120 Ayrıca, otoriter bir rejime sahip olan Özbekistan’ın HT’ye ve ekonomik ve siyasi memnuniyetsizliğini HT, ÖİH ve benzeri İslami hareketler aracılığıyla ifade eden Fergana bölgesi halkına karşı kullandığı sert tedbirler sonrası bu parti benzer bir sosyal tabana sahip olan Kırgızistan ve Tacikistan’da konuşlanmayı seçmiştir.

Tüm Orta Asya’da seküler sistemin yerine barışçıl yöntemlerle İslami bir idare kurmayı hedefleyen HT, Kırgızistan’ın yaşamakta olduğu ekonomik güçlükler ve Özbek asıllı Kırgız vatandaşlarının hissettiği dışlanmışlık duygusuna bir tepki olarak Güney Kırgızistan’da güçlü bir tabana sahiptir.121 HT, pazar ekonomisinin getirdiği ekonomik belirsizliği ve sosyal adaletsizliği eşitlikçi paylaşım gibi tedbirlerle gidermeyi ve yolsuzlukla mücadeleyi hedefleri arasına alarak kitlelerin mağduriyetinden yararlanmaktadır.122 Ayrıca, merkezi hükümet tarafından ihmal edilen sosyal ve küçük çaplı belediye hizmetleri de HT’nin kurduğu network sayesinde fakir kesimlere ulaştırılmakta ve bu kesimlerin desteği sağlanmaktadır.123 Yine de, birçok bölge uzmanı, HT’nin radikal fikirlerinin uygulanabilirliğini, bölgede sahip olduğu gücü ve etkiyi sorgulamaktadır.124 Yapılan araştırmalar, Kırgızistan’da şeriat düzenine dayanan bir devlet kurma fikrinin çok marjinal kesimler haricinde –ekonomik olarak en dezavantajlı kesimlerde bile- destek bulmadığını ortaya koymaktadır.125 Şiddet yoluyla rejimlerin yıkılarak yerlerine İslami yönetimlerin kurulmasının ise, bölge dışından ciddi destek gelmediği sürece imkansız olduğu değerlendirilmektedir.126

Sonuç

Bağımsızlıklarını kazanmalarının üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen Orta Asya Cumhuriyetleri demokratik kurumların yerleşmesi, etnik eşitsizliklerin giderilmesi, şeffaf devlet yönetimi, yolsuzlukla mücadele ve ekonomik kaynakların adil paylaşımı gibi hayati öneme sahip konularda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Zayıf demokrasi karnesi, yaşanan sıkıntıların çözümünü ve halkların memnuniyetsizliğini demokratik yollarla ifade etmesini zorlaştırmaktadır.

Otoriter Orta Asya rejimleri, ülkelerinde faaliyet gösteren İslami hareketlerden rahatsızlık duymaktadır. Bu endişe kısmen anlaşılabilir ve haklı nedenlere dayanmaktadır. Şöyle ki; bölgede sınırları kontrol etmek sınır güvenliği kapasitesi düşük olan ülkeler için güçtür, Afganistan’a coğrafi yakınlık militanların bu ülkeden bölgeye rahatça sızmalarını sağlamakta ve Ortadoğu/Güney Asya menşeli radikal İslami grupların bölgeye ilgi gösterdikleri bilinmektedir. Bu nedenle, bölge devletleri, Sovyet döneminin de etkisiyle, ülkelerindeki dini hayatı kontrol altına almak amacıyla Müftülükler tesis etmişlerdir. Ancak, radikal İslam tehlikesinin bürokratlar ve siyasetçiler gibi hakim sınıflar tarafından çıkarlarını korumak ve sosyo-politik değişimleri kısıtlamak amacıyla manipüle edildiğini düşündüren çok sayıda işaret bulunmaktadır. Orta Asya Cumhuriyetlerinin resmi din politikaları da bu doğrultuda dini görüşleri devlet güdümünde tutma ve çoğulculuğu engellemeye yöneliktir. Otoriter rejimleri ayakta tutabilmek için Batı’nın desteğine ihtiyaç duyan bölge ülkeleri, insan hakları ihlallerini ve anti-demokratik uygulamaları Terörle Mücadele kartını kullanarak maskelemekten çekinmemektedirler.

Kırgızistan gerek dini hareketlere gerek genel olarak halkın siyasi taleplerine göreceli olarak en özgürlükçü tavır takınan Orta Asya Cumhuriyetidir. Özbekistan ve Türkmenistan ile karşılaştırıldığında aradaki fark açıktır. Ancak, Kırgız demokrasisinin 2000 yılından beri tecrübe ettiği dalgalanma ve ekonomik sıkıntılar Kırgız toplumunun –ve ülkedeki Özbek azınlığın- taleplerini demokratik kanallardan dile getirmesini güçleştirmektedir. Demokratik yapıların etkinliğini yitirmesiyle, radikal İslami grup ve partilerin etnik, ekonomik ve siyasi gerilimlerin ifade edilmesinde daha büyük rol oynamaya başladığına tanık olunmaktadır.

HT ve ÖİH gibi dini gruplar devletin resmi dini görüşlerine karşı alternatif dindarlık modelleri sunma, sosyal adaleti sağlama ve siyaseten dezavantajlı Kırgızistan vatandaşı Özbeklerin haklarını koruma gibi çözüm önerileriyle Bişkek yönetimi tarafından sesi kısılan kesimlerin sözcüsü haline gelmektedirler. Tebliğ ise, bölgedeki dini vakumdan hareketle özellikle Fergana Vadisi ve Kırgızistan’da faaliyet göstermekte ve bölge halkına resmi dini öğretilere alternatif görüşleri telkin etmektedir.

Afganistan’daki belirsizlik ortamı sürdükçe, Kırgızistan bu ülkeye olan coğrafi yakınlığı nedeniyle radikal İslami grupların ilgisini çekmeye devam edecektir. Ancak, Kırgız siyasetinde demokrasinin kendine daha sağlam bir yer edinmesi, kanunca yasaklanmış ya da şüpheli faaliyetlerde bulunan radikal İslamcı grupların toplumun çeşitli katmanlarının taleplerinin duyurulmasında oynadığı rolü azaltacaktır. Dini alanda resmi dayatmalara son verilmesi ve çoğulculuğa yeniden şans tanınması İslami aşırılığın Kırgızistan’da bulduğu gelişme zeminini ortadan kaldırmaya yardımcı olacaktır. Böylece, Kırgızistan’daki dini hareketler demokratik bir tartışma zeminine çekilmiş olacak, seküler sisteme tehdit oluşturan İslami oluşumlar popüler destekten yoksun kalarak meşruiyetini kaybedecektir.127 Daha şeffaf ve dürüst bir yönetişim Kırgızistan’daki siyasi gerilimlerin şiddetini düşürecek, ülkeyi yeniden Orta Asya’nın en demokratik devleti haline getirecektir.

(Bitti)

107 Talant Kushchubekov, “The Kyrgyz Response”, Zeyno Baran (Der.), The Challenge of Hizb ut-Tahrir: Deciphering and Combating Radical Islamist Ideology, s. 55.

108 Zeyno Baran, S. Frederick Starr, Svante E. Cornell, Islamic Radicalism in Central Asia and the Caucasus: Implications for the EU, ss. 12-13.

109 International Crisis Group, “Women and Radicalization in Kyrgyzstan”, Asia Briefing, Sayı: 176, 3 Eylül 2009, s. 8.

110 A.g.e., s. 8.

111 T. Jeremy Gunn, “Shaping an Islamic Identity: Religion, Islamism, and the State in Central Asia”, ss. 389-390.

112 Interfax, (http://www.interfax-religion.com/?act=news&div=6471).

113 T. Jeremy Gunn, “Shaping an Islamic Identity: Religion, Islamism, and the State in Central Asia”, s. 406

114 Wikileaks’in açıkladığı belgelere göre, bir grup işadamı, Kurmanbek Bakiev’in oğlu Maxim Bakiev’e “pay” ödemeden Kırgızistan’da iş yapılmasının imkansız olduğundan yakınmaktadır: Media Kloop, (http://kloop.info/2010/11/30/wikileaks-u-s-embassy-in-kyrgyzstan-reported-the-rudeness-of-the-british-prince/). Crisis Group Asia Briefing, “Kyrgyzstan: A Hollow Regime Collapses”, Sayı:102, 27 Nisan 2010, ss. 3-5.

115 Jessica N. Trisko, “Coping With the Islamist Threat: Analyzing Repression in Kazakhstan, Kyrgyzstan and Uzbekistan”, s. 380.

116 International Crisis Group, “Women and Radicalization in Kyrgyzstan”, Asia Briefing, Sayı: 176, 3 Eylül 2009, ss. 8-10.

117 Maria Elisabeth Louw, Everyday Islam in Post-Soviet Central Asia, s. 40.

118 A.g.e., s. 33.

119 Alexey Sukhov, “Post-Soviet Radicalization of Islam in Kyrgyzstan: Hizb ut-Tahrir”, ss. 109-110.

120 Erkin Kurmanov, “Hizb ut-Tahrir in Kyrgyzstan “, s. 120.

121 Emmanuel Karagiannis, “Political Islam and Social Movement Theory: The Case of Hizb ut-Tahrir in Kyrgyzstan”, Religion, State & Society, Cilt:33, Sayı:2., Temmuz 2005, s. 138. Alexey Sukhov, “Post-Soviet Radicalization of Islam in Kyrgyzstan: Hizb ut-Tahrir”, ss. 108-110.

122 Erkin Kurmanov, “Hizb ut-Tahrir in Kyrgyzstan”, s. 122. Islam in the Kanatbek Murakhalilov, Kanybek Mamataliev, Omurzak Mamaiusupov, “Islam in the Democratic Context of Kyrgyzstan: Comparative Analysis”, s. 52.

123 Eric McGlinchey, “Islamic Revivalism and State Failure in Kyrgyzstan”, ss. 20-21.

124 Krzysztof Strachota & Maciej Falkowski, Jihad vs. The New Great Game: Paradoxes of Militant Islamic Threats in Central Asia, ss. 57-59.

125 Joseph F. Fletcher & Boris Sergeyev, “Islam and Intolerance in Central Asia: the Case of Kyrgyzstan”, Europe-Asia Studies, Cilt:54, Sayı:2, 2002, s. 268. Adeeb Khalid “A Secular Islam: Nation, State and Religion in Uzbekistan”, s. 573.

126 Krzysztof Strachota & Maciej Falkowski, Jihad vs. The New Great Game: Paradoxes of Militant Islamic Threats in Central Asia, s. 46.

127 Demokratikleşmenin radikal İslami hareketleri etkisizleştirdiğini ve çeşitli dini görüşleri çoğulcu tartışma ortamına dahil ettiğini savunan görüşlere bir örnek olarak, Ruşen Çakır’ın Türkiye’de HT hareketinin etkisiz kalmasının nedenlerini analiz ettiği şu makale incelenebilir: Rusen Cakir, “The Rise and Fall of Turkish Hizb ut-Tahrir”, Zeyno Baran (Der.), The Challenge of Hizb ut-Tahrir: Deciphering and Combating Radical Islamist Ideology, (Washington: Nixon Center, 2004), ss. 37-39.

İzzet Ahmet BOZBEY Ohio State Üniversitesi 

Bu haber 2788 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

Analiz  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (IV)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (IV) Orta Asya’nın Afganistan’a coğrafi ve kültürel yakınlığı, devletlerin sınır güvenliğini ve kontrolünü sağlamakta ba...

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (III)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (III) Kırgızistan’da İslamiyete yönelik ilginin bağımsızlığın kazanılmasının ardından arttığı şüphe götürmez bir gerçekti...

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (II)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (II) Kırgızistan’da İslama kitlelerin yeniden canlı bir ilgi göstermesi önce Afganistan Savaşı, sonra da Gorbaçov dönemi...

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (I)

Sovyet Sonrası Kırgızistan’da İslami Hareketler (I) Sovyet rejiminin çökmesi ve Orta Asya Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanması sonrasında Kırgızistan’a olan ...

Kırgızistan’daki Dillerin Bugünü ve Geleceği

Kırgızistan’daki Dillerin Bugünü ve Geleceği Kırgızistan'da farklı dil ve lehçelerde konuşan etnik unsurların ortak iletişim dilleri Rusçadır. Rus hakimiyet...

Fergana Vadisi Çıkmazı

Fergana Vadisi Çıkmazı Fergana Vadisi’nin coğrafi, sosyo-ekonomik ve siyasi açıdan Orta Asya’nın kilit bölgesi olması sebebiyle bu bölgede...

BRICS’in Kırgızistan gibi Orta Asya ülkelerine yararı var mı?

BRICS’in Kırgızistan gibi Orta Asya ülkelerine yararı var mı? BRICS üyesi Rusya ile Çin, Kırgızistan için çok önemli. Çünkü bu iki ülke günümüzde Kırgızistan ekonomisinde ana ya...

Kırgız-Tacik ilişkileri savaş durumuna ulaştı

Kırgız-Tacik ilişkileri savaş durumuna ulaştı Kırgız-Tacik askerleri arasındaki çatışma bu kez, Voruh anklavında yaşayan Tacik vatandaşlarının Kırgızistan toprak...

Gümrük Birliği: Eskisi gibi Moskova’ya diz çökmek için şans

Gümrük Birliği: Eskisi gibi Moskova’ya diz çökmek için şans Günümüzde sosyalist bloktan ayrılan Avrupa’daki ülkeler tamamen AB’ye dahil oluyorlar. SSCB’yi muhafaza etmek için ...
Özer RAVANOĞLU Özer RAVANOĞLU
MANAS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ve TATBİKAT CAMİİ
Nurettin AKSU Nurettin AKSU
Kırgız sanat dünyası acı bir yılı geride bıraktı

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar

  Atambayev'den klip
 

Atambayev'den kl

İzlenme:964

   
  Bir Zamanlar Ankara'da
 

Bir Zamanlar Ankara&

İzlenme:1944

   
  Büyük Manasçı Sayakbay Karaliyev
 

Büyük Manasçı Sayakb

İzlenme:2090

   
  Yetenek Sizsiniz 2014 / Atai Omurzakov ve Tumar KR
 

Yetenek Sizsiniz 201

İzlenme:3308

   

Tüm fotoğraflar

  TALAS
 

TALAS

İzlenme:0

   
  BATKEN
 

BATKEN

İzlenme:0

   
  SON KÖL
 

SON KÖL

İzlenme:0

   
  KIRGIZİSTAN'DAN
 

KIRGIZİSTAN'DAN

İzlenme:0

   

ANKET

Örnek Anket?



Tüm Anketler

Döviz Kurları

HAVA DURUMU