Kırgız Toplumunda Sufizm Geleneği (5)


Açıklama: Asya halklarından biri olan Kırgız toplumu arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayıldığı bilinmektedir. Kırgızlar arasında İslamiyet’in Sufizm yoluyla yayılmasında birçok tarikat yapılanmasının Nakşibendî, Suffi Allayar, Ahmedi, Bakırgan ve Kırk Çiltenler büyük rol oynadığı bir gerçektir. Bu tarikatların bazı özellikleri zamanla Kırgız kültürünün bir parçası haline gelmiştir. Bu bakımdan Kırgızlar arasında günümüze kadar gelen bazı örf‐âdetlerde tarikatların izlerine rastlanabilir. Ayrıca Sufizme ilişkin izlerle, başta Manas Destanı olmak üzere, Er Töştük gibi kimi destanlarda ve XIX. yüzyıla ait şiirlerde karşılaşmak mümkündür. Bu anlamda Sufizmle ilgili Kırgızca deyimler dahi bulunmaktadır. Bunların yanı sıra Sufizm, dolayısıyla sufi kelimesi ile ilgili olarak yer adlarına (Sopu‐Korgon, Sufi‐Bülend), insan adlarına ve mütevazı insan anlamını veren nitelemelere yer verildiği de anlaşılmaktadır.
Kategori: KONUK KALEMLER
Eklenme Tarihi: 05 Şubat 2016
Geçerli Tarih: 18 Ocak 2018, 08:39
Site: Turk Kyrgyz
URL: http://www.turkkyrgyz.com/haber_detay.asp?haberID=1646


Sonuç itibariyle Sovyetler Birliği döneminin şairlerinde veya eserlerinde sufilerle ilgili bilgiler problemlidir. Bunu, Toktogul’un  şiir ve eserlerinde görmek mümkündür. Bu dönemde, dinle ilgili, sufilikle ilgili kimselerin Sovyetler Birliği döneminde bilinçli olarak mı olumsuz nitelendirildiği, yoksa gerçekten böyle mi düşünüldüğü, çok iyi bilinmemektedir. Aksi düşüncelere sahip olan, belki de çok sayıda insan, Sovyet sistemine ters düşmemek için yazmamış veya yazılanların yayınlanmamış olma ihtimali bulunmaktadır. Bu hususlar net değildir; bu yönde soru işaretleri hâlâ aydınlatılmayı beklemektedir.  

Diğer bir Kırgız  şairi olan, Kırgızistan’ın Âşık Veysel’i olarak ifade edebileceğimiz, büyük üstad Barpı (Barpı Alıkul oğlu) da eserlerinde eşen ve sufilere ilişkin düşüncelerini dile getirmektedir. Söz konusu  şair, Kırgız edebiyatında mevcut olan “zamancılar” akımına mensuptur.  Şairimiz, Çarlık Rusya’sının işgali döneminde hayat sürmüş, yaşadığı dönemin ağır  şartlarını  şiirlerine de yansıtmıştır. Bu bağlamda Barpı, Sopu (Sufi) adlı  şiirinde “Azançı sopu atalıp, Alla’nın sözün cat alıp, cürögündü ırdasam, sözümdö bolbos katalık”. (Müezzin sufi olarak adlandırılır, Allah’ın kelamını ezbere bilir. Kalbine dair name dizsem, sözümde olmaz bir hata) (Tandalmalar 1984:140)  şeklinde, Sovyerler Birliği’nden çok farklı bir şekilde düşüncelerini dile getirmektedir.

Sufiler sadece  İslamiyet’in yayılmasında değil aynı zamanda hastaların tedavi edilmesinde de büyük rol oynamışlardır. Bu konuya ilişkin Kırgız  şairi Barpı’nın (Tandalmalar 1984: 142) “Bakşıga barsan bap deyt, Kalpaga barsan ak deyt. Moldogo barsan mostoyup, Bererindi tap deyt. Bübügö barsan büp deyt, Eşenge barsan süf deyt. Süf değeni bütpöstön, Alakanın tikteyt. Sopuga barsan kel deyt, Bererindi ber deyt. (Bakşı’ya gidersen git der, kalfaya gidersen ak der. Mollaya gidersen göz diker, vereceğini bul der. Bübü’ye gidersen büp der, Eşene gidersen üff  der, üff dediği bitmeden avucuna bakar, Sufiye gitsen gel der, vereceğini bul der) şeklindeki ifadeleri dikkati çeker.

İslamiyet’i yayma düşüncesinde olan, sufizmi de bir vasıta olarak gören sufi, eşen, halife, duvana, kalender ve derviş gibi kimselerle ilgili olarak Manas Destanı’nda daha birçok bilgiler bulunmaktadır. Burada, bunların temel amacının, göçebe halklar arasında  İslamiyet’i yaymak olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, Manas Destanı’nın dışında bazı kimselerin gazelleri (kazaldarı) dahi mektep‐medreselerde (Hokand Hanlığı dönemi) okutulmuştur. Öyle ki Baabedin, Manas Destanı’nda bir insan olarak tasvir edilmektedir. Burada Baabedin, Bayçoro’nun babasının adıdır; destanda, Manas’ın sefere çıkacağı zaman, manevî yardımda bulunması için kendisine başvurulan bir kimsedir. Manas Destanı’nda Manas’ın çorolarıyla Salbırın’a ulaşması başlıklı kısmının 10.303. satırında “Baabedin dep bakırıp, Celektüü nayza capırıp” (Baabedin diye nara atarak, bayraklı mızrak alarak)  şeklinde durumunun tasvir edildiği anlaşılmaktadır (Manas 1995: 383).  

Sonuç

Kırgız halkının örf‐âdet, gelenek ve sözlü edebiyatında Sufizmi sembolize eden pek çok tasvire ve motife rastlamak mümkündür. Bununla beraber Sufizmin, özellikle Anadolu’da veya Orta Asya’da yaşayan Türk topluluklarının hayattarzı, tarihi, sosyal ve kültürel şartları ile orantılı seyir izlediği dikkati çekmektedir. İslamiyet’in yayılması, anlatılması ve geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla ortaya çıkan Sufizm inancının zamanla Kırgız halkının da günlük hayat tarzı başta olmak üzere kültürel değerlerin büyük bir parçası haline geldiği gözlemlenir.  İslamiyet şuurunun yerleşmesi odaklı, bu yönde meydana çıkan yapı ve tarikatların zaman içinde halkların hayat tarzları yanında edebiyatlarını da etkisi altına aldığı söylenebilir. Öyle ki, bu süreç, halkın dil, atasözü, deyim ve deyişlerine de etki ettiği anlaşılmaktadır. Özellikle XIX. yüzyılda, edebiyat alanında ortaya çıkan şiir ve nesirlerde, bunları kaleme alan şairlerin ve yazarların Arap alfabesini kullandıkları ve bildikleri aşikârdır. Kısacası, Sufizm, Kırgız kültürünün bir parçası olarak halkın örf‐âdetleri ile yoğrularak gelenekselleşmiştir. Sovyetler Birliği döneminde, her ne kadar ateizme ağırlık verilmiş, söz konusu manevî değerler sindirilmeye, bastırılmaya çalışılmışsa da halkın kültürel ve geleneksel hayatının bir parçası olarak süregelmiştir.

(Bitti)

Dr.Roza ABDIKULOVA

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Edebiyat Fakültesi

KAYNAKLAR

ABRAMZON, S. M. (1999). Kırgız cana Kırgızstan Tarıhı Boyunca Tandalma Emgekter, Bişkek: Kırgızstan Yay

BARTOLD, V. V.  (1965). Fergana.  Soçineniya, III. Tom.  Moskva: Nauka Yay.        

BAYALİYEVA, T. (1981).  Religioznıye Perejitki u Kirgizov i ih Preodoleniye, Frunze: İlim Yay.  

BERNŞTAM, A. N. (1997). İzbrannıye Trudı po Arheologii i İstorii Kırgızov i Kırgızstana, Bişkek: Aybek Yay.   

Calal‐Abaddağı Iyık Cerler cana El Daanışmandığı (2010). “Aygine Madaniy‐İzildöö Borboru”, Bişkek: Maxprint Yay.  

KARASAEV, H. (1996). Kamus Naama. Karasay Sözdük, Bişkek: Şam Yay.   

YUDAHİN, K. K. (1985). Kirgizsko‐Russkiy Slovar, Moskva: Sovetskaya Ensiklopediya Yay.  

MALTABAROV, B. (2002). Religiya i Sosiyalno‐Politiçeskiye Prosessı v Kırgızstane.  

MAMBETALİEV, S. (1966). Kırgızstandagı Musulman Sektaları, Frunze: Kırgızstan Yay

MAMBETALİEV, S. (1974). İslamdın Canı Şartka Caraşa Kubuluşu, Frunze: Kırgızstan Yay.   

Manas.    Baatırdık Epos (2010). “Sayakbay Karalaev Varyantına Göre”, Bişkek: Turar Yay. Manas. Ensiklopediya (1995).  I. Tom. Bişkek: Muras Yay

Manas. Kırgız Elinin Baatırdık Eposu (1995). “Sagımbay Orozbakov varyantı”, I, Kitep. Bişkek: Kırgızstan Yay

Manas. Kırgız Elinin Baatırdık Eposu (1995). “Sagımbay Orozbakov varyantı, II, Kitep. Bişkek: Kırgızstan Yay

Manas. Kırgız Elinin Baatırdık Eposu (1995). “Sagımbay Orozbakov varyantı”, III, Ki‐ tep. Bişkek: Kırgızstan Yay.   

Manas. Kırgız Elinin Baatırdık Eposu (1997). “Sagımbay Orozbakov varyantı”, IV. Ki‐ tep. Bişkek: Şam Yay.    

Manas. Kırgız Elinini Baatırdık Eposu (1998). “Sayakbay Karalaev varyantı”, III. Kitep. Bişkek: Şam Yay.   

MELİBOEV, A. (2009). Safed Bulon Hikoyalari Yohud Siz Bilmagan Otuz  İhtiro. Toşkent: Tafakkur Yay.

MOÇOEV, Dc. (1998). Arabizmı v Kırgızskom Yazıke. Bişkek: Aybek Yay.  

NASTİÇ, V. N. (1989). “Şah‐Fazil: Mavzoley ili Sufiyskaya Hanaka, (O Dostovernosti Tipolo‐ giçeskoy Atribusii Arhitektrunıh Soorujeniy po Dannım Epigrafiki)” Sufizm v Kopntekste Musulmanskoy Kulturı, Moskva: 280‐288.  

OCAK, A. Y. (1992). Kültür Tarihi Kaynağı Olarak Menakıbnameler (Metodolojik Bir Yaklaşım), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yay.  

PETRAŞ Yu. G. (1961). Svyatıye Mesta Obmana. Frunze: Kirgizskoye Gosudarstvennoye İzdatelstvo.  

TABIŞALİEVA, A. (1993). Vera v Turkestane, Bişkek: Az‐Mak Yay. Tandalmalar. (1984). Frunze: Kırgızstan yayını.

TOKTOGUL (1968). Çıgarmalarının Eki Tomduk Cıynağı, II, Tom. Frunze: Kırgızstan Yay.

YAMAN, A. (2006). Allahçılar Orta Asya’da Yesevîlik Kızılbaş Türkler Laçiler İstanbul: Nokta Kitap Yay