"Kırgızistan'ın gerekli gördüğü tedbirleri alacağından eminim”


Açıklama: Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Metin Kılıç, Kırgız tarafının Türkiye’nin güvenliğinin sağlanması açısında gerekli gördüğü tedbirleri alacağından emin olduğunu söyledi.
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 29 Temmuz 2016
Geçerli Tarih: 19 Ocak 2018, 18:52
Site: Turk Kyrgyz
URL: http://www.turkkyrgyz.com/haber_detay.asp?haberID=1693


Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Metin Kılıç, Kırgız tarafının Türkiye’nin güvenliğinin sağlanması açısında gerekli gördüğü tedbirleri alacağından emin olduğunu söyledi.

Büyükelçi Kılıç Akipress ajansına verdiği röportajda Türkiye ve Kırgızistan araısındaki ikili ilişkiler, askeri darbe teşebbüsü nedenleri ve ülkenin geleceği hakkındaki soruları cevapladı.

Akipress: Kırgız-Türk ilişkilerinin mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Metin Kılıç: Türkiye, diğer Orta Asya ülkeleriyle olduğu gibi Kırgızistan ile de yüksek düzeyli iyi ilişkilere sahiptir. Kırgızistan ile Türkiye arasında ilişkilerin kurulduğu günden bu yana geçen 25 yıl içerisinde pek çok alanda anlaşmalar imzalandı. Buna ilaveten bugün bu anlaşmalar güncellenmekte ve modernleştirilmektedir. Bu da Kırgızistan ile Türkiye arasında ilişkilerin ne kadar sıkı olduğunu göstermektedir. Halihazırda iki ülkenin yetkili kurumlarının potansiyellerinin arttırılması konusunda işbirliğinin geliştirilmesini teminen önemli çalışmalar yapılmaktadır.

Ticari alandaki işbirliğine değinecek olursak, resmi göstergelere göre mevcut durumda ticaret hacim rakamları 500 milyon Dolar olup, gayriresmi göstergeler göre ise bu rakam 1 milyar Dolara kadar yaklaşmıştır.

Akipress: 25 Temmuz 2016 tarihinde Kırgız Dışişleri Bakanlığı, Türk tarafının özel Türk eğitim kurumları ile ilgili Kırgız tarafına başvurduğu hususunu kurumca teyit eden bir açıklama yapmıştır. Kırgız tarafına yapılan başvuruda nelerden bahsediliyordu ve Türk tarafı Türk özel eğitim kurumları tarafından Kırgızistan’da bir darbe gerçekleştirebileceğine dair bilgileri gerçekten sunmuş muydu?

Metin Kılıç: 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra Türk Hükümetine ve demokrasisine yönelik olarak Kırgız tarafının desteklerini memnuniyetle karşıladık.

Bilahare Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Türk Hükümeti’ni hemen destekleyen ülkelere telefon açmıştır. Bakan, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Erlan Abdıldaev’in de yer aldığı ülkeleri arayıp, desteklerinden dolayı teşekkür etmiştir. Türkiye Dışişleri Bakanı sözkonusu telefon görüşmesinde darbe teşebbüsünde bulunan kişilerin ifadelerine göre bu kişilerin Gülen ile bağlantılarının bulunduğunu belirtmiştir.

Ve ayrıca, anılan telefon görüşmesinde Sayın Bakanımız, bu kişi (F.Gülen) ile bağlantılı olan Türkiye topraklarındaki hastane ve kurumların kapatılacağını belirtmiştir. Diğer ülkelerin topraklarında bulunan bu kişi ile bağlantılı olan ve onlar tarafından finanse edilen kurumların da kapatılmasına yönelik arzusunu dile getirilmiştir. Böylece bunların finansman kaynağı engellenmiş olacaktır.

Kırgızistan’da bu örgüt (F.Gülen örgütü) ile bağlantılı yapıların sayısının çok olduğunu söylemiştir. Bu bağlamda, anılan yapılara ilişkin tedbirlerin alınması konusunda ricada bulunulmuştur. Bunlar, terörizmin engellenmesini teminen Kırgızistan’ın bizzat kendisinin uygun ve doğru göreceği tedbirlerdir.

Akipress: Sizin düşüncenize göre, sözkonusu örgütün Kırgızistan’da darbe yapabileceğine dair bir tehdit gerçekten var mıdır? Veya bu bilgi belli düzeyde abartılmış mıdır?

Metin Kılıç: Türkiye’de böyle darbe girişimi olabileceğini kimse beklemiyordu ve kuşkulanmıyordu. Türkiye tarihinde daha önceden de darbeler yapılmıştır, ama onlar Türkiye’nin Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenmiştir. Ancak bu kez darbe teşebbüsü orduya sızmış ve kilit pozisyonlarda bulunan bir grup tarafından düzenlenmiştir. Bu bağlamda, ordunun büyük kısmı katılmadığından bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Müteakiben yapılan soruşturmada sözkonusu kişilerin F.Gülen ile bağlantılı olduğu ortaya çıkmıştır. Soruşturma işlemleri halen devam etmektedir. F.Gülen ile bağlantılı şahısların önce bu kurumlarda yerleştikleri, bilahare başarılar elde ettikten sonra kamu kurum ve yapılara gönderildikleri ve orada belli zamana kadar çalışıp, daha sonra bir nevi uyuyan ajanlar rolünü üstlendikleri, ancak zamanı gelince alınan emirlere göre harekete geçtikleri ortaya çıkmıştır.

F.Gülen ile bağlantılı kurum ve kuruluşlarda eğitim alan kişinin gelişip ve kamu makamlarında çalışmaya başlayıp ve kilit mevkilerde gelmesi için 15-20 yıl gerekiyor. Bu süre içerisinde belli başarılara ulaşmış, kilit mevkilere gelmiş oluyorlar, mesela Cumhurbaşkanının yanında, Başbakanlıkta, Genelkurmay Başkanlığı’nda, İçişleri Bakanlığı’nda.

Türkiye Dışişleri Bakanının ifade etmek istediği Kırgızistan topraklarında bunlar (F.Gülen ile bağlantılı kurumlar) 24 yıldır faaliyet gösteriyorlar, mezun veriyorlar. Ve bunlar, baktığımızda Kırgız Cumhuriyeti’nin kamu makamlarında kilit görevlerde çalışıyorlar ve çalışıyor olabilirler. Belki, Türkiye’de olanların tekrarlanma olasılığı vardır. O, bu bilgiyi vermek istemiş ve uyarmak istemiştir.

Akipress: Türk tarafının başvurusunda belli isimler geçiyor muydu?

Metin Kılıç: Biz, Dışişleri Bakanlığı kurumu olarak, ilgili makamlar düzeyinde çalışmayı amaçlıyoruz. Belli isimden ziyade örgüt, kurum olarak yaklaşıyoruz. İsimler, listeler üzerinde çalışmak istihbarat makamlarının görev alanına girmektedir. İsimler konusunda net bir şey söyleyemem. Bu istihbarat makamlarının yetkisine giriyor. Onlar bunun üzerinde çalışıyorlardır.

Akipress: Başvurudan sonra Kırgız devlet makamlarından bilgiler alıyor musunuz, onların tepkilerini analiz ediyor musunuz? Kırgız tarafının Gülen okullarının kapatılmasına ilişkin sunduğunuz bilgileri ve verdiğiniz önerileri dinleme olasılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Metin Kılıç: Kırgızistan ve Türkiye kardeş ülkelerdir. Sadece siyasi, ekonomi alanlarda değil halkları arasında da yüksek düzeyde işbirliği olan devletlerdir. Aynı zamanda Türkiye ile Kırgızistan güvenlik gibi alanlarda da işbirliği yapmaktadır.

Kırgız tarafının ne tür tedbirleri alacağı hususu, bu tamamen ülkenin kendi iç ve Kırgızistan yetkili makamlarının işidir. Kırgız tarafının Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğinin sağlanması açısından gerekli ve kabul edilebilir tedbirleri alacağından eminim.

Akipress: Türkiye Dışişleri Bakanının açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz ve bu açıklama diplomatik açıdan ne kadar uygundu? Kırgız Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının cevabi açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz, sert bir şekilde yapılmış bir açıklama mıydı?

Metin Kılıç: Türkiye Dışişleri Bakanının Kırgızistan’a dair yaptığı açıklama doğrudan Kırgızistan’a yönelik yapılan bir açıklama değildi. Şayet Kırgızistan’a doğrudan yapılan bir açıklama olsaydı o zaman ya telefonla ya da Nota yoluyla yapılırdı. Bu durumda diplomatik olurdu.

Türk Bakanı tarafından yapılan hitap mitingde yapılan bir açıklama olup, orada bulunan toplum, halka yönelik yapılmıştır. Mitingde ABD’ye ilişkin ifadeler de söylenmiştir. Bu ifadeler daha sertti, eğer bu ifadelerden alınsalardı, o zaman diplomatik ilişkileri kesmek durumda kalırlardı. Türkiye Dışişleri Bakanı’nın yaptığı içten açıklamadan alınılmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Kırgızistan Dışişleri Bakanlığının açıklaması ile ilgili olarak da, Sayın Çavuşoğlu’nun sözlerinin yanlış anlaşılması olarak değerlendiriyoruz. Zira, Türkiye Kırgızistan’ın bağımsızlığı tanıyan ilk ülkedir ve tahsis edilen hibeler yoluyla Kırgızistan’ın BM ve diğer uluslararası kuruluşlara üyelik aidatını ödeyen bir ülkedir.

Türkiye, Kırgız devletinin ve hükümetinin egemenliğine hassastır. Bu anlamda herhangi bir kast sözkonusu değildir, dolaysıyla Kırgız Dışişleri Bakanlığı’nın bildirisini Kırgızistan halkına ve iç siyasete yönelik çok hızlı olarak yapılan bir açıklama şeklinde değerlendiriyoruz. Zira normal şartlarda bu süreç belli bir zamanı gerektiriyor, Dışişleri Bakanlığı tarafından o ülkede yerleşik Büyükelçisi veya kendi ülkesinde bulunan o ülkenin Büyükelçisi aracılığı ile açıklama metni isteniyor ve daha sonra yorum yapılıyor, basında yer alan ifadelere göre yorum yapılmıyor.

Akipress: Şuanda Türkiye’de neler oluyor? Cumhurbaşkanının otoriter bir şekilde sert tedbirler aldığına dair bilgiler dolaşıyor…

Metin Kılıç: Sizin bahsettiğiniz bu haberler doğru değildir. Bunlar genellikle batı kaynaklarından alınmaktadır. Mevcut durum itibariyle, Türkiye’de 3 aylık süreyle olağanüstü hal ilan edilmiştir. Sözkonusu örgütle bağlantılı veya ilişkisi olan şahısların kamu görevlerinden temizlenmesi işi yapılmaktadır. Mesela, kamu görevlisini işten atmak uzun bir süreci gerektiriyor. Bazen yıllar sürebiliyor. Mevcut olağanüstü hal ise sözkonusu sürecin hızlandırılmasına olanak sağlıyor.

Bununla birlikte, kamu görevinde çalışanların hakları saklı kalmaktadır. Olağanüstü hal süresi sona erdiğinde görevli, kendisinin temiz olduğunu, kendisine yönelik haksız işlemlerin yapıldığını ispat etmek için yargı makamlarına başvurabilir. Türkiye, Avrupa Konseyi’nin kurucusudur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargı yetkisini tanımıştır. Kendisine ilişkin haksız tedbirlerin alındığını ve kendi ülkesindeki yargı makamlarının adaletli bir karar almadığını düşünen kişiler haklarını korumak amacıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilir.

Türkiye’de normal hayatın devam ettiğini söyleyebiliriz. Ekonomik açıdan ticaret hacimlerinde herhangi bir kötüye gidiş sözkonusu değildir.

Akipress: Şuanda darbe girişimine yol açan nedenlere ilişkin çeşitli senaryolar dillendirilmektedir. Erdoğan ile Gülen arasındaki bir çatışma olduğu konuşulmaktadır. Bir diğer versiyon ise askerlerin Türkiye’yi İslam yolundan döndürmek istedikleri şeklindedir. Sizce asıl sebep nedir?

Metin Kılıç: Darbe girişimin kendisi hukuka aykırıdır, çünkü demokrasiye karşı, halkın seçtiği hükümete karşıdır. Her türlü darbe girişiminin demokrasiye, halka, halk tarafından seçilen hükümete karşı yapıldığını düşünüyoruz. Darbeye karşı çıkmak demokrasiyi korumak demektir. Halihazırda Türkiye’de muhalefet partileri CHP, MHP, etnik HDP dahil tüm partiler darbeye karşılar.

Diğer bir önemli hususu belirtmek isterim. Türkiye’deki durumun Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Gülen arasındaki bir çatışmadan kaynaklandığına dair Kırgızistan’da bilgiler yayılıyor. Bu gerçek değil. Bu, devlet ile Gülen’in örgütü arasındaki bir durumdur. T.C. Devleti ile örgüt arasında bir mücadele olduğu konusunda Türkiye’deki muhalefet ve tüm kurumlar görüş birliğindedir.

Akipress: Türkiye 50 yılı aşkın süredir Avrupa Birliği’ne üye olmayı bekliyor. Sizce Türkiye’de yapılan darbe girişiminden sonra Türkiye’nin Birliğe girme şansı azaldı mı? Avrupa Birliğine giriş baştan beri bir illüzyon muydu?

Metin Kılıç: Türkiye’nin Avrupa Birliğe üyelik başvurusu, Türkiye ile AB ülkeleri arasında ticaretin gerçekleştirilmesine dair genel şartların tespitini amaçlamaktadır. Avrupa Birliğine illa da üye olmamız gerekir gibi arzumuz sözkonusu değildir. Ticaretin yapılması açısından ülkeler arasında süreçlerin daha da kolaylaştırılması ve olumlu şartların sağlanması için Avrupa Birliğine üye olmayı amaçlıyoruz. Avrupa Birliğine katılım süreci olmasaydı bugün bu düzeyde olmazdık.

Akipress: Kırgızistan’da gerçekleştirilmekte olan ne tür büyük yatırımlardan bahsedebilirsiniz?

Metin Kılıç: Şuanda tekstil alanında yatırım projeler gerçekleştirilmekte, madencilik, hidroelektrik santralleri alanlarında da yatırım projeleri bulunmaktadır. Ayrıca bu alanlarda araştırmalar yapan ve faaliyetler gerçekleştirmekte olan işadamlarımız vardır.

Akipress: Daha önce iki ülke arasında turizm alanında da ilişkilerin geliştirileceği söyleniyordu. Bu yönde çalışmalar nasıl ilerlemektedir?

Metin Kılıç: Halihazırda bir turistin belli güzergah üzerinden Kırgızistan’ı da ziyaret edebileceği özel bir tur paketi geliştirilmektedir. Bu paket Kırgızistan’da düzenlenen toplantıda kabul edildi.

Ayrıca, Kırgızistan’ı diğer ülkelere tanıtacak film hazırlama çalışmaları da yapılmaktadır. Kırgızistan’da ziyaret edilebilecek yerleri anlatan özel bir rehber hazırlanmaktadır. Turizm alanında Kırgız görevlilerine eğitim verilmesi konusunda da faaliyetler yürütülmektedir. Ayrıca, TRT Türk kanalı Dünya Göçebe Oyunlarını canlı yayınlayacaktır. Bu kanalın Eurosport kanalında hisseleri olduğu için Eurosport kanalında da bu oyunlar gösterilecektir.

Akipress: Dünya Göçebe Oyunları konusu açılmışken, Cumhurbaşkanın oğlu Bilal Erdoğan Kırgızistan’ı ziyaret ettiğinde Dünya Göçebe Oyunlarının düzenlenmesine yardım edileceğini söylemişti. Bu konuda tam bilgiler var mı?

Metin Kılıç: Şu anda Kırgızistan’da Etnospor Konfederasyonu kuruldu ve Başkanı Bilal Erdoğan’dır. Sözkonusu konfederasyon, oyunların düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Ancak yardım tutarı hakkında kesin bir bilgim mevcut değildir.

Akipress: Mülakatınız için teşekkür ederim"