GÜNCEL    EKONOMİ    EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT    YAŞAM - SAĞLIK    SPOR    ANALİZ    İHALELER
Foto Galeri Video Galeri Kırgızistan Kırgız Medyasından Künye
Özer RAVANOĞLU

OŞ DEVLET ÜNİVERSİTESİ VE REKTÖR BAKIT BEY

01 Kasım 2014, 13:34

Özer RAVANOĞLU

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

Oş’ta; binlerce talebeye eğitim hizmeti veren Devlet Üniversitesi ile Kırgız-Özbek Üniversitesi bulunmaktadır. Bu iki üniversitenin  bünyesinde bir çok fakülte, yüksek okul ve enstitü faaliyet göstermektedir.

1994 yılı Temmuz ayında ilk defa Oş’a geldiğimizde Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyet  Başkan Yardımcısı Halit Güler, Mütevelli Heyet Üyesi Mustafa Bayraktar, Büyükelçilikte görevli Din Hizmetleri Müşavirimiz Orhan Balcı ile birlikte Üniversite  Rektörlüğüne  gelmiştik. Rektörümüz  Prof.  Dr. Bakıt  Beşimov ile  o zaman tanıştık. Bakıt Bey işine vakıf, becerikli ve gani gönüllü bir insandı. Yirmi yıl önce sahip olduğum bu kanaat hiç değişmedi.

Bakıt Bey gerçek bir dosttu ve bizi anlayan bir insandı. Çaylar içildi. Bizi öğle yemeğine bir lokantaya götürdü. O günün şartlarına göre lokantanın görüntüsü pek iç açıçı değildi. Geniş bir salon şeklindeki lokantada bir köşede musiki heyeti vardı. Herhalde önceden tembih edilmiş olmalı ki bizim için Türkçe şarkılar terennüm etmeye başladılar. Başta  Bakıt bey olmak üzere yardımcıları  Prof. Cömert bey, Prof. Buhar Bey, Doç. Dr. Avaz Bey bize ikramda bulunmak için adeta yarış ediyorlardı. O günden sonra hepsiyle  dostluğumuz  artarak devam etti. Sonradan Buhar Beyin vefat ettiğini duydum. Allah rahmet etsin.       

                                                 th_ozer8.jpg

Bu görüşmemizden bir yıl sonra Koçgor camii inşaatında işi biten işçilerle birlikte gelmiştim. Rektörlükle TDV Mütevelli Heyeti arasında karşılıklı sağlanan mutabakat neticesinde İlahiyat  Fakültesi açılmasına karar verilmiş ve tatbikatına da başlanmıştı. İlk olarak  altmış talebe alınmış ve bu talebeler Türkiyede eğitim almaya başlamışlardı. Her türlü masraflar Vakıf tarafından karşılanacaktı. Şimdi acilen yapılması gereken, üniversitenin tahsis ettiği coğrafya fakültesinin restore edilerek  İlahiyat Fakültesinin  eğitime uygun hale getirilmesiydi. Türkiyede okuyan talebeler tahsillerine bu yeni binada eğitimlerine devam edceklerdi. Binanın eğitime uygun şekilde  inşa edilerek biran evvel tamamlanması için yoğun bir çalışma gerekiyordu. Bu konuda muhitin yabancısı olduğumuz için bu hocalarımızdan büyük destek gördük.

Bazan herhangi bir iş için Rektörlüğe uğruyordum. “Rektörümüz müsait mi acaba?” demeye  kalmadan, önceden tembihli olan sekreter hemen ayağa kalkıyor benim itirazlarımı dinlemiyor ve Bakıt Beyin kapısını açarak beni buyur ediyor. Bakıt Bey beni kapıda görünce hemen ayağa kalkıyor “arkadaşlar toplantımız bitmiştir” diyerek toplantıyı bitiriyor. “Sayın  Rektörüm mühim bir işimiz yok. Ben daha sonra da gelebilirim. Siz toplantınıza  lütfen devam ediniz” şeklindeki itirazlarım bir işe yaramıyordu. Bakıt Beyin bize bakışı böyleydi.

Zaman geçti yolumuz Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine düştü. Burada karşılaştığımız Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi  Rektörünü de görüp tanıyınca   Bakıt Beyi daha çok sevdim, daha çok takdir ettim. Bakıt Bey, adam gibi adam. Onun için Bakıt Beyle ilgili bazı olayları anlatmağa devam edeceğiz.  

Biz restorasyon çalışmasına başlamak için geldiğimizde Bakıt Beyin görevlendirdiği bir hocamız beni Süleyman Dağı eteğinde bir yere götürerek, bana bir apartman dairesi gösterdi. İçerde yağlı boya ve badana işleri yapılıyordu. Bu yenileme işi bitince evin bana tahsis edileceğini söyledi. Ben o günlerde şantiyede işçilerimle birlikte kalıyordum. Bakıt Bey arada bir arar bir şeye ihtiyacım olup olmadığını sorardı. Bir gün yine böyle sordu. Ben de her şeyin normal olduğunu, bir şeye ihtiyacım olmadığını söyledim. Beni tahsis edilen ev için aramış. Benim için tahsis edilen ev hala bitmedi falan dememi bekliyormuş. Benden böyle bir şikayet olması mümkün değil tabii. Çünkü bana böyle bir yer tahsis etme mecburiyeti yok. Benimle telefon konuşmasından sonra daha da öfkelenmiş. Sekreterine “bana derhal yurtlar müdürünü çağırın” diye talimat vermiş. Yurtlar müdürü biraz sonra telaşla koşarak gelmiş. Bakıt Bey “bu kadar zaman geçti. Özer Beyin evi hala neden hazır değil. Üç gün içinde ev hazırlanmaz ise senin kafanı koparırım” diye tehdit etmiş.

Belki on beş yirmi gün daha sürmesi mümkün olan işler üç günde bitirilerek evin hazır olduğu haberiyle kapı anahtarları geldi. Anahtarları aldık. Akşama doğru mesai bitince valizimi de alarak yeni evimize geldim. Doç. Avazbek’in kardeşi Ebu Bekir benim şöförüm olarak çalışıyordu. Şimdi Bekir Oş’ta ticaretle uğraşıyor. İyi bir işadamı. Yeni evimize Bekirle birlikte geldik. İki oda bir salon olan ev yeni elden geçirildiği için çok bakımlı idi. Ancak evde sadece iki yatak vardı. Pencerelerde perde bile yoktu. Kap-kacak cinsinden de hiçbir şey yoktu. Bekir gitti evinden  bıçak, çatal, kaşık, tabak, çaydanlık v.s. getirdi. Ertesi gün Bakıt bey Bekire evin durumunu sormuş. Bekir durumu anlatınca yine çok canı sıkılmış. Günlerden, yanlış hatırlamıyorsam Salı veya Çarşamba idi. Cuma günü akşamı Rektörümüzün benim yeni evime çay içmeğe geleceği haberi geldi. Sonradan öğrendiğime göre evdeki eksikleri öğrenince yurtlar müdürünü çağırarak “ben Cuma akşamı Özer beye çay içmeğe gideceğim, evde eksik görürsem gözüme gözükme” gibi sözler söylemiş. Perşembe günü mesai bitince eve geldiğim zaman evdeki eşyaların yoğunluğundan içeriye zor girdim. Mutfak teşkilatı tenceresiyle, tavasıyla küçüklü büyüklü iki dolapla tamamlanmıştı. Pencerelere perdeler takılmış. Soyunup giyinirken ışıkları söndürüp karanlıkta üstümüzü değiştirmek mecburiyetinde kalmayacaktım. Her odada bir elbise dolabı vardı. Her odaya birer de halı serilmişti. Gelip giden misafirimizin olabileceği düşünülerek birkaç çift de terlik temin edilmişti. 

Yine bir gün şantiyedeyim. Arkamızda bulunan Fakültenin sekreteri koşarak geldi. “Telefonunuz her halde çalışmıyor. Rektörümüz Bakıt Bey sizi birkaç defa aramış ulaşamamış, Rektörlükte beklediğini söylemiş.” Biraz sonra  pazara alış veriş için giden Bekir geldi. Rektör Beyin beni  makamında beklediğini söyledi. Çok merak ettim. Hemen acele ile Rektörlüğe ulaştım. “Buyrun  Sayın Rektörüm beni emretmişsiniz” dedim. “Pazar günü sizin azatlık bayramınız. Pazar günü toplantı yapmamız, tatil olduğu için mümkün değil diye toplantıyı bu güne aldık. Talebelerimiz salonda toplu halde sizi bekliyorlar. Onlara bir konuşma yapmanız için sizi çağırdık” dedi. Bakıt benim unuttuğum Cumhuriyet Bayramını hatırlatıyordu. O yıl (1995) Oş Üniversitesinde üçyüzden fazla Türkiye’den gelen talebemiz vardı. Konuşma yapmak için ne kılık kıyafetim müsait  idi, ne de herhangi bir hazırlığım vardı. Ama Bakıt Beyin bu duruşu karşısında benim mazeret beyan etmem mümkün müydü? 

Bakıt Bey işini çok iyi takip eden, son derece dikkatli bir adam. Zaman zaman sohbetlerimiz oluyordu. Hatta bir defasında “sana üniversitede ders vereyim. Bu konuştuklarımızı talebelerimize de anlat” demişti. Bizim öyle bir iş sıkıntımız vardı ki ders için ayıracak hiç vaktimiz yoktu.

Coğrafya Fakültesi boşaltıldı. Biz de süratle işe başladık. Yeni bir proje taslağı hazırlarken, mutfağımızı kurduk. Bir taraftan da kullanacağımız malzemeleri temin etmeğe çalışıyordum. Restorasyon işine hemen başlamak mümkün idi ancak bir de Türkiye’den gelecek hocalar için lojmana başlanması lazımdı. Bunun için yeni proje yapılması gerekiyordu. Bu konuda bir proje  firması ile anlaştık. Taşbulut isimli bir Kırgız mimarla bu konuda epeyce bir beraberliğimiz oldu. Her gün yarım saatliğine de olsa projenin biran önce bitirilmesi için mutlaka Taşbulut’a uğruyordum. Bazen de yapılmakta olan projenin detayları üzerinde müzakere ediyorduk.

                                               th_ozer9.jpg

Lojman inşaatının yapılacağı yerin hemen biraz  üstünden bir su kanalı geçiyor. Kanaldan biraz yukarıda dört katlı tahminen yetmiş seksen metre uzunlukta talebe yurdu olarak kullanılan binanın bir katı İlahiyat Fakültesi  talebeleri için yurt olarak kullanılacak. Bu binada iki üç gün inceleme yaptım. Rus standartlarına göre yapılmış bir bina. Yaşama şartlarını anlatmak için sadece “felaket” demek yeterli. Bana göre bu durumun izahını yapmak mümkün değil. Şurada vatandaşını bu şartlarda yaşat, sonra da aya git veya Küba’yı Viyetnam’ı kominist yapmak için para harca. Kendi insanını yokluğa sefalete mahkum et. Anlamak mümkün değil. Elbette bir gün bir yerden patlak verecekti, verdi de.

Rektör bey ve bizimkilerle mezkur binayı gezerken dedim ki; “ya bu binanın tamamını restore edelim yahut İlahiyat Fakültesi için ayrı bir yurt binası yapalım. Aynı binada yaşayan talebelerimiz aynı kapıdan girip çıkacaklar, fakat bir katta kalanlarla diğer katlarda kalanlar arasında çok büyük bir  standart farkı olacak bence bu  hiç uygun değil”. Rahmetli Kemal Güran hocanın biraz canı sıkıldı ama teklifim kabul gördü. Mevcut durumun çirkinliklerini anlatırken Bakıt Hocamdan özür diledim. “Biz kardeşiz sizin sıkıntınız bizim de proplemimizdir sakın alınmayın” dedim. Böylece  yurt meselesi de gündeme girmiş oldu.

Rektörümüz Prof. Dr. Bakıt Beşimov ile ilgili söylenecek çok sözümüz var ama bir hadiseyi de anlatarak başka konuya geçmek istiyorum. İşe  başlar başlamaz bir iki ay içinde oldukça mesafe almıştık. Bu arada lojman projesi de hazırlanmıştı. Bakıt Bey “bir tören yapalım. Çinliler dokuz adet motosiklet hibe ettiler. Bunun için tören yapıldı. Türkiye bu kadar büyük yatırımlar yapıyor. Bu fedakarlıklar için tören yapılmaz ise olmaz” diyordu. Netice olarak  biz su basmandan çıkmış birinci katın betonunu dökerken tören yapmıştık. Allah selamet versin. Bakıt Bey bir süre sonra  Rektörlükten ayrılarak  milletvekili oldu. Sonra Kırgızistan’ın Hindistan Büyükelçisi oldu. En son görev yerinin Amerika’da Kırgızistan Büyükelçiliği olduğunu öğrendim.

Sonraki yıllarda Kazakistan’da görev yaptım. Oradaki Rektörümüzü görünce Bakıt bey gözümde daha büyüdü.

Soldan sağa: Doç. Avazbek (İlahiyat Fakültesi Dekanı), Rektör Yardımcısı Prof. Cömert Bey, Özer Ravanoğlu, İpek Fabrikası Müdürü Toktosun Bey, Rektör Prof. Bakıt Beşimov, Doç. Kadir Ali. Arkada Prof. Buhar Bey ve  Doç. Temir Bey 

Oş İlahiyat Fakültesi lojman inşaatı temel atma törenine katılanlar

Bu haber 2266 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 
Özer RAVANOĞLU Özer RAVANOĞLU
MANAS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ve TATBİKAT CAMİİ
Nurettin AKSU Nurettin AKSU
Kırgız sanat dünyası acı bir yılı geride bıraktı

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar

  Atambayev'den klip
 

Atambayev'den kl

İzlenme:966

   
  Bir Zamanlar Ankara'da
 

Bir Zamanlar Ankara&

İzlenme:1946

   
  Büyük Manasçı Sayakbay Karaliyev
 

Büyük Manasçı Sayakb

İzlenme:2092

   
  Yetenek Sizsiniz 2014 / Atai Omurzakov ve Tumar KR
 

Yetenek Sizsiniz 201

İzlenme:3310

   

Tüm fotoğraflar

  TALAS
 

TALAS

İzlenme:0

   
  BATKEN
 

BATKEN

İzlenme:0

   
  SON KÖL
 

SON KÖL

İzlenme:0

   
  KIRGIZİSTAN'DAN
 

KIRGIZİSTAN'DAN

İzlenme:0

   

ANKET

Örnek Anket?



Tüm Anketler

Döviz Kurları

HAVA DURUMU