GÜNCEL    EKONOMİ    EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT    YAŞAM - SAĞLIK    SPOR    ANALİZ    İHALELER
Foto Galeri Video Galeri Kırgızistan Kırgız Medyasından Künye
Özer RAVANOĞLU

CALALABAT’TAN ÖZGEN’E YOLCULUK

16 Temmuz 2014, 05:43

Özer RAVANOĞLU

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

Sovyetler Birliği’nin dağıldığı ilk yıllarda Calalabat’tan Oş şehrine giden bir yol kullanılıyordu. Takriben seksen kilometre olan bu yoldan giderseniz yolun yarısını  Özbekistan topraklarından geçmek mecburiyetinde kalıyordunuz. Yani önce Kırgız gümrüğünden çıkıyorsunuz, sonra Özbek gümrüğünden geçip Özbekistan topraklarına giriyorsunuz. Tekrar Özbek ve Kırgız gümrüklerinden geçerek Kırgızistan’a girince hemen Oş şehrindesiniz. Zaten Oş şehrinin Özbek sınırına mesafesi beş kilometredir. Fergana Vadisi’nde hudutlar oldukça enteresandır. Özbek, Tacik ve Kırgız sınırları iç içe geçmiştir. Oş şehri ile Özgen (Özkent) şehri arasında Sovyetler zamanında inşa edilen ve halen aktif vaziyette olan bir baraj bulunuyor. Bu barajın gövde kısmı Özbekistan’da ama göl sahası Kırgızistan topraklarında.    

Serbestlikten birkaç yıl sonra Calalabat yolu tamamen Kırgızistan topraklarından geçecek şekilde yapıldı. Yeni yol Özgen şehri üzerinden Oş şehrine ulaşıyor. Gümrük giriş-çıkışları ortadan kalktı ama yol otuz kilometre uzadı. Calalabat-Oş mesafesi yüz on kilometreye çıktı. Bu yolun aşağı yukarı ortasında  tarihi Özgen şehri var. Calalabat’tan Özgen’e giden yol bazen Kırgız-Özbek sınırı görevini yapıyor. Yolun bir tarafı Kırgızistan, diğer tarafı ise Özbekistan toprağı.  

                          th_ozgon5.jpg                  th_ozgon4.jpg

Calalabat’tan çıktıktan sonra zaman zaman sınır görevi de yapan asfalt bir yoldan ilerler kırk-elli dakika da Özgen’e ulaşırsınız.

ÖZGEN

İki büyük nehrin birleştiği bir yerde kurulmuş Özgen. İki nehre de hakim bir tepe üzerinde bir tarafta Kırgız topraklarına diğer tarafta Özbekistan topraklarına bakan kadim şehir, Türk tarihi içinde fevkalade önemli yere sahip.

Özgen  elli bin nüfuslu tarihi bir şehir. Karahanlı Cihan Devleti’nin Batı Kağanlığı’nın başkenti. 1055 yılında bu özelliğini Balasagun şehrine devretmiş. Balasagun (Bişkek-Issıkgöl arasında) yeni başkent olmuş. Karahanlılar zamanında ilim-irfan merkezi olan şehrin üç yüz bin nüfusa sahip olduğu ifade ediliyor. On birinci asırda kanalizasyon teşkilatına sahip. Özgen’deki müzede bu kanalizasyon şebekesinin bakiyeleri bulunuyor. Topraktan borular yapılmış, tuğla gibi pişirilmiş. Birbirine geçmeli bir şekilde yapılan bu borularla kanalizasyon şebekesi inşa edilmiş. Avrupa’da mesela Paris’te on yedinci asırda bile kanalizasyon olmadığını düşünürsek, Özgen şehrinde on birinci asırda kanalizasyon olmasının manası daha iyi anlaşılır.

                          th_ozgon1.jpg                  th_ozgon2.jpg

Özgen müzesi maalesef çok bakımsız. Müzeden çok bir depoya benziyor. Kanalizasyonda kullanılan malzeme bakiyeleri ve bir sürü mezar taşları üst üste dizilmiş. Bin yıl önce üzerleri yazılan bu taşları mütehassısların incelemesi lazım. Dile kolay, bin yıl az mı? Tabii çok yıpranmış. Yazı şekilleri bizim yazı stlimize benzemiyor. Belkide ahaliden bir takım kimseler yazdığı için çok ilkel geldi bana. Ama bir devri aydınlatmak için çok mühim olabilir. Esasen de bu mezar taşlarının okunması tamamen ihtisas işiymiş. Bu taşlar okununca belki de birçok ilim adamının Özgen’de yaşadığı tesbit edilmiş olacak. Yattığı yerin tesbiti mümkün değil. Çünkü mezar taşlarının getirildiği yer belli değil. Ama hiç olmazsa bu kişiler şu tarihlerde yaşamış denebilecek. İlgililere duyurulur.

Tabii müzenin de depo halinden kurtarılması lazım. Kırgızların çok güzel müzeleri var. Bu konuda bayağı tecrübeliler. Kırgızlar müze kelimesini çok kullanmıyorlar. Müze kelimesinin Kırgızcada karşılığı “Miras yeri”. Bu kelimeyi biz de Türkiye Türkçesine aktarmalıyız. “Miras yeri”, Müze kelimesinden daha güzel değil mi?     

İMAM SERAHSİ

Özgen’den bahsederken İmam Serahsi’den  bahsetmemek mümkün mü?

Özgen şehri gerçekten Türk tarihinde bilinmesi gereken bir merkez. Devrinde ‘Şems-ül e-imma’ (İmamların  Güneşi) diye anılan  El Mebsut müellifi İmam Serahsi’yi bünyesinde barındıran mukaddes bir şehir. 

Özgen’de Belediye Başkan Yardımcılığı görevinde de bulunan vefakar dostumuz, mimar Avazbek, İmam Serahsi’nin mezarını ziyarete giderken kulağıma yavaş bir sesle fısıldadı "Özer Ağabey bu şehir mukaddes bir şehirdir, nice alimler, nice evliyalar gelmiş geçmiş. Kim bilir hangi evliyanın mezarını çiğneyip geçiyoruz. Bu şehirde abdestsiz gezmek caiz değil’’ dedi.

Büyük bir İslam alimi olan Muhammet Hamidullah (1908-2002)  altmışlı yıllarda İstanbula gelir Edebiyat Fakültesi’nde İslam hukuku hakkında konferanslar verirdi. Benim okulum çok uzakta olmasına rağmen zaman zaman bu mümtaz şahsiyetin konferanslarını takip etmeğe çalışırdım. Bu konferansların birinde bu Pakistanlı alim ‘’Bir Türk olarak başınızı dik tutun içinizden İmam Serahsi gibi bir insan çıktı. Onunla ne kadar öğünseniz hakkınızdır” demişti.

Muhammet Hamidullah dünyanın en mühim üniversitelerinde kürsü sahibi olan müstesna insan. Elli yıl Paris’te yaşamış bir defa lokantaya gitmemiş ehli takva bir insan. 

Ondan dinlediklerimiz ve İslam Ansiklopedisi’nden (ansiklopedinin bu maddesi M.Hamidullah tarafından yazılmış) öğrendiklerimizden bazılarını paylaşmak istiyorum.

İmam Serahsi İran Türkmenistan sınırında SERAHS şehrinde 1010 yılında doğdu. 1090 yılında Özgen’de vefat etti. Devrinin Karahanlı Sultanını bazı konularda tenkit ettiği için ömrünün bir kısmını kuyu hapsinde geçirdi. 10 yıl süren hapis hayatı esnasında El-Mebsut yazıldı. Kuyudan seslenerek talebelerine yazdırdığı eser otuz cilt. İlahiyatçılar, netameli bir konuda fetva sorulsa hemen “El-Mebsut’a bakarız” diye ifade ediyorlar. Bin yıl evvel yazılmış ama hala ehemmiyetini koruyor. Müthiş bir şey değil mi?

Değerli hocamız Prof. Cevat Akşit bu güzide eseri Türkiye Türkçesine kazandırdı. Arapça aslından Türkçeye tercüme edilen El-Mebsut’un hazırlanmasında on yedi profesörün çalıştığını anlatmıştı.

Cevat hocamın ifadesine göre İmam Serahsi bir konuyu ele aldığı zaman önce dört mezhep imamının görüşlerini ifade ediyor. Sonra o devrin ilim adamlarının da kanaatlerini söylüyor. En sonunda da kendi kanaatini bildiriyor. Bazen bu görüşler dokuza kadar çıkabiliyor. Beyan edilen bu görüşlerin tamamı irticalen anlatılıyor. Hapsedildiği yerde, yani kuyuda bir masa çalışması yapması zaten mümkün değil.  

Yine M.Hamidullah’ın ifadesine göre; kuyudan hitap ettiği talebelerinden birine arkadaşını soruyor. “Arkadaşım ırmağa abdest almaya gitti. Ben de gidecektim. Hava çok soğuk olduğu için gitmedim” deyince, Hoca Efendi şöyle diyor; “Ben Buhara’da medresede okurken hava o kadar soğuktu ki notlarımı yazmak için donmuş durumdaki mürekkebimi akışkan hale getirmek için hokkamı göğsümde ısıtıyor ve ancak öyle kullanabiliyordum. Üstelik bir de ishal olmuştum. Bir günde kırk defa abdest alıyordum.”

Düşünebiliyor musunuz? Fevkalade soğuk bir havada bir günde kırk defa abdest almak. Biz kaloriferli bir ortamda yaşarken sıcak suyla abdest alma imkanımız da varken “bir abdestle iki vakti nasıl çıkarabiliriz” diye hesap ediyoruz.

2012 yılının Kasım ayında Türkiye Diyanet Vakfı tarafından her an kaybolup gitmesi muhtemel olan Hazretin kabri türbe haline getirilerek çok hayırlı bir hizmet gerçekleştirilmiş oldu.

                          th_serahsi1.JPG                  th_serahsi2.jpg

Temennimiz türbe çevresinin bir külliye haline getirilmesi. Çevre tamamen meskun halde olduğu için en az bin kişilik bir cami yapılmalı. Orta Asya mimarisinde bilinmediği için mutlaka çok güzel bir şadırvanla ve bir kuran kursu binası ile külliye tamamlanmalı.

Böylece Serahsi hazretlerine borcumuzu ödemiş oluruz.      

(Devam edecek…)    

Bu haber 3392 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 
Özer RAVANOĞLU Özer RAVANOĞLU
MANAS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ve TATBİKAT CAMİİ
Nurettin AKSU Nurettin AKSU
Kırgız sanat dünyası acı bir yılı geride bıraktı

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar

  Atambayev'den klip
 

Atambayev'den kl

İzlenme:966

   
  Bir Zamanlar Ankara'da
 

Bir Zamanlar Ankara&

İzlenme:1946

   
  Büyük Manasçı Sayakbay Karaliyev
 

Büyük Manasçı Sayakb

İzlenme:2092

   
  Yetenek Sizsiniz 2014 / Atai Omurzakov ve Tumar KR
 

Yetenek Sizsiniz 201

İzlenme:3310

   

Tüm fotoğraflar

  TALAS
 

TALAS

İzlenme:0

   
  BATKEN
 

BATKEN

İzlenme:0

   
  SON KÖL
 

SON KÖL

İzlenme:0

   
  KIRGIZİSTAN'DAN
 

KIRGIZİSTAN'DAN

İzlenme:0

   

ANKET

Örnek Anket?



Tüm Anketler

Döviz Kurları

HAVA DURUMU